Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Adı geçen gazetenin sitesi, Salı günü sabah saatlerinde Ürdün’ün kuzey sınırlarında yaşanan ve bu ülkenin yaklaşık 20 askerinin hayatını kaybetmesi ve yaralanmasıyla sonuçlanan terör saldırıları ve bu saldırıların terörist İŞİD gurubuyla ilişkisini incelediği yazıda şöyle deniliyor:
İki haftadan daha az bir süre içinde iki saldırı, muhtemelen İŞİD unsurları tarafından Ürdün’de meydana geldi; birinci saldırı, Suriye, Irak ve Arabistan arasındaki sınır üçgeninde bomba yüklü otomobilin infilak etmesiyle gerçekleşirken, ikinci saldırı Filistin kampındaki istihbarat merkezinin yakınında meydana geldi. İŞİD’in Ürdün’e karşı savaş ilanı anlamına gelen bu saldırılar, önleyici tedbirlerin alınmasını gerekli kılmaktadır.
Bu duruma karşı anında tavır alan Ürdün kralı II. Abdullah, Ürdün’ün güvenliğine saldırıda ya da tearuzda bulunan kim olursa olsun kararlıkla yanıt vereceklerini açıkladı.
İŞİD’in şu ana kadar üstlenmediği bu iki saldırıdaki ortak noktalar şöyle sıralanabilir:
Evvela Ürdün’ün kuzey doğusunda Suriye sınırlarının yakınındaki bir kontrol noktası ile bir istihbarat merkezine saldırılarak iki askeri noktanın hedef alınması, çabaların askeri hedefler üzerinde yoğunlaştığını göstermektedir.
Saniyen, ikici saldırı Suriye topraklarındaki bir kampa ve Ürdün sınırlarına yakın olan bir yerde meydana geldi; bu kampta 60 bine yakın Suriyeli sığınmacı bulunuyor ve aralarında yaklaşık olarak 2 bin İŞİD teröristinin bulunma ihtimalinden dolayı Ürdün’e girişleri yasaklanmış durumda. Daha öncede, Filistinli ya da Suriyeli sığınmacıların İŞİD ve Ürdün arasındaki çatışmanın ortasında kalsınlar ve böylece fitnenin tohumları ekilsin diye Filistinli sığınmacıların kaldığı kampın yakında bir saldırı daha meydana gelmişti.
Kanaatimize göre, 20 kişinin ölü veya yaralanmasıyla sonuçlanan Salı günkü saldırıda bomba yüklü araçların kullanılması Ürdün liderlerini kaygılandırdı. Çünkü Ürdün’deki terör eylemlerinde araçların kullanılması daha önce görülmemiş bir gelişmeydi. Bu nedenle Ürdün kralı, saldırıları ve tehlikeli sonuçlarını masaya yatırmak için üst düzey askeri yetkililerle bir araya geldi.
Ürdün kralının kurduğu bu ülkenin özel askeri birlikleri, uzmanlık ve disiplin bakımından Araplar arasında ve dünyada bilinen askeri kuvvetlerdir ve 20 yıldır Ürdün kralının denetim ve gözetimindedirler. Ürdün kralı sahip olduğu askeri zekasıyla Ürdün’ün askeri ve güvenlik açısından zorlu bir merhalenin başında bulunduğunu ve Suriye krizinin ülkesine doğru geldiğini fark etmektedir. Bütün askeri komutanların ve üst düzey siyasi yetkililerin katıldığı bir toplantı düzenlemesi de bu yüzdendir.
İŞİD’in Ürdün’e ve çevresine doğru yayılması, bu ülke için tehlikeli bir gelişme sayılabilir. Ürdün, Amerika liderliğinde Suriye ve Irak’ta İŞİD’e karşı savaşan koalisyonda etkili bir şekilde yer almakta ve özel kuvvetlerini Libya, Somali ve şimdiye kadar adı açıklanmayan diğer bölgelere göndermektedir.
Ürdün’ün Irak’ta (Felluce ve yakında Musul’da) ve Suriye’de (Rakka, Azaz ve Menbic) İŞİD’e karşı değişik cephelerde savaşı, zorlu ve karmaşık bir savaş olacaktır. Ve Ürdün’e büyük maddi ve insani maliyetler de dayatacaktır; özellikle eğer Ürdün gizli çalışmalara girerse iç cephesinin birliğine ihtiyacı olacaktır. Bu mesele, Ürdün’deki bütün siyasi çevrelerin hatta yönetimle uyumlu olmayan Müslüman kardeşlerin bile Ürdün devletini desteklemesine neden olmuştur.
Göz önünde tutulması gereken şey, Fars körfezindeki komşularının bilhassa Suudilerin baskılarından dolayı Ürdün’ün içinden geçtiği dar ekonomik koşullardır. Bu zor koşullar, Ürdün yönetimini mübarek Ramazan ayında temel gıda ürünlerinin fiyatlarını artırma zorunda bırakmıştır ki halkın rahatsızlığını beraberinde getirmiştir. Ürdün ekonomik ve güvelik olarak sıkıntılı şartlardan geçmektedir ve sınırsız tehlikelerle karşı karşıyadır. Yine beklentiler, bölgesel bir savaşın çıkması yönünde ve bu savaş, Suriye topraklarında üçüncü bir dünya savaşı olabilir. Keza Ortadoğu bölgesinin tümü de bu savaşın alanı haline gelebilir ve siyasi çözümlerde bulunmayabilir.