20 Ekim 2013 - 07:54
Irak birkaç Arap ülkesinin terör hedeflerinin kurbanı

Irak hükümetinin bazı yetkililerinin, ülkede artan ve devam eden terörist saldırılarla ilgili olarak bazı Arap ülkelerini suçlamalarının ardından Irak savunma bakanlığı da, Fars Körfezi kıyısı ülkelerini cezaevlerinde cinayetten ve benzeri suçlardan dolayı yatan sabıkalı tutukluları serbest bırakıp onları Irak'a terörist saldırılarda bulunmaları için göndermekle suçladı.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Irak savunma bakanlığının  basın işleri müşaviri,  Cuma günü  yaptığı açıklamada, bazı Fars körfezi ülkelerinin, cezaevlerinde  çok ağır suçlardan dolayı  yatan  tutuklu canileri, 'Cihad' adı altında  Irak'a gitmeleri amacıyla  serbest bıraktıklarını belirterek  sözkonusu ülkeleri, Irak'ın huzursuzluğu ve bu ülkede devam eden  terörist saldırıların   sorumluları olarak niteledi.

Irak özellikle de son aylarda ardı arkası kesilmeyen terörist  saldırılara  sahne olurken bu saldırılarda  bu zamana kadar yüzlerce hatta binlerce  sivil hayatını kaybetmiştir ki, bunların çoğunluğunu da kadın, çocuk gibi siviller oluşturmaktadır.

Elbette Irak'ta yaşanan  ve  kalleşçe devam eden terörist saldırılarda bu zamana kadar  sadece Iraklılar ölmemiş, yabancı ziyaretçiler de  ölmüşlerdir. Zira, Irak'ta başta Necef ve Kerbela olmak üzere bu ülkede Ehli Beyt'in pak türbelerini ziyaret etmek amacıyla buralara gelen  yabancı ülkelerin ziyaretçileri terörist saldırıların hedefi olmaktadırlar. Ki, bu zamana kadar söz konusu ziyaretçilerden de onlarcası  hatta yüzlercesi şehit olmuştur.

Elbette Irak'ta  devam eden terörün bu boyuta gelmesinde bir çok neden vardır. Bazı yorumcular Irak'ta fırkacılığa dayalı ihtilaflar,  iktidar savaşı ve  devrik Baas rejimi kalıntılarının  tekrar iktidara gelme veya en azından kamu kuruluşlarına sızma gibi hedeflerinin bulunduğuna ve bundan dolayı teröre başvurduklarını  dile getirmekteler.

Ama, bazı Iraklı yetkililer ve özellikle de başbakan Nuri el'Maliki, Irak basını ve bu ülkenin seçkin simaları, Iraklı ve Iraklı olmayan  siyasi gözlemciler, başta Amerika olmak üzere Katar ve Arabistan gibi ülkelerin  Irak'ta terörist saldırıların artmasında  başlıca rollerinin olduğuna inanmaktalar ve saldırılardan da onları sorumlu tutmaktadırlar. Zaten bu konuda  bizzat Nuri Maliki, bazı Arap ülkelerini açık bir şekilde  suçlamıştır.

Bu ülkelerin başında da tabii olarak Suudi Arabistan rejimi gelmektedir. Çünkü Arabistan rejimi ve Suudi Hanedanı,  fırkacılık   bakışıyla  Arap ülkelerindeki gelişmelere bakmaktadır ve bu doğrultuda da Irak'ta Nuri Maliki karşıtı bütün Sünni siyasi gruplara, devrik Baas rejimi kalıntıları ve eski milletvekillerine destek vererek ve onlarla irtibatlı olarak Irak'ta güvensizliğe neden olmaktadır.Bilindiği gibi Arabistan geçen yıl  ölüm cezasıyla çarptırılmış  mahkumları  serbest bırakmış ve onları terörist saldırılarda bunmaları için Irak ile Suriye'ye  göndermiştir. Suudi rejimi, bunun yanı sıra hem söz konusu  serbest kalan tutuklular ve hem de diğer teröristler için mali ve askeri  her türlü desteği vermekten de sakınmamıştır.

Bu arada elbette  Irak ve Suriye'de yaşanan bu terörist saldırılarda Arabistan tek başına değildir. Çünkü, benzeri hedefler doğrultusunda  Suudi Arabistan'ın yanında  Katar da yer almaktadır. Irak istihbarat ve güvenlik birimlerinin bildirdiklerine göre, Katar  sadece geçtiğimiz aylarda Irak'ta askeri ve terör saldırıları  alanında eğitim görmüş 2 bin teröristi Irak'a göndermiştir.

Elbette Irak'ta  ülkesine, milletine  ihanet eden gruplar da yok değildir. Bunlar kuşkusuz Arabistan ve Katar gibi ülkelerin Irak aleyhindeki şeytani komplolarının hayata geçmesinde bizzat işbirliği yapmaktadırlar. Öyle ki, Irak Mahkemesi, son iki yılda, ülke içinde  vatana ve millete  ihanet edenlerin listesini de zaman zaman  yayınlamak  yoluyla Irak'ın hem içeriden hem de dışarıdan güvensizliğinin devam ettirilmek istendiğine dikkat çekmek istemektedir.Bunların başında da kuşkusuz Irak cumhurbaşkanının  firari  yardımcısı Tarık el'Haşimi gelmektedir ki, Arabistan, Türkiye ve Katar'ın desteğindeki Tarık el'Haşimi bir çok terör saldırılarının düzenlenmesinde rolü olduğu gerekçesiyle bu zamana kadar gıyabi olarak yargılandığı mahkemede  idam cezası almıştır.

Kısaca belirtmek gerekirse, bugün Irak'ta bir türlü dinmek bilme bilmeyen terör saldırıları kesinlikle  Irak'ın kendi iç sınırlarıyla sınırlı olmayıp aksine  bölgedeki Arap ve Fars körfezi ile onların  Batılı  hamilerinin  oyunlarıyla gerçekleşmektedir.