Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Konu hakkında bilgisi olan bir kaynağın Çarşamba günü yapmış olduğu açıklamaya göre Suudi Arabistan, İsrail’den farklı donanımlara sahip silahlar ve cephanelik satın almayı planlıyor.
İsminin yayınlanmaması şartıyla Filistin’de Arapça yayın yapan Al-Manar gazetesine açıklamalarda bulunan söz konusu kaynak, “Suud istihbaratı, ‘İsrail’ üzerinden gizli bilgileri ve önemli teçhizatları temin ediyor. Özellikle birçok konuda Suudi Arabistan, ‘İsrail’le muhtelif antlaşmalar imzaladı. Bu antlaşmalar da Tel Aviv’den yeni silahların satın alınmasını öngörüyor" dedi.
‘İsrail’ üzerinden gelen bazı haberlere göre Tel Aviv, güvenlik alanı başta olmak üzere, diğer birçok alanda Riyad ile karşılıklı işbirliği içerisinde bulunuyor.
Geçtiğimiz ay Amerika’daki bir düşünce kuruluşu için hazırlanan makalesinde David Kenner, dış politikayla ilgili olarak, Suudi Arabistan’ın ABD ile bir antlaşma imzaladığını belirtti. Amerikan medyasına göre bu antlaşmanın içeriğinde, anti tank füzeleriyle dolu çok kapsamlı bir kargo lojistiği yer alıyor. Ayrıca Riyad’ın Suriye’deki militan gruplara yüksek teknolojiye sahip askeri silahlar göndermek istediği de medyadan dolaşan haberler arasında servis ediliyor.
Kenner’a göre “Aralık ayı başlarında Pentagon’un Kongreye sunduğu söz konusu silah antlaşması teklifi ile Riyad, 15,000’in üzerinde Rayton Anti tank füzesi tedarik etmiş olacak. Bu antlaşmanın değeri ise 1 milyar $.”
Kenner daha sonrasında ise Suudilerin Suriye’deki Muhaliflere yaptıkları yardımların geçmişini irdeliyor ve bir hatırlatmada bulunuyor: “Suudi Arabistan daha evvelden de Hırvatistan’dan anti tank füzeleri satın aldı ve bunları Esed’le savaşan muhalif savaşçılara aktardı. Şimdilerde ise Ürdün’de Suriyeli muhalifleri silahlandırıyor ve eğitiyor.”
Kenner makalesinin devamında ise “Amerika’nın en son satmış olduğu anti tank silahlarının Halep’te yakın zamanda kullanılmamış olması, Suudilerin Suriyeli muhalifleri silahlandırma çabalarından bağımsız olduğu sonucunu doğurmayacaktır. Analizcilerin söylediğine göre ileride olacak olan şey, Suudilerin başka yerlerden satın aldıkları kendi cephaneliklerindeki anti tank silahlarını Suriye’ye göndermeleri ve yeniden cephaneliklerini doldurmak için Amerikan füzelerini satın almalarıdır” diyor.
Kenner açıklamasında ayrıca; silahların satın alınmasının antlaşmanın arkasında yatan asıl stratejiyi yansıtmadığını, Suudi prenslerin aynı zamanda Amerika’nın bölgedeki ana müttefikleriymiş gibi davrandıklarını söyledi. Çünkü onlar, muhtemel bir Amerikan-İran arasındaki buzların çözülmesi durumunda güçlerinin azalacağından korkuyorlar.
Uluslararası Politika Merkezi’nde Silah ve Güvenlik Projesi'nin başkanı olan Willian Hartung yapmış ise olduğu açıklamada “Washington lobisindeki bazı kişiler der ki, “Amerikan silahlarını satın alırsan, sadece silah satın almış olmazsın – Amerika Birleşik Devletleri’yle ilişki de satın alırsın” diyor.
Suudi Arabistan’daki İnsan Hakları ve Demokrasi Merkezi’nin kurucusu ve Yetkili Başkanı Ali El-Yami ise “Suudi hükümeti her geçen gün daha da genişleyen protesto gösterilerinin kendi ülkelerine de sıçramasından endişe duyuyor. Bu sebeple de kendilerini sadece Doğu bölgesinde değil, ayrıca merkez, Güney ve Batı bölümlerinde de çıkacak herhangi bir isyan ve halk gösterilerine karşı kitlesel önlem almaya hazırlıyor” diyor.
Yami açıklamasının devamında ise “Suudi krallar ayrıca, komşu ülkelerde yakın zamanda gerçekleşen devrimlerin Suudi Arabistan’a da sıçrayacağından korkuyorlar. Bu sebeple de ordularını ve silahlarını bölgesel müttefiklerine göndererek ulusal protestocuları yenmeleri için kullandırtıyorlar. Bunun bariz bir örneğini de Bahreyn’de görmek mümkündür. Suud tankları, zırhlı araçları ve askerleri halkı bastırmak için sokaklarda cirit atmaya devam ediyor” diyor.
isra haber