Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-HDP İstanbul Milletvekili Turgut Öker, “Alevi kuruluşları arasında yeni bir böl-parçala-yönet politikası için MİT imzalı senaryonun devreye sokulduğu yönünde ciddi kuşkular var”
HDP İstanbul Milletvekili Turgut Öker, Ahmet Davutoğlu’nun Alevi kuruluşlarıyla buluştuğu yemek sonrası bir basın açıklaması yaptı.
Öker’in basın açıklamsında, Alevi kuruluşları arasında yeni bir böl-parçala-yönet politikası için MİT imzalı senaryonun devreye sokulduğu yönünde ciddi kuşkular olduğunu ifade etti.
Alevilerin, AKP’nin bu oyununa gelmemesi gerektiğini söyleyen Öker, “Aleviler, AKP’nin bu oyununa gelmemeli; kan akıtanları, toplumu kutuplaştıranları, kendi iktidarlarını sürdürmek için hiç çekinmeden masum gençleri ölüme yollayanları, sivil darbecileri, eserleri olan kutuplaştırmadan, ayrıştırmadan oy hesabı yapanları ve ülkemizi iç ve dış savaşa sürükleyenleri asla bir meşrulaştırma vebali altına girmemeli ve uyanık olmalıdırlar.” Dedi.
Öker’in açıklamalarının tam metni:
13 yıl boyunca ülkemizin hiçbir temel sorununu çözemeyen AKP ve onun bugünkü genel başkanı Ahmet Davutoğlu, seçimler öncesinde yetkili ve etkili olmayarak ancak ve ancak tek başlarına iktidar olurlarsa Alevilerin temel hak ve özgürlüklerini çözeceklerini buyurmaktadır. 7 Haziran’da ortaya çıkan tablonun ardından kendi saltanatları, elde ettikleri zenginlikler ve sahip oldukları her türlü ayrıcalıklarını sürdürmek için gözlerini dahi kırpmadan gençleri, oğulları, kardeşleri, kocaları, babaları kurban eden AKP zihniyeti ve onun savaş politikasının hiç bir toplumsal kesime mutluluk ve huzur getirmeyeceği iyice ortaya çıkmıştır.
Ahmet Davutoğlu’nun Alevileri temsilen davet ettiği kişilerin katılımıyla gerçekleştirdiği kahvaltılı gösterilerde bir inancın ne olduğu ya da ne olmadığana ilişkin kendince “stratejik” değerlendirmeler yapma hakkı da yetkisi de yoktur. Onun yetki ve görevi Alevilerin temel hak ve özgürlük taleplerini eşit yurttaşlık ve laiklik temelinde çözmektir; nokta! Ancak, bunu yapmak yerine düzenlediği kahvaltı, öğlen ve akşam yemekli gösterilerle Aleviler arasında çatışma yaratmak istemekte ve kamu kaynaklarını boşa kullanmaktadır. Bu nafile çabalar bir yana, kamu kaynakları AKP’nin seçim kampanyası ve kirli politikası için daha şimdiden kullanılmaya başlanmıştır. Kamu kaynağı kullanarak düzenlediği bir kahvaltılı toplantıyı hangi amaçla ve kimlerin katılımıyla yaptığını dahi kamuoyuna şeffaf bir şekilde açıklamayan ve bugünkü siyasi tablo içinde hangi ‘sıfat’ ile davette bulunduğu belli olmayan Davutoğlu’nun geçtiğimiz cumartesi günü Alevi dedeleri ve Ocak mensuplarının katılımıyla düzenlediği kahvaltı gösterisinin de Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi’ne dün gerçekleştirdiği ziyaretin de beyhude bir çaba olduğu bilinmelidir.
AKP’nin ve Davutoğlu’nun Alevilere yönelik tutumunu değiştirmek için düzenleyeceği 100 kahvaltı, 100 öğlen yemeği, 100 akşam yemeği ve 100 çalıştaya daha katılınsa dahi Alevi kimliğinin tanınması ve taleplerinin çözümüne yönelik en küçük bir ilerleme kaydedilemeyeceği Einstein’ın “Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek” sözü gibi tam bir ‘delilik’ haline gelmiştir. Maalesef bazı Alevi kuruluşlarımızın temsilcileri ve Ocak mensupları bu ‘delilik’ durumunun farkında değillerdir. Davutoğlu’nun AİHM’in cemevlerine ilişkin kararıyla ilgili “Çalışmalarımızı etkileyecek bir durum değil. Biz kendi yolumuza devam edeceğiz” tutumu bu ‘delilik’ halinin daha çok tekrar edeceğini kanıtlamaktadır.
13 yıllık tek parti iktidarları süresince Alevilerin en temel hak ve özgürlüklerine ilişkin en küçük somut bir adımı atmayanların, seçimler sonrasında sivil darbe yaparak yetki gaspı cinayetine ortak olanların, IŞİD’e her türlü desteği sağlayanların, Anayasayı tanımayan, kendi iktidarı için yurttaşlarını birbirine düşüren ve hayatlarının baharındaki gencecik yurttaşlarımızı ölüme gönderen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Saray’ının eşit yurttaşlıktan, birarada kardeşçe yaşamadan ve barıştan yana olmadıkları savaştan yana oldukları çok açıktır. Bu yüzden, dün Alevi dernekleri, vakıfları ve fedarasyonları arasında bir böl-parçala-yönet politikası yürütenlerin, bugün Alevilerin temel hak ve özgürlükleri için mücadele eden Alevi kuruluşları ile Alevi Dedeleri ve Ocakları arasında yeni bir böl-parçala-yönet politikası için MİT imzalı senaryonun devreye sokulduğu yönünde ciddi kuşkular vardır. Aleviler, AKP’nin bu oyununa gelmemeli; kan akıtanları, toplumu kutuplaştıranları, kendi iktidarlarını sürdürmek için hiç çekinmeden masum gençleri ölüme yollayanları, sivil darbecileri, eserleri olan kutuplaştırmadan, ayrıştırmadan oy hesabı yapanları ve ülkemizi iç ve dış savaşa sürükleyenleri asla bir meşrulaştırma vebali altına girmemeli ve uyanık olmalıdırlar.