Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Kral salman altın tutkunu olarak Amerika ve Fransa ziyaretlerinde otellerin ayna ve tuvaletlerinin de altın kapma olması gerektiğini istemişti.
Kral salman ile Erdoğan bu gün ikili ilişkilerle bölgesel ve uluslar arası gelişmeler konusunda görüşmeler yapacak.
Kral Selman Ankara'daki temaslarının ardından, 14-15 Nisan'da İstanbul'da düzenlenecek İslam İşbirliği Teşkilatı 13. İslam Zirvesi'ne de katılacak.
Kral Selman'ın Mısır'a yaptığı resmi ziyaretin ardından Türkiye'ye gitmesi, Suudi Arabistan'ın Türkiye ve Mısır arasında arabuluculuk rolü üstleneceği söyleniyor. Bilindiği gibi, Suudi krallık rejimi, Mısır Selefi Vahhabi partileri harekete geçirerek, Mısır’da askeri darbe’yi destekledi. Erdoğan hükümetiyse, görünüşte askeri darbeyi kınayıp, Darbe sonrasında devrilen seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin hapse atılması, idam cezasına çarptırılması, Müslüman Kardeşler örgütüne siyaset yapma imkanı tanınmaması kararını kınayıp, Mısır’ın yeni cumhurbaşkanı Abdul-Fettah Sisi’nin hükümetini asla tanımayacağını söylemişti. AKP hükümeti ve Erdoğan islam ve Ortadoğu ülkelerinde demokrasi ve özgürlük mücadelelerini desteklediklerini ilan edip, eski kral Abdullah ile ilişkileri gerginleşmişti. Fakat Erdoğan Kral Abdullah’ın cenaze törenine katılmıştı. Türkiye AB demokratik ilkeleri ve müktesebatına uygun reformlar yapmaya çalıştığını ileri sürmesine rağmen Arabistan’daki dikta hanedan rejimiyle yakın siyasi, ekonomik, askeri, istihbarat ve lojistik işbirliğini sürdürmektedir. Türkiye hükümetiyle Suudi krallık rejimi ve Katar üçlüsü Irak ve Suriye ile Yemen’de tekfirci selefi vahhabi terör örgütlerini, özellikle DEAŞ, Nusra Cephesi, İslam ordusu, Ahraruşşam katiller sürüsünü silah ve istihbarat açısından desteklemektedirler. Suudi krallık rejimi, Bahreyn’de Müslüman halkın özgürlük ve demokratikleşme taleplerini kanlı bir şekilde bastırmakta, Yemen halkını katliamdan geçirmektedir. Suudi krallık rejimi, Yemen’in bütün altyapılarını hava saldırılarıyla imha edip, Yemen’i abluka altına alarak, halkı açlık, ilaçsızlık ve yoksullukla avareliğe mahkum etmiştir. Yemen’de 900'ü aşkın cami, okul, hastane, su ve gıda depoları, Suudi krallık rejiminin vahşi saldırıları sonucu imha edilmiştir. Erdoğan hükümetiyse, Suudi hanedan rejiminin Yemeni yıkıp yakma ve kan gölüne çevirme saldırılarına destek vermektedir.
İran islam cumhuriyetinin barışçı nükleer anlaşmasını imzalaması da Suudi krallık rejimiyle terörist İsrail rejimini dehşete düşürmüştür. Çünkü İran korkusu kampanyası suya düşmüştür. Bu nedenle Suudi Arabistan krallığıyla ırkçı israil rejimi sözde Sünni blok kurmak ve anti Siyonist cepheyi kırmak amacıyla yeni ittifaklar kurmaya çalışıp, Mısır ve Türkiye’yi de bu tuzağın içine çekmeye çalışıyorlar.
Suriye ordusunun Halep'i tekfirci hunhar terör örgütlerinden kurtarma operasyonları da Erdoğan hükümetiyle Suudi krallık rejiminin gözünü korkutmaktadır. Nitekim cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın Suriye ordusunun Haleb’i tekfirci teröristlerden kurtarma operasyonlarının kabul edilmez olduğunu söyledi. Zira Halep’in kurtarılması, Suriye’nin parçalanmasını önleyebileceği gibi, Irak ve Suriye’de tekfirci terörizmin kökünün kazınmasına yol açacaktır.