Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Tekfirci hunhar IŞİD terör örgütünün Suriye'den sızıp, kuzey Irak'ta ilerlemesi ve katliamlar gerçekleştirmesi ardından, bir çok ülke Irak'ı terörizmle mücadele konusunda destekleme kararı aldı. Lübnan'da son aylarda tekfirci teröristlerin bombalı saldırıları ve silahlı çatışmaları artmış bulunuyor. Çeşitli ülkeler, dış işleri bakanlarını Irak'a gönderip, terörist guruplara karşı ortak mücadele kararını bildirmektedirler.
Lübnan'daki tekfirci teröristler Lübnan halkı ve ordusunu hedef almaktadır. Tekfirci teröristlerin hedefi, anti Siyonist direniş hareketini zayıflatmak ve Lübnan merkezi hükümetini çökertmek ve bu ülkeyi parçalamaktı. Lübnan'da bomba yüklü arabalarla saldırılar yapmak, kalabalık merkezlerde bombalar patlatmak ve sivil katliamı yapmaktan dolayı Lübnan milli güvenliği ciddi bir şekilde tehdit edilmektedir. Lübnan güvenlik güçleri son aylarda bombalı saldırılar yapan veya bombalı saldırılara hazırlık yapan şüphelileri tutuklayıp, etkisiz hale getirdi. Tutuklu tekfirci teröristlerin bir kısmı Suudi Arabistan vatandaşlarıdır.
Arabistanlıların IŞİD çetesine üye olarak Lübnan'da bombalı terör saldırılar yapmaları ve bu gerçeğin ifşa olmasından sonra, Beyrut ile Riyad arasında kriz zirveye ulaştı. Lübnan basın yayın kuruluşları defalarca Suudi krallığının Suriye, Irak ve Lübnan'daki tekfirci teröristleri ve özellikle IŞİD'i örgütleyip desteklediğini vurgulamaktadırlar. Nusra cephesiyle IŞİD Suriye ve Irak'tan sonra Lübnan'ı hedef almaya başladı. Bu tekfirci terör örgütlerinin amacı, Lübnan'ın kuzey bölgesiyle Beka bölgesini işgal etmektir. Fakat Lübnan İslami direniş hareketi Hizbullah'ın genel sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah yaptığı açıklamada; Hizbullah'ın Suriye'deki tekfirci teröristlere karşı müdahale ettiğini, bu mücadelenin mezhepçilik temeline dayanmadığını vurgulayıp, Irak'taki tekfirci teröristlere karşı mücadele eden Irak ordusu ve silahlı halk direniş güçlerine destek verdiklerini söyledi. Nasrallah, IŞİD'in Lübnan'a sızmasına asla izin vermeyeceklerini ve saldırganları etkisiz hale getireceklerini de sözlerine ekledi.
"Terör örgütü Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD), Sünni, Şii, Müslüman, Hıristiyan, Dürzi, Ezidi, Arap ve Kürtler için bir tehlike teşkil ettiğini" söyleyen Nasrallah, Bu savaşta Lübnan, Suriye, Irak, Filistin ve tüm bölgenin korunması için herkesin destek sağlaması gerektiğini belirtti.
Lübnan Hizbullah'ının vurguladığı gibi; IŞİD'in Kuveyt, Suudi Arabistan ve diğer Fars Körfez ülkelerinde bir alt yapısı var. Bu örgüte destek veren ülkeler, bu terör örgütünün destekçi ülkelere musallat olduğunda, bedellerini ödemeye hazır olmalıdır." Aslında Nasrallah, Amerika, Siyonist ırkçı İsrail rejimi ve Lübnan içi ve dışındaki terör örgütlerinin çok boyutlu tehditleri söz konusuyken, böyle bir uyarıda bulundu.
Lübnanlı yetkililerin vurguladıkları gibi Lübnan Hizbullah'ının silahları ve direniş güçleri, Lübnan milli hâkimiyeti ve bağımsızlığıyla toprak bütünlüğünün garantörüdür. Lübnan İslami direniş hareketi Hizbullah 2006 yılında işgal amacıyla saldırıya geçen soykırımcı İsrail rejimini 33 günlük savaşta hezimete uğratması, Hizbullah'ın Siyonist rejimle batılı sömürgeci güçlerin bütün komplolarını etkisiz hale getirecek ve Lübnan güvenliğini sağlayacak tartışmasız bir halk direniş hareketi olduğunu ispatladı. Lübnan dış işleri bakanının Bağdat’ı ziyaret edip, Iraklılarla terörizme karşı işbirliğini geliştirme teklifi, bu terör örgütlerinin bölge ve dünya toplumu için büyük bir tehdit oluşturduğunu gözler önüne seriyor.