Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Arabistan, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşı onlarca askerin Yemen'de öldürülmesinin ardından Katar, harekete geçti.
Katar'a bağlı 200 zırhlı tank ve 30 savaş helikopterinden oluşan 1000 kişilik askeri birlik, Suudi Arabistan'ın sınır gölgesi olan El-Vadiye'den geçerek Yemen topraklarına girdi ve Safir bölgesi yakınlarında bulunan Ma'rib'e konuşlandı. Böylece Yemen topraklarının koalisyon güçleri tarafından vurulmaya başlandığın ilk günden itibaren ilk kez, Katar askerleri Yemen topraklarına karadan girmiş oldu.
Katar askerlerinin Yemen topraklarına girmesinin Suudi yetkililerin 'yakın bir zamanda Ürdün, Mısır, Sudan, Kuveyt ve Fas gibi Arap ülkeleri, Yemen'in Ma'rib, El-Hudeyde, Taiz, Aden, İb ve Beyza gibi şehirleri hedef alacak' yönündeki açıklamalarının ardından gerçekleşmesi dikkatlerden kaçmadı.
Katar'ın Yemen çıkarmasından sonra 6000 kişiden oluşan askeri birliğin Yemen aleyhine kurulan koalisyon güçlerine katılacağını duyuran ilk ülke Sudan oldu.
Yemen'de yaşanan son gelişmeler bazı ihtimalleri de beraberinde getiriyor;
- Katar askerlerinin Ma'rib'de konuşlanmasının ana hedeflerinden biri; işgal güçlerine bağlı askerlerin moralini yüksek tutmaya yöneliktir. Zira Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'e bağlı onlarca askerin orta menzilli füzelerle Ma'rib şehrinde öldürmesinin şokunu yaşayan askerlerin savaştan kaçma olasılığını mümkün mertebe asgariye indirmek gerekir.
- Suudi Arabistan askeri kaynakların yaptığı açıklamalara göre; Riyad'ın, Aden'de Mansur Hadi yönetiminde kukla bir devlet kurma çabalarının başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Yemen'in başkenti Sana'nın işgal edilmesi için yeni bir plan yapıldı. Bu planın doğurabileceği olası zararlar nedeniyle yalnız kalmak istemeyen Suudi Arabistan, koalisyon üyeleri de kara harekâtına çekmiş oldu.
- Askeri uzmanlara göre klasik bir orduyu, gerilla taktiği ile savaşan halk güçlerinin karşısına çıkarmak büyük bir hatadır. Bu açıdan bakıldığında özellikle Yemen'de konuşlandırılan ve farklı ülkelerden olan askerlerin organizasyonel ve operasyonel eğitim farklarına sahip olması göz önünde bulundurulursa, Suudi Arabistan ve Arap müttefiklerinin Yemen'e yönelik bu girişimi (kara harekâtı), orta veya uzun vadede Suudilere başarısızlıktan başka bir şey getirmez. Bu askeri eğitim farklarının üzerine bir de işgal güçlerine bağlı ordulara istihdam edilen askerlerin savaşmak için hiçbir kutsal amacı olmayan paralı askerler olması gerçeği de eklenince durum Suudiler için daha da vahim bir hale geliyor.
- Olasılıklardan biri de; Suudiler, Yemen bahanesiyle (İslami değil) etnisiteye dayalı büyük bir Arap ordusu oluşturmak amacında olabilir. Bu bağlamda, gereken hazırlıkların yapılması için petrol zengini bölgede daha fazla silah satışının kapılarını aralamak gerekir.