Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Türkçe olarak gerçekleştirilen konferansa hem Avusturya'dan hem de birçok Avrupa ülkesinden Ehlibeyt'e gönül veren vatandaş katıldı.
Levent Patlak'ın sunuculuğunu yaptığı konferansta Kur'an-ı Kerim Hasan Amidi tarafından Arapça okundu; Ferhat İşleyen ise Türkçesini izleyenlerle paylaştı.
Kur'an-ı Kerim tilavetinden sonra Avusturya Alevi Kültür Derneği (İAGG) dedesi İlyas Dede açılış duası okuyarak birlik ve beraberlik mesajı verdi.
Daha sonra tarihteki iki eşsiz şahsiyetten söz eden El-Mehdi Merkezi Alimi Şeyh Ali Ekber Mazlumi: "Hz. Ali Asker (a.s) kana bulandı, Hz. İsmail (a.s.) ise suya bulandı. Hz. Hacer oğlu için su diye koşturmuştu, Hz. Zeynep de çocuklara su diye koşturup, feryat etmişti. Mekke'de kurbanlar kesilmişti. Kerbela'da ise Hz. Hüseyin'in kurbanları kesildi. Kerbela Allah'ın bir nişanesiydi. Tıpkı Kabe'nin Allah'ın bir nişanesi olması gibi. İşte tarihteki bu değerlerin günümüze kadar gelmesinin önemine vurgu yapıp bu değerlere gerektiği gibi sahip çıkarsak Resulullah'ın (s.a.a) istediği bir yaşam tarzı sürdürebiliriz" dedi.
Mannheim Defne Kültür Derneği Başkanı Ayhan Kuzu ise: "Kardeşlik, dostluk, birlik ve beraberliğimizi bozmaya çalışan fitne yuvalarına kulak asmamak gerekiyor. Ehlibeyt (a.s) makamını koruyan ve yücelten değerli alimlerimizin kıymetini bilmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu.
Avrupa'da Ehlibeyt (as) yaşamak ve yaşatmak adına yapılan bu tarz çalışmaların önemine değinen İLA Derneği yetkilisi Hasan Güneş de dernek adına selamlama konuşmasının ardından şöyle devam etti: "Ehlibeytin (as) mesajı bizlere nasıl ulaştıysa biz de sonraki nesillere öyle ulaştırmaya ahdettik. Kerbela mesajını bir meşale misali, dedelerimizden, babalarımızdan miras aldık. Bu mesajı doğru bir şekilde çocuklarımıza emanet edebilmeliyiz. Bu sebeple Ehlibeyt'in (a.s) hayatını okuyup, öğrenerek kavramalı, bu ideolojiyle de onların ahlakını prensip haline getirmeliyiz."
"Ehlibeyt sevgisi, muhabbeti, gözyaşı seliyle dünyanın her yerine yayılmakta, ne kadar anlatılırsa anlatılsın Ehlibeyt (a.s)in faziletini sıralamaktan acizdir diller" ifadelerini kullanan Ehlader Genel Sekreteri Kadir Akaras ise şöyle konuştu: " İmam Hüseyin Aşura sahnesinden önce de sonra da toplumdan soyutlanıp inkılap gerçekleştirmemiştir, İmam (a.s) kurtuluş meşalesi olarak, hidayet önderi olarak bizzat halkın içinde toplumla olmuştur ve devrimi gerçekleştirmiştir. İmam Hüseyin (as) bozulmuş, yıpranmış din anlayışını düzeltmek, toplumun yargı değerlerini değiştirmek için, Ceddi Resuli Ekrem (s.a.a) din anlayışını yeniden ikame etmek için kıyam etmiştir.
Neden Kerbela diye soranlara; 'Bütün insani erdem ve faziletler Kerbela okulunda insanlara sunulmuştur, o kurtuluş gemisi ve hidayet meşalesiydi.' Kerbela'yı, İmam Hüseyin'i (a.s) anlatmakta aciz kalır diller. İmam Hüseyin uyuya kalmış, kendi benlik ve kimliğini kaybetmiş yığınları uyandırmış ve hayatı öğretmiştir.
İmam Hüseyin'in (a.s) yaptığı bir farkındalık projesiydi. Gaflettekilere, uyuyan gönüllere farkında olabilmeyi öğretmiştir. Bütün coğrafyadakilere bir hak ve hakikate amel edebilmeyi yaymıştır. İnsan hakları ihlal edilmekteyken, uyuyan kalplere feryat etmekteydi Aziz İmam (a.s)."
Kapanış konuşmasını yapan EHDAV Başkanı ve Alevi kanaat önderi Ali Yeral da Aleviliğin sorunlarına vurgu yaparak: "Avrupa'nın göbeğinde Ehlibeyt (as) çağrısına kulak verip dillendirmenin gururunu yaşıyoruz. Bir zamanlar bu tarz meclisleri düzenlemek bile bir hayaldi; fakat şuanda İmam Hüseyin'e (a.s) 'Lebbeyk Ya Hüseyin' diyen canlar çoğalmaktadır. Hüseyni duruş üzerinde bir kaç söz söyemek istiyorum; Biz Muhammedî olmakla, Alevî olmakla, Hüseynî olmakla gurur duymaktayız. Bununla ne kadar iftihar etsek ne kadar gurur duysak azdır. Bizim içtiğimiz suda, öğrendiğimiz dinde Amr. b. Aslar yoktur, Muaviyeler, Ebu Süfyanlar yoktur, bizim lügatimizde mutahhar, pak ve masum Ehlibeyt (as.) vardır. Mevlam bizleri onların izinden ve erkanından onların sevgi ve aşklarından dünya ve ahirette mahrum etmesin" dedi.
Program tiyatro gösterimi ve ilahilerle son buldu.




