Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Selefist unsurların 'Alevi ve Şia tenkil etme turizmi' düzenlediğini biliyor musunuz? Selefi İslamcı ideolojiye göre müşrik gördükleri Alevi ve Şia inancına mensup insanların boğazını kesip kanını toprağa akıtmak, bu unsurlara göre cenneti kısa yoldan hak etmek anlamına geliyor.
Ekseri Avrupa ülkelerinin vatandaşı olan, görece maddi durumu iyi ve eğitimli fanatik ruhlu selefist unsurlar, gayri resmi şebekelere başvuruyor ve belirlenen tarihe göre bir kaç aylık tatile gider gibi hava yolunu kullanarak Türkiye'ye geliyor. Vizeli-vizesiz gelen unsurlar burada kendilerini karşılayan şebeke üyesinin nezaretinde Suriye'ye geçiriliyor.
Bazen haber ve fotoğraf paylaşımlarımıza yansıyan sırt çantalı, fotoğraf-kamera makineleri ile gezinen, Avrupai giyim tarzıyla şalvardan eklektik bir mücahit elbisesi giyen ve dikkatli bakıldığında yabancı uyruklu oldukları anlaşılan bu unsurlar, boğazını kestikleri Alevinin görüntülerini çekip tatilini sonlandırıyor. Kimisi bu emeline ulaşamadan öldürülse de yine 'tağuta karşı cihada' geldiğinden 'şehit' olduğu varsayılıyor. Bir nevi kazan-kazan turizmi...
Ellerine geçirdikleri kurbana eziyet, hakaret ve işkence yapmayı da caiz görüyor. Bunu da kayıt altına alıp ülkelerine döndüklerinde gururla çevrelerine izlettiriyorlar. Alevi ve Şia insanları boğazlama-kesme turizmi olarak tanımladığımız gidiş-gelişlerde son bir buçuk yıl içinde ciddi oranda artış olduğu gözlemleniyor. Hareket merkezinin Türkiye olduğu bu akıl almaz vahşetin turistleri, bu uğurda para harcamaktan çekinmiyor. Gayri resmi şebekelerin bu yolu sektöre dönüştürdükleri ve ciddi paralar kazandıkları biliniyor.
Dipnot: Şebekelerin taşıdığı unsurlar genellikle Türk istihbaratı ile bağlantılı Arraruş Şam, Tevhid Tugayı, Muhacir IŞİD ve El Nusra saflarına dahil oluyor. Sizce rastlantı mı?
Ferhat Aktaş – Taha Haber