19 Ağustos 2011 - 19:30

Obama yönetiminin Suriye’yi İran’dan uzaklaştırma amaçlı bir strateji izlemesi gerekliliğine dikkat çeken Michael Doran, “Beyaz saray’ın Beşar Esad rejimine yönelik politikasının asıl amacı İran-Suriye-Hizbullah ve Hamas eksenini zayıflatma olmalıdır” dedi.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Şimdi İran’a müdahale kimin işine yarar o halde?

Farz edelim ki yönetim değişti! gelecek yönetim ABD güdümlü olacak. aksi olursa yani ABD güdümünden çıkarsa veyahut onlara rağmen bir politika üretirse sonu ESAD gibi olur.

 SURİYE yönetimi, İRAN’A yanaştığı ve Lübnan HİZBULLAH’INA çıkarı gereği destek sağladığı için, buda yetmezmiş gibi HAMAS’ın ülkesinde gelişimine izin verince BAŞI ayaklanmayla olan SONU ölümlerle biten olaylar vuku buldu…

 Binaenaleyh bügün ESAD’a küfrederek GİT’mesini isteyenler, büyük şeytan dedikleri ABD”nin isteğini yerine getiriyorlar…

Bakalım ne demiş Amerikan Ulusal Güvenlik Konseyi Ortadoğu masası Şefi Michael Doran.

-Amerikan Ulusal Güvenlik Konseyi Ortadoğu masası Şefi Michael Doran, Amerika’nın İran ve Suriye politikasına dikkat çekti. Amerika’nın hedefinin İran’ın bölgesel nüfuz alanını zayıflatmak olduğunu belirten Michael Doran, Washington için bölgedeki en büyük tehdidin İran oduğunu, ABD’nin Suriye ile ilgili politikasının ise, bu noktaya odaklanması gerektiğini söyledi.

Obama yönetiminin Suriye’yi İran’dan uzaklaştırma amaçlı bir strateji izlemesi gerekliliğine dikkat çeken Michael Doran, “Beyazsaray’ın Beşar Esad rejimine yönelik politikasının asıl amacı İran-Suriye-Hizbullah ve Hamas eksenini zayıflatma olmalıdır” dedi.

Birde bakalım diyer empryalistler ve ABD finoları neler demiş, bakalım ki ABD ve İSRAİL’in SURİYE konusunda bu hareketliliğin heryerine olduğunu bilelim,görelim…

*

Suriye rejimi yakında yıkılacaktır

 Temmuz 27, 2011 Siyonist rejim cumhurbaşkanı Shimon Peres konuşmasında Suriye’deki Esad yönetiminin yıkılması gerektiğini de belirterek, Suriye’deki rejim karşıtı muhalifleri selamladı.

*

Clinton’dan Esad’a “git” baskısı

 Cuma, Ağustos 12, 2011 ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın istifa etmesiyle ilgili olarak, Washington yönetiminin diğer ülkelerin seslerini çıkarmasını istediğini söyledi.

*

Amerika Dışişleri Bakanı Hillary Clinton,

 salı12 Tem 2011

 Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın “meşruluğunu yitirdiğini” ve Esad rejiminin(yönetiminin) devamının Washington’un çıkarlarına hizmet etmeyeceğini açıkladı.

*

Yahudi Bernard Henri-Levy

 15 Temmuz da ‘’Fransalı siyonist Yahudi Bernard Henri-Levy’nin girişimiyle düzenlenen “Katliam Durmalı! Esad Gitmeli Konferansı”

*

Fıransa başkanı Sarkozy

14 Temmuz perşembe Fıransa başkanı Sarkozy almış olduğu kararla (14 Temmuz )Ulusal Gün kutlamaları dolayısıyla France 2 ve TF1 televizyon kanallarının canlı yayında sorularını yanıtlarken”Suriye yönetimine karşı yaptırımlarımızı güçlendirmek zorundayız” ifadesini kullandı.

Siyonist rejim dışişleri bakanı Lieberman’ın,

“Suriye’yi Taş Devrine Döndüreceğiz!”

 Perşembe, Ağustos 4, 2011

 Siyonist rejim dışişleri bakanı Lieberman’ın,

*

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland,

 TÜRKİYE İLE AMAÇLARIMIZ AYNI” Salı, Ağustos 16, 2011

-Nuland, Clinton ile Davutoğlu’nun telefon görüşmesinin sorulması üzerine de konuşmanın ana konusunun Türk hükümetinin açıklamasından önce Suriye hakkındaki notların karşılaştırılmasının oluşturduğunu kaydetti.

Sözcü Nuland, başka bir soru üzerine de Türkiye ile ABD’nin Suriye’de şiddetin durması, askeri güçlerin kışlalarına geri dönmesi ve doğru demokratik dönüşümün başlatılması olmak üzere, Suriye konusundaki amaçlarının aynı olduğunu dile getirdi.

*

Davutoğlu’nun da bu mesajları götürdüğünü ifade eden Nuland, o zamandan bu yana yakın irtibat içinde olduklarını bildirdi.

 “Amaçlar aynı ama taktikler mi farklı?” sorusu üzerine Nuland, “Amaçlar aynı, taktikler de yeni ekonomik ve siyasi adımların atılmasıyla ilgili olarak her hükümetin kendi egemenliğiyle ve ulusal olarak alınacaktır” dedi.

Toplantıda, “Essad’a süre verilmesinin, kendi halkını bir süre daha öldürmesi anlamına gelip gelmediği, bu konuda bir son tarih olup olmadığı” yönündeki sıkça sorular gelirken, Nuland, bunlara kesin yanıtlar vermekten kaçındı.

Nuland, BM Güvenlik Konseyi’nin yaptığından daha sert bir kınama açıklaması yapması gerektiğine inandıklarını kaydetti.

evet artık yorum size kalmış…

Ahmet Çakıroğlu