29 Mayıs 2017 - 13:50
"Darbe başarısız olmak üzere planlandı"

Ankara'da görülen FETÖ çatı davasında Hulusi Akar'ı Gülen ile görüştürmek istediği belirtilen 4. Ana Jet Üs Komutanı Hakan Evrim savunma yaptı. Evrim, Gülen ile görüştürme iddialarını yalanladı.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - "FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Genelkurmay Karargahı'nda yaşanan eylemlere ilişkin, aralarında sözde Yurtta Sulh Konseyi üyelerinin de yer aldığı 221 kişinin yargılandığı davanın altıncı celsesi başladı. 

 
Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler ve tarafların avukatları katılıyor.
 
Mahkeme Başkanı Oğuz Dik, alfabetik sıraya göre sanık savunmalarının alındığı duruşmada sırası gelen eski Genelkurmay Personel Plan Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç'ün avukatının salonda hazır bulunmaması nedeniyle bir süre bekledi.
 
Avukatın salonda bulunmadığının anlaşılması üzerine Başkan Dik, Partigöç'ün avukatının görevini yapmadığı gerekçesiyle ilgili baroya yazı yazılmasına ve Partigöç'e yeni bir avukat istenmesine karar verdiklerini açıkladı.
 
İddianamedeki sanık isimlerinden sırası gelenleri okuyan Başkan Dik, bazı sanıkların avukatının salonda bulunmaması, bazı sanıkların da hazır olmadığını beyan etmesi üzerine sinirlenerek "Çocuk oyuncağı mı?" diye tepki gösterdi. Dik, "İki aydır iddianame sizde, sırası geleni artık alacağız. İfade vermeyen susma hakkını kullanmış sayılacak. Eğer avukatınız gelmezse suç duyurusunda bulunacağız ve barodan yeni avukat isteyeceğiz" dedi.
 
Duruşmada, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar'a "Dilerseniz sizi kanaat önderimiz (Fethullah Gülen) ile görüştürürüz" dediği iddia edilen eski 4. Ana Jet Üs Komutanı Hava Tuğgeneral Hakan Evrim savunma yaptı.
 

"AKAR'I TSK'DA İKNA EDEBİLECEK SON KİŞİYİM"
 

Hakkındaki suçlamaları reddeden Evrim, daha önceki ifadesini maddi ve manevi baskı altında verdiğini öne sürerek, mahkemedeki ifadesinin esas alınmasını istedi.
 
Hakan Evrim, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar'ı ikna edecek ekip içinde yer aldığının iddia edildiğini belirterek, "Birbirini daha önceden tanıyan kişiler birbirini ikna edebilirler. Ben daha önce Genelkurmay Başkanı ile hiç tanışmadım, aynı ortamda hiç bulunmadım. Dolayısıyla kendisini ikna edebilecek TSK'daki en son kişiyim" savunmasını yaptı. 
 
Üs komutanı olması nedeniyle eli silahlı askerler tarafından Genelkurmay Başkanı Akar'ı karşılamasının istendiğini ileri süren Evrim, şunları savundu:
 
"143. Filo'da olanlardan haberim olmadı, bu hareketin içinde olsam, onu ikna edecek olsam, Genelkurmay Başkanı'nı bizzat ben karşılardım. Üs komutanı olmam nedeniyle Genelkurmay Başkanı'nı karşılamam gerektiğini oradaki ekip bana dikte ettirdi. Yanıma iki silahlı kişi vererek karargaha götürdüler. İçeri girdiğimde Genelkurmay Başkanımızın birileriyle odada, rahat tavırla, emir komuta zinciri içinde, saygı, sevgi içerisinde konuştuğunu gördüm. Komutan'a bakarak 'Hoşgeldiniz' diyerek, tek boş koltuk benim makam koltuğumdu, bu tek boştaki koltuğu ekibin yanına doğru çektim. Makam telefonumun ve televizyon kablolarının kesilmiş olduğunu fark ettim."
 
Hakan Evrim, odadakilerden sadece Akar, Akın Öztürk ve Kubilay Selçuk'u tanıdığını, diğer kişilerin, Mehmet Dişli ve Ömer Faruk Harmancık olduğunu sonradan öğrendiğini ileri sürerek, yapılan tüm konuşmaları dinlediğini, olayları anlamaya çalıştığını öne sürdü. 
 
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar'ı, Fetullah Gülen ile görüştürmeyi teklif ettiği iddiasını kabul etmeyen Evrim, "Böyle bir cümle kesinlikle ağzımdan çıkmamıştır. Ömrümde Fetullah Gülen'i ne aradım ne görüştüm ne de kendisini telefonla arayabilecek birisini tanıyorum. Genelkurmay Başkanı'nın savcıya verdiği ifadeler genellikle net ve kesindir. Bana suç isnat edilen bölümünde ise 'Hakan Evrim, 'Dilerseniz sizi kanaat önderimiz Fetullah Gülen ile görüştürürüz' gibi bir şey söyledi' demiştir. İfadesinin son bölümünde kesin, net ifade edememiştir. İfadede kesinlik yoktur" dedi. 
 

"HÜKÜMET TERFİ ETTİRDİ"
 

Hakan Evrim, bu davada yargılanan tüm general ve amiraller ile subayların büyük çoğunluğunun mevcut hükümet zamanında terfi ettirildiğini savundu. 
 

"HABER ALINDI AMA ENGELLENMEDİ"
 

TSK'nın FETÖ ile mücadele halinde olduğunu, siyasilerin de 17-25 Aralık sürecinden sonra ancak TSK çizgisine gelebildiğini, bilinmesine, haber alınmasına rağmen darbenin engellenmediğini iddia eden Evrim, darbe planlamasının son derece amatörce yapıldığını, mantık dışı, TSK teamüllerine aykırı hazırlandığını ileri sürdü. 
 

"SADECE UÇAKLA HANGİ DARBE BAŞARILI OLABİLİR?"
 

Darbe girişiminde, TSK sistematiği dışında bir planlama yapıldığını anlatan Evrim, şu savunmayı yaptı: 
 
"Bu darbede Ankara ağırlık merkezi olması gerekirken diğer şehirlerde gereksiz faaliyetler yapılarak kısıtlı kuvvetler dağıtılmış, merkezde başarısız olmanın önü açılmıştır. Darbeye akşam saatlerinde başlanması da bu darbenin ne kadar amatörce planlanıp uygulandığını gösteriyor. İddianamede darbe girişimine 8 bin kişinin katıldığı belirtiliyor. Bu sayı TSK'daki personelin yüzde 2 veya 3'üne tekabül ediyor. Bu kadar hayati faaliyette tüm herkesin kullanılması gerekmez miydi? Emniyet teşkilatında sayıları 10 binleri bulan personelin de darbede kullanılması beklenmez miydi? Darbeyi planlayanlar bu kadar FETÖ'cü olduğunu bilmiyorlar mıydı? Kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış bir örgütün, ölüm kalım mücadelesi için uyuyan hücreleri uykularında bırakması da yine planlamaya ait amatörlüğü göstermektedir. Bu darbeyi planlayan herhangi bir TSK personeli bu hataları yapmazdı. Darbede asli muharebe aracı tank, Zırhlı Personel Taşıyıcı (ZPT) veya Zırhlı Muharebe Aracı'dır(ZMA). Ankara'da iddianameye göre 15 tank ve iki ZPT kullanılıyor. Bu sayılar Ankara'da bulunan tank ve ZPT sayısının yaklaşık yüzde 10'u. 29 Ekim tören geçişlerinde bile daha fazla tank ZPT ve ZMA kullanılıyor. Bu kadar az sayıda tank ile bu darbenin yapılamayacağını anlamak için asker olmaya gerek yok. Darbenin başlamasından 5 saat sonra asıl muharebe silahları ancak sahaya çıkabiliyor. Savaş uçaklarının sadece yüzde 8'inin o gece uçması bile darbe planlamasındaki sorunu gözler önüne seriyor. Acaba planlayıcılar F 16'ların özelliklerini, imkan ve kabiliyetlerini bilmiyorlar mı? Sadece uçakların bombalamasıyla hangi darbe başarıya ulaşmıştır? Bu darbe gerçekten iş bilmeyen kişilerce mi planlanmıştır, yoksa gerçekten başarısız olmak üzerine mi bina edilmiştir?"
 

"DARBE BAŞARISIZ OLMAK ÜZERE PLANLANDI"

 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Marmaris'te ele geçirmeye yönelik harekatı "darbenin şah matı" olarak nitelendiren Evrim, bu planlamanın da acemice hazırlandığını iddia etti. Planlama ve uygulamaların yeterince üzerinde çalışılmadan hazırlandığını iddia eden Evrim, "Ya darbe başarısız olmak üzere planlanmıştır, ya darbe önceden haber alınmış başarısız olması için tedbirler alınmış tasfiyelere neden olacak kadarına izin verilmiştir ya da bunların hepsinden hibrit bir karışım yapılmıştır" dedi.
 

"KOMEDİ FİLMİ İÇİN SENARYO OLUR"
 

Planlamada harp prensiplerine riayet edilmediğini, darbede insansız hava araçları, roller gibi araçların kullanılmadığını, envanterdeki tank, ZPT gibi araçların ise ancak yüzde 10'unun kullanıldığını savunan Evrim, "Darbe faaliyeti, Hollywood'da çekilecek bir komedi filmi için mükemmel bir senaryo olurdu" şeklinde konuştu. Sanık Evrim, MİT Müsteşarlığını, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a darbe girişimini önceden haber vermemekle suçladı.
 

MAHKEME BAŞKANI'NDAN TEPKİ
 

Atama listesinde, kendisine "Milli Eğitim Müsteşarlığı" görevi verildiğini belirten Evrim, böyle bir listeden cezaevinde avukatı aracılığıyla haberdar olduğunu iddia etti.
 
Evrim'in, "Ben, eğer darbenin yöneticisi, Yurtta Sulh Konseyi üyesi isem bu görevlendirme listesinde en fiyakalı, en etkin göreve kendi adımı yazdırmam gerekmez miydi?" sözleri üzerine, Başkan Dik, "Ne o etkin görev sizce?" diye sordu. Evrim'in, "Onu bilmiyorum ama MEB Müsteşarlığı kesinlikle değil" sözlerine Başkan Dik, "Beğenmiyor musun? Öğretmenler kızar vallahi sana" dedi.
 
Terörist olmadığını, hakkındaki suçlamaların hiç birisini kabul etmediğini belirten Evrim, konsey üyelerini tanımadığını, iddianamede hakkındaki suçlamalarla ilgili herhangi bir somut delil bulunmadığını ileri sürdü.

Ekler