23 Mart 2015 - 07:01
Vehhabiler Ve Sapkın Tanrı Anlayışları

Ve sadece şunu dediler: "Bu adamla bir daha konuşmayın, şeytandır". Bunun üzerine "Bakın ve işitin. Ben batılsam Hak olan sizlersiniz. Allah buyurdu 'Hak geldi batıl zail oldu.' Bu durumda kaçması gereken benim. Oysa siz kaçıyorsunuz. Varsa biraz aklınızı kullanın, (haşa) ya Allah yanılmış, ya da sizler batıl olmayasınız?"

NOT: Aşağıdaki diyalog, Sinan Köroğlu kardeşimizin bir sohbet odasında bir grup Vehhabi ile gerçekleştirmiş olduğu bir münazaradır.

***

Vahhabiler açık dediler "İlah gökte oturdu".

Emin olmak için sordum.

"Yani İlah bildiğimiz oturma şekli ile mi oturdu."

"Evet" dediler.

"Yani o zaman İlahın bir alt tarafı var, oturduğuna göre (gök, sema) oturduğu bir mekan var, bu sonuca göre İlah sınırlı ve şekle sahip bir ilah mı oluyor?"

Değişik sözlerden sonra "Evet" dediler.

Sonra "eğer sen buna iman etmez isen kafirsin. Zira Kur'an'da Allah böyle buyuruyor" diyerek malum ayeti delil getirdiler. Ben de "sadece o ayet değil ki 'Rahman arşa istiva etti' mealinde başka bir ayet daha var. Şimdi karar verin Semaya mı Arşa mı istiva etti (onların dediğine göre oturdu)" Ve başladılar birçok söz söylemeye.

Kargaşa bittikten sonra, "Ben her iki ayete iman ediyorum. Şimdi ben de size sorayım

1-) 'O size şah damarından daha yakındır' (KAF 16) buna iman ediyor musunuz? Hiç ses çıkarmadılar.

2-) 'Allah kişi ile kalbi arasına girer (yehulu -hulul eder)' ENFAL 24 Buna iman ediyor musunuz? Hiç ses yok.

3-) 'Nereye dönerseniz dönün, Allah'ın yüzü (VECHULLAH) oradadır.' (Bakara 115)

Bunun gibi on ayeti aktarıp sordum, "Bu ayetlere iman ediyor musunuz?"

Hiç ses yok.

Ve sadece şunu dediler: "Bu adamla bir daha konuşmayın, şeytandır". Bunun üzerine "Bakın ve işitin. Ben batılsam Hak olan sizlersiniz. Allah buyurdu 'Hak geldi batıl zail oldu.' Bu durumda kaçması gereken benim. Oysa siz kaçıyorsunuz. Varsa biraz aklınızı kullanın, (haşa) ya Allah yanılmış, ya da sizler batıl olmayasınız?"

***

Vehhabiler ile semada oturan Tanrı-İlah üzerine konuşurken, düşünmeleri için sordum.

-"İlah gökte/sema oturduğuna göre, Sema/gök neresidir?

-Başını kaldırdığında gördüğün yerdir.

(Onlara semanın/ göğün ne olduğunu irdelemeleri için soru sormaya fazla gerek yok. Zira akıl nimeti biraz olsun devreye girince zihinlerinde şimşekler çakıyor, yanlışlıklarını o parıltıda görüp korkuyorlar ve hemen "AKIL" dan kaçıyorlar)

--Tamam o halde, şimdi biz Türkiye'deyiz ve Göğe bakıp Tanrı orada oturuyor dersek, Yeni Zelanda'daki Müslüman da 'Tanrı gökte oturuyor' denilince o da başını kaldırıp gök orada diyeceğine göre ve hakeza tüm yeryüzünde bu böyle olacağına göre sizin İlahınız-Tanrınız dairesel bir şekle mi sahip?

-"Sen ne diyorsun kafir!"

-"Şunu diyorum. Tanrı gökte oturduğuna göre, dünya küre şeklinde olunca gök de dairesel veya çember gibi yeryüzünü kuşatmıştır. Dolayısıyla Gök içi boş çember gibidir. Zira çemberin içinde yeryüzü vardır.Sizin İlahınız dairesel-çember şeklinde olmalı değil mi?"

-"İşte aklı kullanırsan bunun gibi şeytan olursun" deyip sövüp sayıp gittiler.

İki gün sonra hocaları ile geldiler (Bu konuşmaları internet üzerinde sesli olarak yapıyorduk) ve cevab verdiler.

-"İyi de dünya küre ve yuvarlak değil ki, dünya düzdür?"

Erhan Güngör