7 Eylül 2015 - 14:47
Fethullahçılar İran Yolunda...

Yukarıdaki sözleri mutlaka hatırladınız. Takribren 11 yıl AKP ile aynı tabaktan yiyen ve şimdi FTÖ (Fetullah Terör Örgütü) olarak adlandırılan yapının başı Fetullah Gülen'e ait... Aralarında ne geçti, ne oldu şimdi kanlı bıçaklılar... İki tarafta bir diğerini ülkenin sinsi düşmanı, hırsız, ajan, provokatör olarak tanımlıyor. İlginçtir yukarıdaki sözlerin sahibi, CB Erdoğan'ı "İrancı" olmakla suçluyordu ama "Reis" diye ona tutunan AKP'ye eklemlenmiş İslamcı muhit de hiç olmadık kadar İran'a düşmanlık ediyordu.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- "7 dünya bir araya gelse İran'a gitmeyi hiç düşünmem. Hiç yani... 
Ahirette cennet'e giden yol İran'ın içinden geçse sorarım: "Kenarından geçen bir yol var mı?" diye... 
O kadar antipatim var bu riyakar heriflere... 
Fazla bulabilirsiniz yani böyle değişik meselelerde denge; ama benim tabiatım yani... 
Ben öteden beri oldu bitti Rafizilere (Şiiler demek istiyor AT) karşı riyakar, sapık, alem-i İslam'ı parçalayan, Yahudi emeline alet olmuş, insanlar nazarıyla bakmışımdır. 
Bana kimse anlatamaz bunları..."

Yukarıdaki sözleri mutlaka hatırladınız. Takribren 11 yıl AKP ile aynı tabaktan yiyen ve şimdi FTÖ (Fetullah Terör Örgütü) olarak adlandırılan yapının başı Fetullah Gülen'e ait... Aralarında ne geçti, ne oldu şimdi kanlı bıçaklılar... İki tarafta bir diğerini ülkenin sinsi düşmanı, hırsız, ajan, provokatör olarak tanımlıyor.
İlginçtir yukarıdaki sözlerin sahibi, CB Erdoğan'ı "İrancı" olmakla suçluyordu ama "Reis" diye ona tutunan AKP'ye eklemlenmiş İslamcı muhit de hiç olmadık kadar İran'a düşmanlık ediyordu. 
Bu muhitin büyük sıkıntıları ise İran'ın onlarında dahil olduğu ABD/AB ortaklığında Suriye meselesinde karşı blokta yer almasıydı. 
İki düşman; AKP ve Fetullahçılar, ortak düşmanları İran...

Bunlar geçtik...

İlginç olan, bugün Zaman gazetesinde yer alan haber... 
Gazete, AKP'yi vurmak için İran kapılarında, resmen dileniyor, bukalemunlar ya... 
Bırakın cennete giden yolu en ufak bir "ne bulurum arayışı" içinde Tahran sokaklarındalar... 
Zerrap- Zencani üzerinden kendine çıkacak payla meşguller, tüm ilkelerini, Hocaefendilerinin safsatalarını bir bir yutmuşlar... 
Gerçi daha öncede bir başka sortiyle İran'da kuluçkaya yatmayı denemişlerdi.
Kenan Çamurcu'yu da yanlarına alarak o zamanki Cumhurbaşkanı Hatemi'nin kapısında o sahte gülücüklerini döktürmüşlerdi de İran devlet aklı, anlamlı bir tebessüm ile gerisin geriye göndermişti... 
Onlar o kapılardan usulünce kovuluyor ama bizimkilerin masasında başköşede oturuyordu. CB Erdoğan, "Bitsin artık bu hasret!" diye okyanus ötesine selam çakıyordu.
Şimdiki olayda da Milletvekili Emir Abbas Sultani öyle bir konuşmuş ki, muhtemelen Fetullahçı gazete dişleri sıkılı dönmüş İstanbul'a...

Demem o ki, İran, 2500 yıllık devlet aklını, kadim medeniyetini bir kilim estetiğinde kendi geleceği adına ilmek ilmek dokurken bizimkilerin eşdeğer bir medeniyet üzerinde bu denli basiretsizlikleri yok mu, havsalam almıyor.

Ali TUNAY