22 Temmuz 2015 - 08:22
İran ile Dünya Güçleri arasında imzalanan ‘Nükleer Mutabakat’a Farklı Bir Bakış

Müzakerelerin çekici boyutlarından biri, İslam İnkılabı Rehberinin stratejisiydi. Bu strateji, ülkeyi yapay krizlere düşme olasılığından kurtardı.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-Nükleer müzakereler, birçok açıdan ve boyuttan analiz edilebilir. Müzakerelerin çekici boyutlarından biri, İslam İnkılabı Rehberinin stratejisiydi. Bu strateji, ülkeyi yapay krizlere düşme olasılığından kurtardı.

İmam Hamanei, nükleer müzakere konusunda ülkede muhalif ve muvafık çatışmasının çıkacağına, bu olası çatışmayı İran-Amerika çatışmasına dönüştürmek suretiyle bütün milletin dikkatini Amerika’nın sözünde durmadığına, kötü ahitli ve kötü tinetli oluşuna çekmeye çalıştı ta ki millet bütün hıncını kendilerinin ve vatandaşlarının başında değil de, Amerika’nın başında patlatsınlar.    

Nükleer müzakereler, birçok açıdan ve boyuttan analiz edilebilir. Müzakerelerin çekici boyutlarından biri, İslam İnkılabı Rehberinin stratejisiydi. Bu strateji, ülkeyi yapay krizlere düşme olasılığından kurtardı.

Bu hususta birkaç nokta üzerinde durulması faydasız olmayacaktır:

On ikinci hükümetin iş başına gelişi ve dünyanın büyük güçleriyle barışmaya yönelmesinin ardından seküler ve Batı yanlısı kimseler, istikbarla uzlaşma zaruretini makul hale getirmek için yazılar yazmaya ve teorisyenlik yapmaya çalıştılar. İmam Hamanei’nin  yeni hükümet dönemi boyunca yaptığı konuşmaların önemli bir bölümü, istikbarın itimat edilmez oluşunu anlatmaya ve düşmanın yumruğunu açıp kadife eldivenler altındaki demir elini göstermeye yönelikti. Yapılan konuşma ve tavsiyelerde halkın basiretini artırma ve uzlaşma çizgisini zayıflatma veya kontrol etmeye çalıştı; Allah’a hamt olsun şimdiye kadar da böyle oldu. İslam İnkılabı Rehberinin bu süre zarfında İsrail ve küresel istikbara karşı aldığı sert tutumlar, İslam İnkılabının zalim güçler karşısındaki stratejisinin değişmediğini ve sadece taktiklerin (güreş yarışmasındaki geri çekilme gibi) değiştiğini gösterdi. Nitekim İmam Humeyni de 598 kararnamesinin kabulünden sonra Selman Rüştü’nün ölüm fetvasını verdi (ki görünürde uluslararası kurallara aykırıydı) ve dünyaya hakim olan zalimane sistemin aleyhinde en sert ifadeler kullanmıştı.

Toplumun kutuplaşması, müzakere süreci boyunca ülkeyi tehdit eden tehlike ve fitnelerden biriydi. Muhtemelen bazıları, ihtilaf çıkartıp ortamı kutuplaştırarak (müzakere ve anlaşma taraftarı-müzakere ve anlaşma karşıtı) oluşan ortamdan parlamento seçimlerinde gurupsal ve politik çıkar devşirme düşüncesindeydiler! Fakat İmam Hamanei’nin temel olarak nükleer müzakerelere ve nükleer müzakere timine kesin destek vermesi, usulcü eleştirmenlerin takva ve insafın riayet edilmesini tavsiye etmeleri ve yetkililerin eleştirilere karşı açık olma ya da sabır ve tahammül gösterme tavsiyesinde bulunması, müzakere ve anlaşma lehinde ulusal birliğin sağlanmasına neden oldu ve bu mesele ulusal (değil gurupsal) bir düzlemde tanımlandı ve müdüriyet edildi. Geçtiğimiz 10-15 yılda kaydedilen nükleer ilerlemeler, milletin 12 yıllık direnişi vs..ki müzakere için büyük bir destek sağladı, hepsi, ülkenin nükleer gücü ve önceki sermayesinin bütün milletin ve müteahhit gurupların müşareketinin semeresi olduğunu gösterdi ve belirli bir gurubun ya da akımın çıkarına göre yorumlanamaz.

İmam Hamanei, nükleer müzakere konusunda ülkede muhalif ve muvafık çatışmasının çıkacağına, bu olası çatışmayı İran-Amerika çatışmasına dönüştürmek suretiyle bütün milletin dikkatini Amerika’nın sözünde durmadığına, kötü ahitli ve kötü tinetli oluşuna çekmeye çalıştı ta ki millet bütün hıncını kendilerinin ve vatandaşlarının başında değil de, Amerika’nın başında patlatsınlar.

Direniş ekonomisi nazariyesinin öne sürülmesi, nazariye ile ilgili genel politikaların tedvini ve bu politikanın raya oturması için verilen çabalar, İmam Hamanei’nin ülke ekonomisinin genel perspektifini ortaya koyma açısından ve yaptırım silahını köreltip uzun vadede düşmanın elinden çıkartmak için yaptığı önemli girişimlerinden biriydi. Halkın doğru yolu olarak direniş ekonomisi yaklaşımının gündeme getirilmesi ( müzakerelerin bir sonuca varmaması halinde bile) sürecin müzakere timinin lehinde güçlenmesine de neden oldu.

Müzakere süreci boyunca İmam Hamanei’nin yaptığı diğer bir girişim, nükleer müzakerelerin kırmızı çizgilerini belirlemekti. Tersim edilen bu kırmızı çizgiler sebep oluyordu ki mevcut kısıtlamalar kabul edildiği halde ülkenin nükleer sanayisi tatil olmasın, ülkenin onuru ve bağımsızlığı korunsun ve emperyalist güçlerin ilerlemesini engelleyerek onları geri çekilmeye zorluyordu.

İmam Hamanei’nin nükleer müzakere timine verdiği büyük destek, onları ülke içindeki yoğun psikolojik baskının altından çıkardı ve ister anlaşmayla dönsünler isterse kırmızı çizgilerden dolayı direnip taviz verdikleri için anlaşmadan geri dönsünler olumlu karşılanacaklarını bildikleri için rahatlamışlardı. Bu destek, dışarıda da müzakere timinin psikolojik olarak kendini güçlü hissetmesini ve özgüvenlerinin artmasını sağladı; zira halkan, parlamentodan, cumhurbaşkanından ve İslam İnkılabı Rehberinden aldığı yoğun desteğe dayanarak müzakere yapıyordu.

Temennimiz o ki nükleer anlaşma (elbette ülkelerde yasal süreç henüz kat edilmiş değil) İmam Hamanei’nin stratejisi ve belirlediği kırmızı çizgiler çerçevesinde okunarak uygulanır ve İslam İnkılabının ülkülerinin güçlenmesine, İran’ın ekonomik ve siyasi olarak daha muktedir olmasına ve dolaysıyla da direniş çizgisinin takviyesine neden olur ve halkın makul rizayetini arttırmış olur.

Hasan Nevroz/598.ir

Çev: Mehmet Gönül