Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - 12 Mayıs 2016 sabaha karşı Suriye’nin Hama ile Humus kentleri arasında olan Al Zara köyü Türkiye’nin desteklediği cihatçı katiller tarafından basılarak, 200 kişiye yakın masum sivil insanı katletti. 120 kadın ve çocuğu da yanına rehin alarak bilinmeyen bir yere götürdü. Rehinelerin bir kısmı köy yakınlarında vahşice katledilmiş olarak bulundu.
Ahrar’uş Şam ve Nusra örgütlerinin de içinde bulunduğu Fetih Ordusu tarafından gerçekleştirilen katliam sonrasında Türkmen sevdalılarından tek bir tepki görülmedi. Lazkiye kırsalında eli silahlı Türkmen çetelerin katliamlarını durdurmak için Rusya ve Suriye ordu birliklerinin başlattığı operasyonlarda yeri göğü inleterek “Türkmenlerin Katledildiği” yalanını üretenler, Zara katliamı sonrasında sus pus oldular. Oysa Al Zara da katledilen masum siviller ve çocuklar da Türkmendi.
Al Zara Türkmenlerinin Lazkiye kırsalında kümelenerek, halka saldıran Türkmen çetelerinden tek farkı vardı; o da Alevi inancına sahip olmalarıydı. AKP ve yandaşlarının Türklükten kaynaklanan Türkmen sevdaları tam bir sahtekârlıktır. Bölgede yaşayan Türkmenlere, Türkmen oldukları için değil, inançları inançlarına yakın ya da, kendi bölge siyasetlerinde tetikçi olarak kullanabildikleri için sahip çıkmakta, Türkmen sevdasını seslendirmektedirler. Türkmen çeteleri işledikleri hunharca cinayetlerine ve katliamlarına rağmen 5 yıldır destekleyen, silahlandıran, her türden lojistik desteği veren AKP iktidarı ve yandaşları, Alevi sivil Türkmenlerin “ılımlı örgütler” diye sahiplendikleri, katillerce öldürülmelerine ses çıkarmıyorlar.
AKP’nin ve gericiler Türkmen sevdası esas olarak, Türkmenliklerinden değil, inanç ve siyasal düzlemlerinden kaynaklanmaktadır. Cihatçı Türkmenler desteklenirken, cihatçı olmayan Türkmenlerin katledilmesine seyirci kalınıyor. Bayır Bucak Türkmenleri denilerek, eli silahlı katil çeteler desteklenirken, kadın ve çocukların, sivil savunmasız Türkmenlerin katledilmesine kayıtsız kalınıyor.
Benzer bir durum yine geçtiğimiz yıl Musul katliamı sonrasında da yaşandı. Musul da binlerce Türkmen IŞİD tarafından katledilirken, sahte Türkmen sevdalılarının yine sesi çıkmadı. Türklük damarları nedense bir türlü uyanamadı. Çünkü Musul’da da katledilen Türkmenler Şia idi. Tıpkı Al Zara Türkmenlerinin Alevi olmaları gibi. Bu ayrıştırıcı mantık, zehirlenmiş beyinleriyle masum insanların katledilmesine bile mezhepsel bakarak davranıyor. Şeriat isteyen ruh hastası grupların katliamlarına, inanç düzleminde bakarak, destek veriliyor.
Suriye halkı tüm inanç guruplarıyla ve etnik farklılıklarıyla yan yana durarak, cihatçı katillere karşı 5 yıldır mücadele ediyor. Onlarca kez benzer katliamlar yaşamasına rağmen, Suriye davasından vazgeçmedi. Tüm mezhepsel ve etnik kışkırtmalara rağmen bölünmedi, parçalanmadı. Sımsıkı kenetlenerek gerici ve emperyalist saldırılar karşısında dimdik ayakta kalmayı başardı. Şimdi artık sona doğru ilerliyor. Suriye halkı direnişiyle ve inancıyla er ya da geç barışını yeniden kazanacaktır.