Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile ABD Başkanı Donald Trump, telefon görüşmesinde bölgesel gelişmeleri, ABD-İran müzakerelerini ve deniz yollarının güvenliğini ele aldı. Görüşmeler, Washington'un İran'dan Hürmüz Boğazı konusunda yeni taahhütler talep ettiği bir dönemde gerçekleşirken, Riyad ve Washington bölgesel koordinasyonu artırma mesajı verdi.
ABD merkezli Axios tarafından aktarılan bilgilere göre, Lübnan ile İsrail arasında ABD arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler sonucunda bir çerçeve anlaşmaya varıldığı belirtildi. Anlaşmanın, Lübnan’ın güneyinde işgalci İsrail güçlerinin varlığının belirli bölgelerde sürmesini de içeren maddeler barındırdığı kaydediliyor.
Siyonist rejimin Kanal 12 televizyonu muhabiri Barak Ravid, Amerikalı bir yetkiliye dayandırdığı açıklamasında, ABD Başkanı Donald Trump'ın Siyonist rejim Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya İran ile varılacak anlaşmanın oldukça iyi olduğunu ilettiğini öne sürdü.
ABD Başkanı Trump, İran’ın doğrudan görüşme taleplerini reddetmesi üzerine, temsilcilerinin Pakistan seyahatini “kendisinin iptal ettiğini” iddia ederek bir itibar kurtarma operasyonuna girişti. “İranlılar bizi istedikleri zaman arayabilir” gibi çaresiz çağrılar yapan Trump, bir yandan da “savaşı henüz değerlendirmedik” diyerek elindeki kozların tükendiğini itiraf etti. Demokrat cepheden gelen sert eleştiriler ise Trump’ın iç siyasette de sıkıştığını gösteriyor.
Ukrayna lideri Volodimir Zelenskiy, ABD Başkanı Trump ile yapacağı görüşmeden, Ukrayna savaşını sona erdirecek bir çerçeve çıkarmayı hedeflediğini iddia ederken, Donbas’tan geri adım atmama ve devasa bir orduyu koruma ısrarını sürdürdü. Moskova ise bu yaklaşımın gerçek bir barıştan ziyade Batı çıkarlarına hizmet ettiğini belirterek, kendi 27 maddelik planıyla Kiev’in önerileri arasında temel farklar bulunduğunu açıkladı.
Axios’un raporuna göre, İsrail’in Katar’a düzenlediği füze saldırısı hem Hamas liderlerini hedef almada başarısız oldu hem de Tel Aviv ve Washington aleyhine küresel tepki doğurdu. Netanyahu’nun bu saldırıyla bölgeye “kabadayı” mesajı vermek istediği, fakat bunun uluslararası yalnızlığı ve ekonomik çöküşü hızlandırdığı belirtiliyor.