3 Şubat 2015 - 11:28
Almanya’da İmam Hamaney’in gençlere yazdığı mektup üzerine panel / Foto

Almanya’da ‘İmam Hamaney’in Avrupa ve Amerikalı Gençlere yazdığı Mektup’ üzerine Panel düzenlendi

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Kur'an ve Ehl-i Beyt Merkezi Offenbach’da İran İslam İnkılabı Rehberi İmam Seyyid Ali Hamaney’in Batı ve Amerika gençlerine yazdığı mektup ve çağrı üzerine bir oturum düzenledi.

Oturumda Rehber'in mektubunun önemi ve hedefi katılan konuklar tarafından farklı yönlerden değerlendirildi ve önemi üzerine fikir alış verişinde bulunuldu.

İlk olarak Muhammed Avci Hoca bu davetin manası ve ana fikrini ele aldı.

Avci Hoca, büyük sıkıntılar içinde acılar çeken Müslüman toplulukların bu mektupla bir çıkış noktası bulabileceği gerçeğinin altını çizdi:

“Bu davet İslam'ın büyüklüğünü ve yüce değerlerini dünyaya tanıtabilmektedir. Bu yeniden bir dirilme ve yeniden bir uyanış ve yeniden bir devrim niteliğinde kabul edilmeli. Nasıl İran İslam İnkılabı zafere ulaştığında yeni bir ufuk insanlığa açıldıysa bu davet de aynı niteliği taşımaktadır. İhya hareketinin bir ileri merhalesine işaret eder.

Avci Hoca insan kanını dökerek dünyaya sultalarını dayatanlara karşı İmam Hamaney’in hikmete ve marifete dayanarak insanlığı sulh ve huzura öncülük ettiğine vurgu yaptı.

Muhterem konuşmacı son olarak Batı ülkelerinde yaşayan Müminler'in canla başla bu daveti insanlara ulaştırma vazifelerinin önemini belirtti.

Salih Avci’nin sunuculuğu yaptığı oturumun bir sonraki sorusu bu mektubun tarihi gelişimi üzerine oldu. Bu soruyu ele alıp ayrıntılı bir şekilde açıklayan İbrahim Çakar Hoca, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Amerika’nın dünyaya tek güç olma yönündeki siyasetini bir dönüm noktası olarak değerlendirdi. Amerikalı Siyaset Bilimci Samuel Huntington’un “Medeniyetler Çatışması” tezine değinen Çakar, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Batı hegemonyasına karşı direnebilen ve onun ötesinde bir nizam sunabilen mektebin İslam dini olduğunun altı çizildi.

Çakar Hoca: “1979 İran İslam inkılabından önce İslam Batı için bir tehlikeli mektep olarak düşünülmüyordu. Ama İslam İnkılabının zaferiyle İslam hakikati görünür oldu ve Batı tarafından tehlikeli olarak nitelendirildi. Soğuk Savaş'ın bitişiyle Batı yeni bir düşmanla kendi toplumlarını yönetmek için İslam'ı ellerindeki imkanlarla tehlikeli bir inanç olarak sundular. İslam'ı terörizmle eşitlemek için bir çok medya aracını kullanıyorlar.’’

Muhterem konuşmacı Batı’nın 11 Eylül olayında olduğu gibi Charlie Hebdu saldırısını da kendi hedefleri yönünde istifade ettiğini vurguladı. İki hadisede de Batılılar tarafından himaye edilen ve yönlendirilen gruplar, İslam'dan tehlikeli bir inanç sistemi imajı yarattığına değinen Çakar Hoca, böylece Batı’da İslam'a gençlerin yönelimi engellenmek istenildiğine de vurgu yaptı.

Çakar Hoca İmam Hameney’in bu mektubunu İmam'ın Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Gorbaçov'a yazdığı mektupla karşılaştırdı:

“İmam Humeyni o zamanın Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Grobaçov’a yazdığı mektup ile Rehberimizin yazdığı mektup aynı niteliğe sahiptir. Bu defa farklı olarak gençler muhatap alınmıştır. Hakikate daha yakın ve fıtratları daha temiz olan gençler hitap edilmiştir ve onların İslam'ı doğru kaynaklardan öğrenmeleri istenilmiştir. Bizlere düşen vazife bu mesajı en iyi şekilde gençlere ulaştırmaktır. Neticede mutlaka güzel bir sonuca varılacağına da inanıyorum.’’

Oturumun devamında İffet Arslan parçası Hanımefendi, Rehber'in bu mektubunu hem Batı'da yaşayan Müslüman gençlerin hem de Batılı gençlerin dikkate almaları gerektiğini ifade etti:

“İslam dini samimi bir dindir ve samimiyet ister, bütün gençlerimize İmam'ın bu mesajını çok önemli ve bir yol kılavuzu olarak görüyorum. Peygamber Efendimize (s.a.a) hakaret edilen bir zamanda endişelendiğimiz ve ne yapmamız gerekir diye sorduğumuz bir durumdayken, İmam’ın bu mesajı bize nasıl hareket edilmesi üzerine hikmetler vermektedir.’’

Charlie Hebdu saldırısının ardından kaleme alınan İmam'ın mektubunun bu yöndeki açıklanması İsmail Bozuluhan Hoca'ya soruldu.

İsmail Hoca İslam dininin insanlara kurtuluş ve özgür bir yaşamı getiren İlahi bir din olduğunu ve bu hakikatin Adem’den Hatem’e kadar süregeldiğini belirtti. Hak, adalet, marifet ve özgür bir yaşamın düşmanlar tarafından İslam’ın özü engellenmek istenildiği gerçeği de diğer bir taraftan vurgu yapıldı:

“Sömürü sistemi, emperyal sistemi yada batılın topluma hüküm etme iradesi İslam tarafından ret edilir ve yerine Allah tarafından Peygamber'in getirdiği İlahi nizam ve onun değerleri hayata hakim edilmek istenir. Bu başarılmış olsa da Resul-i Ekrem’in (s.a.a) vefatından sonra gelişen siyasetler ve yönetimler hak yoldan ayrılmıştır. Bu çizgi 20. asıra kadar süre gelmiştir. 20. ve 21. asırlarında insanlığın tehlikede olması hiçbir asırda yaşanmamıştır ancak Allah'ın lütfu sayesinde 1979 yılında İran İslam İnkılabının gerçekleşmesiyle bu İslam aleyhine düzen tersine çevrilmiştir. Bugün bu İslami nizamın rehberliğini yapan İmam Seyyid Ali Hameney Batı’daki gençlere İslam üzerine bir söyleyiş yapmayı gerekli görmüştür. Bu söyleyişiden sadece kısa bir zaman geçmiş olsa da ciddi bir etki bıraktığını görüyoruz.”

İsmail Hoca Charlie Hebdu hadisesini bir kurgu olarak tanımladı. 11 Eylül gibi gerçek Müslümanlarla bir ilgisinin olmadığının da altı çizildi. Bu hadisenin arkasından siyonizmin ve emperyalizmin öncülük ettiği Batı siyasetinin Müslümanlara karşı bütün dünyada bir blok oluşturmanın bayraktarlığı yapıldığı da ifade edildi:

“Şunu görmek gerekir ki, bu hareket gerçek Müslümanlar tarafından kabul edilmemekte ve bu Müslümanların yaşamlarında ortaya koydukları şahsiyet, ilim ve fikirle bunu ret etmektedirler. Ancak Avrupa toplumlularının siyonist ve emperyalist güçlerin etkisi altında olması sonucu bu hadisenin bu toplumlar üzerinde olumsuz bir etki bırakmıştır. Buna karşı İslam İnkılabının Rehberi’nin bu açıklaması ve tavrı hakiki İslam’ın bu güçler tarafından sunulanın olmadığını ve İslam’ın kurtuluş ve özgürlük mesajına karşı olmadığını tanıtabilmektedir.’’

Muhterem konuşmacı bilinçli Müslümanların kendi İslami düşünce ve anlayışlarıyla olumsuz etkiyi sileceklerini ve yerine aydınlatıcı ve özgürleştirici bir tavrı ortaya koyabileceklerini ifade etti.

Bir sonra ki konuşmacı Kevser Şimşek Hanımefendi İmam'ın mektubunun önemini ve gençlere hitap edilmesini değerlendirdi. Şimşek Hanımefendi bu mektubu yeni bir çağrı ve yeni bir oluşum olarak değerlendikten sonra gençlere yönelik olmasını şöyle açıkladı:

“İmam Hamaney’in özellikle gençlere hitap etmesi aslında gençlere uzatılmış bir yardım eli olarak görülmeli. Yani nasıl Hazreti Peygamber insanlara hayat veren bir dine çağrıda bulunuyorduysa benim bu mektuptan anladığımda aynı özelliğe sahip olmasıdır. Bu mektupta gençlere dokuz soru sorulmakta bu sorular yanıtlandığında hakikatin kapısının açılacağına inanıyorum.”

Muhterem konuşmacı bu mektubun muhatabı Batılı gençlerle sınırlı olmadığı Batı ülkelerinde yaşayan Müslüman gençlerin bu mektup doğrultusunda kendilerini donatıp hayatlarıyla İslam’a iyi örnek olmaları gerektiğine dikkat çekti.

Şimşek Hanımefendi mektubun muhatabı dünyayı kaosa çeviren Batılı siyasetçilere olmadığını vurgulayarak, hakikati arayan insanların başta çıkış yolu arayan gençlerin bu yol gösterici çağrıdan yararlanabileceğini ifade etti:

“İmam Hamaney insanları kendi özleriyle tanıştırma isteğinde ve şunu söylemekte ‘ Ben sizin benim kabul ettiğim şeyi kabul etmenizi istemiyorum, ben en azından doğru olanı öğrenmenizi öneriyorum.”

Son değerlendirme Sefer Arslanparçası tarafından yapıldı. Arslanparçası bu mektubu bir rahmet olarak tanımladı: ’’Bu merhamet dolu mektup gençlere hitap olsada yeryüzündeki insanlara bir merhamet sunmak istiyor. Doğru ve hakikati bulmak isteyen bunları Allah ve Resulü’nde bulabileceğini dünya duymalıydı. Bu çağda Amerika Sünniliği ve İngiliz Şiiliği'nin kol gezdiği bir dönemde Allah’a ve Resulü'ne davet etme yağmur gibi bir ihtiyaçtır. Dünya İslam liderliğinin bu daveti yaptığından dolayı Allah’ın ondan razı olmasını talep eder ve onun arkasında olduğumuzu bildirmek isteriz.”

Ekler