10 Ocak 2014 - 20:30
Amerikan yapımı nükleer bomba: El-Kaide

Son yıllarda Ortadoğu’da Yecuc ve Mecuc gibi önüne ne gelirse yakıp yıkıp öldüren el-Kaide terörü bilindiği üzere Sovyetler Birliği’nin Afganistan işgalinin hemen ardından Amerika’nın desteğiyle kurulmuş bir örgüt olup aynı zamanda İran İslam Cumhuriyeti’nin ideolojisinin ve devriminin yayılmasını da engellemek için desteklenmiştir.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Amerika ve Suudi Arabistan’ın ortaklaşa planladığı şey, asırlar boyunca mezhep çatışmasına neden olacak bir nükleer bombayı Ortadoğu’nun kalbine atarak İran gücünü ve Sovyet nüfuzunu kırmaktı. Böylelikle Ortadoğu’nun nabzını da ellerinde tutabileceklerdi.

Tam da suikaste kurban giden Benazir Butto bunu dile getirmişti: “ Taliban aslında; Amerika-İngiltere-Arabistan-Pakistan yapımı bir bombadır”.

Amerika’nın el-Kaide ve diğer kollarıyla uzun süreli savaşlarla elde etmek istediği en önemli kazançları şöyle sıralamak mümkündür:

1-      Sol İslam ile ve Şiilikle iyi ilişkiler içinde olan Çin ve Rusya nüfuzuna karşı safkan Sünni duvarını örmek, (bu yüzden Amerika’nın el-Kaide’yi bitirme çabaları sadece göz boyamadır ve hedef saptırarak kendini aklamaktır.)

2-      İran’ın kurduğu siyasi İslam’ın ve gerçek İslamiyet’in etkisini bu sahte ve insanlıktan nasibini almamış terörist guruplarla etkisini azaltmak hatta bütün dünyada İslam’ın adını kirleterek insanları İslam’dan soğutmak,

3-      Huntington’un medeniyetler çatışması tezini adeta uygulayacak olan hayali bir düşman yaratmak. Sovyetlerin düşmesiyle birlikte yeri boşalan “düşman” olgusuna yeni bir düşman olan el-Kaide’yi yaratarak bu boşluğu doldurmak ve kendini de bu düşmandan Ortadoğu’yu kurtaran Superman ilan etmek,

4-      El-Kaide’nin sağlayacağı güvenlik boşluğunu doldurmak için aday olmak ve sürekli olarak ülkelere silah satmak ve kendi askerlerini bölgeye yığmak…kısacası vazgeçilmez koruyucu ünvanını hep elinde tutmak,

5-      Bölgede canlı tuttuğu terörizm ile İslam dünyasının kan kaybetmesine neden olmak ve bundan hem maddi hem de politik güç sağlamak,

6-      Amerika’yı en büyük terörist olarak ilan eden İran’ın söylemini el-Kaide terörizmi ile gölgede bırakmak ya da unutturmak,

Görünürde Suudi Arabistan, Katar, Pakistan, ve Türkiye’nin barındırdığı bu terörizmi Amerika isterse bu ülkeler baskı uygulayarak bir gün bir gecede silahsız ve parasız bıraktırarak bitirtebilir. Ancak bu ülkeleri sahnenin ön planına itip kendisi el-Kaide örgütünü terörist örgütler arasına alarak ellerini temizlemek istemektedir.

Asıl sorulması gereken soru şudur: Madem Suudi Arabistanlı olan ve bütün servetini Arabistan’dan sağlayan Bin Ladin 11 Eylül saldırısını gerçekleştirmişti. Öyleyse neden Afganistan’a girildi de Suudi Arabistan’ın adı bile anılmadı?

Suudi Arabistan’ın adı anılmadığı yetmiyormuş gibi, Suriye ve Mısır iç savaşında aktif bir şekilde rol alması için desteklenmiştir.

El-Kaide hakkında şu kesin sonuçlara varmamız mümkün:

El-Kaide henüz Amerika’nın ihtiyaç duyduğu bir araçtır ve Amerika’nın bölge çıkarları için şimdilik ondan vazgeçmesi mümkün değildir. Sadece yapacağı tek show, Afganistan gibi bazı ülkeleri terörizmi destekliyor bahanesiyle vurmak olacaktır. Bundan sonraki aşamada terörizmi destekliyor bahanesiyle hangi ülke vurulacaktır acaba?

Suriye savaşının bitmesi için bütün Avrupa seferber olmuşken, yenilgiyi asla kabul etmek istemeyen ve histerik bir şekilde tırlarla Suriye’ye silahları ve teröristleri sokmaya devam eden Türkiye mi?

Zaman buna da en güzel cevabı verecektir.

rasthaber