Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı –ABNA- Bu yıl, kadına yönelik şiddeti sona erdirme günü ve haftası, kadın haklarına ilişkin onlarca yıllık söylemlere rağmen kutlandı. Ancak kadınlar hâlâ dünyanın birçok yerinde temel kanuni haklardan ve hatta yaşam hakkından mahrum bırakılmakta ve savaşların en büyük kurbanları olarak görülmektedir. Şu anda Filistinli kadınların durumu, her özgür insanın yüreğini yaralamaktadır.
Pars Today’in haberine göre, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bakai, sosyal medya platformu X’te şunları yazdı:"Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması Günü'nde, işgal altındaki Filistin'de onlarca yıllık acımasız işgalin ve sömürge soykırımının yol açtığı şiddeti hatırlayalım."
Bakai, Gazze’de kadın ve kız çocuklarına yönelik şiddetin seviyesini ve şiddetini eşi görülmemiş ve sarsıcı olarak nitelendirdi. Ayrıca şu ifadeleri kullandı:"Geçtiğimiz yıl boyunca on binlerce Filistinli kadın ve kız çocuğu öldürüldü ya da yaralandı ve Gazze’deki tüm anneler, kadınlar ve kız çocukları sürekli açlık ve zorunlu göç riskiyle karşı karşıya."
Gazze’deki savaşın üzerinden bir yıldan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen, işgal altındaki Filistin’de kadınlar ve çocukların durumu hâlâ kritik seviyededir. Birleşmiş Milletler’in kadına yönelik şiddetle ilgili raportörü Reem El-Salem, bu konuda hazırladığı raporda şu vurguyu yaptı:"Sahada çalışan bazı kişiler, Gazze’deki Filistinlilerin acısını, korkusunu ve dehşetini tarif edebilecek uygun kelimeleri bulamıyorlar. İsrail, Gazze’de kadınları ve çocukları özellikle hedef alıyor. Öldürülen Filistinlilerin yüzde 70’inden fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Kadınlar ve kız çocukları, yalnızca Filistinli ve kadın oldukları için savaş suçlarına maruz kalıyorlar."
Gazze’de Kadınların Zorlu Durumu
Gazze’de kadınlar son derece zor koşullarda yaşam mücadelesi veriyor. Pek çoğu eşlerini ve çocuklarını kaybetmiş durumda. Birçoğu açlıkla mücadele ederken, insani yardımların girişine izin verilmemektedir. Hamile kadınlar, bombardıman altında ve tıbbi hizmetlerin yetersizliği nedeniyle zor şartlar altında doğum yapmak zorunda kalıyorlar. Bu kadınlar, insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleye maruz kalıyorlar.
Birleşmiş Milletler raportörleri ayrıca, İsrail’in Filistinli kadın ve kız çocuklarına yönelik insanlık dışı ve aşağılayıcı uygulamalarından duydukları endişeyi dile getirmişlerdir.
Al Jazeera’nin kısa bir süre önce yaptığı bir haberde, Gazze şeridindeki El-Şifa Tıp Kompleksi’nde mahsur kalan bir Filistinli vatandaşın ifadesine yer verilmiştir. Haberde, İsrail güçlerinin bu tıp kompleksinde birkaç Filistinli kadına tecavüz ettikten sonra onları öldürdüğü ortaya konmuştur.
Uluslararası raportörler tarafından, Filistinli kadınların çocuklarıyla birlikte infaz edildiği, zorla gözaltına alındığı ve Batı Şeria ile diğer işgal altındaki topraklardaki gözaltı merkezlerine götürüldüğü hakkında güvenilir raporlar yayınlanmıştır.
Dünyanın Diğer Bölgelerinde Kadına Yönelik Şiddet
Kadına yönelik şiddet, Afganistan gibi diğer ülkelerde de artmaktadır. Afgan Kadınların Siyasi Katılım Ağı Başkanı Taranum Saidi, şu ifadeleri kullanmıştır:"Bu yıl Afgan kadınlar, 25 Kasım’ı artan şiddet, toplumsal aşağılanma ve sistematik adaletsizliklerle karşı karşıya oldukları bir dönemde anıyorlar."
Kadınlar, Avrupa ve Amerika’da da şiddet ve eşitsizlikle mücadele etmek zorunda kalmaktadır. Fransa ve İtalya’daki pek çok kadın, birkaç gün öncesinden itibaren protesto gösterileri düzenlemeye başlamıştır.
Roma, Paris, Marsilya ve Lille gibi şehirlerdeki protestocular, kadınlara yönelik cinsel, fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddetin her türlüsüne karşı çıkmışlardır.
Amerika’da ise özellikle göçmen kadınlar ve renkli kadınlar zorlu koşullarla karşı karşıya kalmaktadır. Raporlara göre, Amerika’da her üç kadından biri ev içi şiddetin kurbanı olmakta ve her iki kadından biri hayatının bir döneminde ev içi şiddetle karşılaşmaktadır.
Kadına Yönelik Şiddetin Küresel Boyutu
Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet, dünya genelinde en yaygın insan hakları ihlallerinden biri olmaya devam etmektedir. Bu şiddetlerin cezasız kalması ve bu konuda etkili bir mekanizmanın bulunmaması, sorunun devam etmesine neden olmaktadır.
Kadına yönelik şiddeti sonlandırmaya yönelik küresel çabaların artırılması ve bu konuda hukuki ve sosyal önlemlerin alınması, şiddet mağduru kadınların yaşamlarını korumak ve iyileştirmek adına hayati öneme sahiptir.