18 Mart 2010 - 20:30
Büyük İsrail

Yeni işbaşına geçip Cumhurbaşkanı olmak isteyen ikinci taş İshak Şamir daha ilk baştan programını söylemiştir. Daha ilk başta büyük İsrail’in gerçekleşmesi gerektiğini, Filistin’in tamamen ortadan kalkması ve İsrail’in elinde olan bütün yerlerin İsrail’in ayrılmaz bir parçası demektir, yani Arapların oturduğu bütün bölgeler…

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Yeni işbaşına geçip Cumhurbaşkanı olmak isteyen ikinci taş İshak Şamir daha ilk baştan programını söylemiştir. Daha ilk başta büyük İsrail’in gerçekleşmesi gerektiğini, Filistin’in tamamen ortadan kalkması ve İsrail’in elinde olan bütün yerlerin İsrail’in ayrılmaz bir parçası demektir, yani Arapların oturduğu bütün bölgeler… Hicaz da bu bölgenin içinde olmalıdır, Mısır da dairenin içine girmektedir; bunlar ise oturmuş seyretmekteler ve çoğu da onlara yardım etmektedir, İsrail’i resmen tanıtmak istiyorlar… Bunlar asrımızda başımıza gelen musibetlerdir ve maalesef Müslümanlar yani İslami hükümetler ise buna müsaade etmemekteler. Gerçekten dünya bir ıstırap ortamrini, birlik ve vahdet içinde olmalarını, Allah Teâlâ’nın karşısında huzu ve huşu ederek ve İslam’ın gücüne dayanarak zalimlerin ve dünyayı sömüren yağmacıların, özellikle Amerika’nın elini bölgeden kesmelerini, Amerika’nın bölgedeki sultası sağlamlaştıran ve İsrail’i İslami Lübnan’a ve ondan sonra diğer İslami ve Arap Ülkelerine üst gelmesine sebep olacak bu Amerika İsrail antlaşmasını mahkûm etmelerini ve bozmalarını ikaz ediyorum. Bilin ki, defalarca dediğim ve sizlerin de duyduğunuz gibi, İsrail bu antlaşmalarla yetinmeyecektir; o Nil nehrinden Fırat’a kadar Arap ülkelerinin gasbedilmiş olduğuna inanmaktadır ve er veya geç Amerika’nın yardımıyla Allah göstermesin fırsat bulursa ve Arap ülkeleri ağır uykularından uyanmazlarsa bu çirkin planını gerçekleştirecektir. Amerika’nın dünyanın diğer tarafından mukadderatlarına hükümet etmesi ve kafir, gasıp İsrail’in vasıtasıyla hepsini tuzağa düşürmesi bedbaht etmesi Müslümanlara ve İslami ülkelerin başlarında olanlara bir kusur ve leke sayılmaz mı?

Nil’den Fırat’a Kadar

Bölge ülkelerinin tüm güçlerini İsrail’i coğrafyadan kaldırmak için seferber etmeleri gerekir. Mazlum Filistinlileri bugüne düşüren ve kahraman Lübnan’a onca zulmeden ve bölge ülkelerine tecavüz eden fasit İsrail’i… Bölge ülkelerinin elele vererek bölgeyi İsrail ve onu destekleyen Amerika’nın şerrinden kurtarmaları kadar güzel bir şey var mıdır? Ben defalarca İsrail’in Nil nehrinden Fırat’a kadar olan bölgeyi kendisine ait bildiğini ve sizin tarafınızdan bu toprakların gasbedildiğine inandığını hatırlattım; tabii ki, şimdi açıkça bunu söylemeye cüreti yok; İsrail’in kardeşi Saddam da musallat olmaya çalışmaktadır ve farzen güç kazanırsa herkesin huzurunu kaçıracaktır.

Yahudiler Siyonistlerden Ayrıdır

Bazen, İsrail’den uzman getireceğiz diyorlar. İsrail’den getirecek olurlarsa onlara karşı vazifemizi biliyoruz. İsrailli bir kişi (Yahudi değil, İran’da olan Yahudilere dokunmaya hiç kimsenin hakkı yoktur, onlar İslam ve Müslümanlara sığınmış durumdalar; ne Yahudileri ve ne de Hıristiyanları, resmi bir dini olanların şeytani düşüncelerine Müslümanlar itina etmesin; onlar diğer tabakları Müslümanların aleyhine ayaklandırmak istiyorlar, siz aldırmayın. Devlet kurallarının dehalet ettiği şeye siz muhalefet edin, zira onların kötü niyetleri var) İran’a gelerek Petrolü götürmek isterse onları dışarı çıkarmak ve hepsini öldürmek bütün Müslümanların üzerine farzdır. Onlar İslam’la savaş halindeler, Müslümanlarla savaşmaktalar, biz onlara ulaşabilirsek sonlarını keseceğiz (köklerini kurutacağız.) İran’a ayaklarını basacak olurlarsa, bir İsrailli İran’a ayını basacak olursa onları ortada kaldırmak farzdır İran halkına. İsrail mi geliyor?Halt ediyor!

İsrail’le her türlü ilişki kesilecektir, Ancak Yahudiler serbesttir, İran’da kalarak sizin saltanatınızın döneminde olduğundan daha özgür bir ortamda yaşayabilirler, zira İslam bütün dinlere saygı duymaktadır.

Yahudilerin Hesabı Siyonistlerin Hesabından Ayrıdır.

Yahudiler hesabı Siyonistlerden farklıdır. Müslümanlar Siyonistlere galip gelecek olurlarsa Siyonistler şahın akıbetine uğrayacaklar; fakat Yahudilere dokunulmayacak, Yahudiler diğer milletler gibi bir millettir. Onlar hayatlarını yaşarlar ve kendilerine dokunulmaz.

Siyonistler Dinsizdir

Sadrı İslam’da Mekke’nin fethinden sonra Müslümanların arasında olan dini azınlıklar suikast düzenleyen müşrikler veya insanları birbirinden canını salmak için komplo hazırlayan diğer bazı kesimlerden farklıdırlar; bu dini azınlıklara İslam saygı duymaktaydı. (Nakledildiği üzere) bir olayda zahiren Muaviye’nin askerlerinden birisi gelerek (A) buyurdu ki, İslam’ın emanında olan Yahudi bir kadının ayağındaki halhalı çıkardıklarını duydum; insan (bunu duyunca) ölse (buna yakın bir anlamda) daha iyidir. Bütün kesimlerin azınlıkların salahını işte böyle gözetliyorlardı. Biz Yahudilerin hesabını Siyonizm’in ve Siyonistlerin hesabından ayrı biliyoruz; onlar kesinlikle din ehli değillerdir. Kur’anı Kerim’de bütün peygamberlerden daha fazla zikredilen ve Kur’an’da tarihi söylenilen Hz. Musa(A) ilahi talimatı değerli bir talimattır; Hz. Musa’nın(A) Firavun’a karşı davranışı… Musa güçlü ve iradeli bir çobandı ve o haliyle Firavun’un büyük gücüne karşı kıyam etti ve Firavun’u ortadan kaldırdı.

İlahi güç ve ilki Firavun olan müstekbirler karşısında mustazafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak müstekbirlere karşı kıyam etmek Hz. Musa’nın (A) yoluydu ve bu Siyonistlerin programladıklarının tam aksinedir. Onlar müstekbirlere ulaştılar(onlarla bağlantı kurup bir oldular) onların (müstekbirlerin) casusudur(Siyonistler) onların uşağıdırlar ve Hz. Musa’nın(A) tam aksine mustazafların aleyhine hareket etmekteler; Hz. Musa(A) diğer peygamberler gibi bu sıradan halkı, bu cadde ve sokaktaki sıradan halktan adam toplayarak Firavun’a ve Firavun’un gücüne karşı kıyam etti. Müstekbirlerle ilişki ve bağlantısı olan ve mustazafların aleyhine hareket eden Siyonistlerin tam aksine mustazaflar müstekbirleri istikbarlarından aşağı düşürmek için onlara saldırı düzenlediler. Aldanarak dünyanın her köşesinden oraya toplanan Yahudiler belki de şimdi pişman olmuşlardır; Yahudi olup da Hz. Musa’nın (A) yüce taliminden başka bir şey istemeyen kesimler oraya gittiklerine pişman olmuşlardır. Zira oraya giderek onların programlarını gören, yersiz yere nasıl adam öldürdüklerini, Amerika ve diğer kesimlerle nasıl bağlı olduklarını gören bir kimse, bir güruhun “ben Yahudi toplumundanım” adıyla Hz. Musa’nın (A) dini aleyhine böyle hareket etmesine tahammül edemez. Biliyoruz ki, Yahudiler onlardan(Siyonistlerden) farklıdır; biz onlara (Siyonistlere) karşıyız, Yahudi değillerdir; onlar Yahudi adına bir takım işler yapan siyasi kişilerdir, Yahudiler de onlardan nefret etmekteler; bütün insanlar onlardan nefret etmelidirler.

Yahudiler Siyonistleri Kabul Etmiyorlar

Bugün görüyorsunuz ki, Yahudi olduğunu iddia eden, ancak Yahudileri kabul etmeyen Siyonistler halkın başına neler getiriyorlar ve bununla birlikte Hz. Musa’ya(A) tabi olduklarını iddia etmekteler.

Hz. Musa’ya (A) Tabi Olduklarını İddia Eden Yalancılar

Ve şu noktayı da arzedeyim ki, insanlar arasında bilinen, Hz. Musa’nın (A) dini İsa’nın(A) dini, İslam dini gibi meşhur dinleri getirenlerin tarihlerine baktığımızda, mesela Hz. Musa’nın (A) yaşamına, tebliğ metoduna ve tağutla nasıl mücadele ettiğine baktığımızda ve sonra da “biz Hz. Musa’nın(A) ümmetiyiz ve onun izleyicileriyiz “diyenlerin halleri göz önünde bulundurduğumuzla bu ikisinin arasında büyük bir fark görmekteyiz. Hz. Musa’nın (A) tağutla savaşıyordu, ancak “biz Hz. Musa’nın (A) ümmetiyiz” diyen (Siyonist)lerin kendileri tağuttur, bununla birlikte biz Hz. Musa’nın(A) izleyicileri olduklarını ileri sürmekteler. İsrail radyosu oldukça fazla bir oranda Hz. Musa’nın nasihatlarını da nakletmekte, ancak İsrail’in gerçek yüzü nedir? Durumu nasıldı? Onlar kendilerini Hz. Musa’ya istinad etmekteler, (oysa) Hz. Musa’nın (A) durumu, yaşantısı bellidir; Musa bir çobandı ve bir asası vardı, çobanlığının durumunu da tarih anlatmaktadır. O durumda yerinden kalkarak zamanın en büyük gücüne karşı koyarak onunla mücadele etti ve kesinlikle dünyaya hiç ilgi duymadı. Oysa kendilerini Hz. Musa’nın(A) ümmeti bilenler(İsrail) sıkı bir şekilde dünyaya yapışmışlar. Amerika’nın büyük sermayeleri onların elinde, Amerika’nın maddi gücü onların elindedir ve yine de (unutmadan), biz Hz. Musa’nın (A) İzleyicileriyiz demekteler.

İsrail’in Büyük Hamisi: Amerika

İsrail’i ve taraftarlarını savunan Amerika’dır; Müslüman Arapları avare etmesi için İsrail’e güç ve kudret veren Amerika’dır.

İsrail, batılı ve doğulu sömürgeci ülkelerin antlaşma ve danışmalarından türemiş olup Müslümanları ezip sindirme ve sömürme amacıyla ortaya çıkmış ve bugün tüm sömürgeci güçler tarafından himaye ediliyor. Destekleniyor. İngiliz ve Amerika Askeri ve siyasi destekleriyle, İsrail’e öldürücü silahlar vererek onu Arap ve Müslümanların aleyhine ardarda tecavüzlere, Filistin’i ve diğer İslam topraklarını işgale devam etmeye teşvik ediyor. Sovyetler Birliği Müslümanların silaha sarılmasına engel olarak, Müslümanları aldatarak, onlara ihanet ederek ve uzlaşma siyaseti izleyerek İsrail’in varlığını tazmin ediyor.

Amerika’nın Şah ve İsrail’i Desteklemesi

Amerika bu unsurları(Şah Rıza Pehlevi’yi ve İsrail’i) desteklemekle Müslümanlar açısından tarihin zalim ve canilerinin başında yer alıyor. Amerika, Müslümanların zengin yer altı kaynaklarından bedava yararlanmak için milyonlarca şefli insanı alçak ve insaniyetten uzak olan unsurların elinde tutsak etmiştir… Yüz binlerce müslümanın halklarını görmezlikten gelmek, bir avuç serseriyi onların mukadderatını musallat etmek, Müslümanların hukukunu gasbetme, onların özgürlüğünü ellerinden almak için, kanuni ve resmi olmayan İran’ı şah rejimine ve temelsiz İsrail hükümetine fırsat vermek ve orta çağa yakışır hareketlerde bulunmak Amerika Cumhurbaşkanlarının dosyasına kaydedilen cinayetlerdir; bir takım vaadler veren şimdiki Cumhurbaşkanının geçmiştekilerin canice hareketlerinden sakınması gerekir.

İsrail’e Giden Petrol Boruları Kapatıldığı İçin Amerika’nın İran’a Karşı Komplo Düzenlemesi

Gazetede Amerika senato meclisinin İran’da olan idamları kınadığı ve bu projesi Siyonistlerden olan bir İsrail dostunun verdiği yazılmıştı.

Onların, İran’da olan idamları kınamaları yersiz bir beklentidir. Bizim Amerika’dan böyle bir beklentimiz yok; özellikle İran, İsrail’e giden petrol borularını kestikten sonra… Artık İsrail’e petrol vermiyoruz, o da Amerika’nın yakın dostlarındandır, (dolayısıyla ondan da) bizim beklentimiz yok.

Amerika Siyonizm’i Destekliyor

Bütün bu başımıza gelenler Amerika’dandır. Müslümanların başına bütün bu musibetler Amerika’dan gelmektedir; Siyonistleri o şekilde destekleyen ve kardeşlerimizin kitleler halinde katliam edilmesine sebep olan Amerika’dır.

Amerika İsrail Anlaşması

Ben defalarca İsrail’in tamahı hakkında sizleri uyardım ve İsrail gasbetmiş olduğu yerlere yetinmeyecek dedim; şimdi Kudüs’ü başkent yaptığını gördünüz mü? Amerika, insan hakları taraftarları ve yurtdışında olan bütün bu konseyler ve toplantılarda olan şeylerin hepsi ve hepsi hece uyumu olmayan Şiirlerdir, safsatadır; dolayısıyla onların inkar ettiklerini ve İsrail’in ise hiç aldırmadığını, tenbih ettiklerini ve İsrail’in ise onları kınadığını görüyorsunuz. Bütün bunlar mesele ciddi olmadığı içindir; Amerika’nın, İsrail’in başkentinin Kudüs’te olmasına gerçekten karşı olması ve bununla birlikte yine de İsrail’in böyle bir işe kalkışabilmesi ciddi bir olay değil; bütün bunlar bir tatbikattır veya örneğin o beldelerde bu türden olan İnsan hakları ve benzeri konseyler, bunların hepsi el ele vermiş biz Müslümanları ve Asya’da, Afrika’da ve beldelere onları sömürmek için düzenlemişlerdir, ama maalesef Müslümanlar bir türlü uyanmamaktalar.

İsrail Amerika’dan İzinsiz Cinayet İşleyemez.

Olayın sadece Galon tepeleri olduğunu sanmayın; olay bunların ötesindedir ve hiç kimse milletlerarası konseyle, insan hakları vb. konseylerin milletlerin lehine bir adım atacaklarını sanmasın; hiçbir zaman bu konseylerin muhalefetinin İsrail ve benzerlerinin cinayetlerinde bir etki bırakacağını sanmasın. Amerika da Galon tepelerinin İsrail topraklarına karışmasına muhalefet etmiştir; ancak İsrail’in Amerika’dan izin almaksızın, onunla anlaşmadan bu işleri yapacağına hangi akıllı insan inanır?

Bu Müslümanların Amerika’da Yediği Bir Şamardır

İslam’ın bu durumu ve müslüman olduklarını iddia edenlerin bu durumları gerçekten üzücü bir olaydır. İslam mütecavizlere ve başkalarının haklarını çiğneyenlere karşı o kadar sert bir tavır almışken, biz İslam’a tabiyiz diyenler onları teşvik de etmekteler. Bütün cinayetkarların başında yer alan Amerika ve bir süre önce Beyrut’ta işlenen cinayet Siyonistler tarafından işlenmiş görünmesine rağmen perde arkasında asıl cinayeti Amerika işlemiştir. Onların kendileri de İsrail’e “halt etme, çekil kenara”, deseydi, çekilirdi. Bu Amerika yok mu… Bu Müslümanların Amerika’dan yediği darbelerdir. Durum böyleyken beyler müslüman olduklarını iddia etmekteler, Müslümanları savunduklarını iddia etmekteler, herşeylerini Amerika’ya takdim etmekteler ve peşinden onlardan özür de diliyorlar. Bu milletler onların ne yaptıklarını görmüyorlar mı?! Onların Beyrut’ta, kadınlara çocuklara, fakir ve zavallı halka ne yaptıklarını görmediler mi?! Her bir grubu da onlar taraftar oldular ve eğer bir kelime bir şey söyledilerse de sadece boş bir kelime idi, bıraktılar ve gittiler ve bütün cinayetler vuku buldu

ABD Silahlı kuvvetlerinin İsrail’i Savunmak İçin Bölgeye Girmesi

Bakınız bugün Lübnan’da neler oluyor. Şimdi benle siz burada oturmuşken Lübnan’da nasıl kan bir bakın Lübnan’ın gasıp ve zalim hükümeti, bu emin bilinen hain, Lübnan halkının başına neler getiriyor. İsrail neler yapmıştı orada; şimdi onun yerine bunlar aynı işleri yapmaktalar. Ama Amerika’nın bir kelime konuştuğunu görmedik. Kendisi göndermiş oraya; bu cinayetlere yardım etmek için silahlı kuvvetlerini göndermiş oraya; bir ad altında yapıyor bu işi belki de sahneyi kendisi düzenliyor; farz edin bir iki silah atışı yapıyor, bir ikisini yaralayarak gürültü çıkarıyorlar veya onun yapmadığını farz edin, o zaman onlar ev ev arayıp gençleri yakalıyorlar, gençleri zindana atıyorlar, gençleri öldürüyorlar. Bu olaylar vuku bulmaktadır dünyada ve Amerika ise bu olayları tutuşturmakta ve hepsinden daha üzücüsü Müslümanların bütün bunlara seyirci kalmalarıdır.

Filistin’e Karşı Süper Güçlerin Elbirliği

Bugün güçler ve süper güçler, Müslüman Filistinlilerin hedeflerine ulaşmalarına engel olmak için elele vermişlerdir. Hatta Filistin’e ilgi duyduğunu iddia edenlerden bir çoğu, Filistinli Müslümanların İsrail’e galip gelmesini istememektedir ve ne yazık ki, susarak, uzlaşarak ve seyrederek Filistin Müslümanlarının zafere ulaşmasına engel olmak için elele vermişlerdir; zira Filistin Müslümanlarının zaferi İslam’ın zaferidir ve onlar, İslam’ın İran’da zafere ulaşıp ellerini kestiği ve çıkarlarına engel olduğu gibi Lübnan ve Filistin’de de İslam zafere ulaşırsa bütün menfaatleri keseceğinden korkuyorlar. Dolayısıyla bütün şeytanlar İslam’ın ilerlemesine engel olmak için birleşmişlerdir.

Şah Rejimiyle İsrail’in Bağlantıları

Şah Rejiminin İktisadı Siyonistlerin Elinde

İstiklalimizi çalmak ve memleketin iktisadını dağıtmak için muhtemelen Yahudi ve Siyonist casusları tarafından hazırlanmış olan bu antlaşma vasıtasıyla İslamı, istiklal ve memleketimizi tehdit eden büyük tehlike Alem beye göre tüm gücüyle yerinde sabittir ve devlet, ona bağlı kalma hakkına sahip biliyor kendisini her ne kadar dinimize ve anayasamıza veya 20 milyonluk İran halkının veya bütün Müslümanların dini ve milli duygularına ters düşse bile…

Ben şer’i vazifem gereğince tehlikeyi İran halkına ve dünya Müslümanlarına bildiriyorum. Kur’anı Kerim ve İslam tehlikededir, memleketin istiklali ve iktisadı İran’da Bahailer partisi de ortaya çıkan Siyonistlerin elindedir; çok geçmeden Müslümanların öldürücü sükutlarıyla bu memleketin bütün iktisadını uşaklarının teyidiyle ele geçirecek ve İran halkını bütün alanlarda yere düşüreceklerdir. İran televizyonu Yahudilerin casusluk merkezidir ve devlet ise buna seyirci kalmakta, hatta onun desteklemekte. Müslüman halk, bu tehlikeler bertaraf olmayıncaya kadar sükut etmeyecek ve eğer sükut eden olursa kahredici olan Allah Teala’nın huzurunda sorumludur ve bu dünya da ortadan kalkmaya mahkumdur.

İran Siyonistlerin Çizmeleri Altında

Vicdan sahibi ordu mensuplarının bu cinayet ve vahşiliklere razı olmadığını biliyorum ben. Onlara uygulanan baskılardan benim haberim var ve bundan dolayı üzgünüm. Ben İran ve İslamı kurtarmak için onlara kardeşlik elini uzatıyorum. Onların İsrail karşısında teslim olmaktan kalben muztarip olup İran’ın Yahudilerin çizmeleri altında ezilmesine razı olmadıklarını biliyorum. Ben İslam memleketlerinin, Arap ve Arap olmayan ülkelerin başlarında olanlara ilan ediyorum ki: İslam alimler, din önderleri, dindar İran halkı ve soylu ordumuz müslüman ülkelerle kardeştir, iyi ve kötü günlerinde onların yanındadır, İran’ın ve İslam’ın düşmanı olan İsrail’le anlaşmaktan nefret etmektedir. Ben bu konuyu açıkça söyledim; İsrail’in uşakları hayatıma son vereceklerse varsın versinler.

İsrail Uşakları her Alanda Nüfuz Etmiştir

Biliniz ki, bugün İslamı tehdit eden tehlike Ümeyyeoğulları’nın tehlikesinden az değil. Zalim hükümet bütün gücüyle İsrail’in ve İsrail uşaklarının (sapık ve sapıtıcı fırkanın) yanındadır, tebliğ araçlarını onların eline vermiş, sarayda onların eli açık; orduda, kültür ve diğer bakanlıklarda onlar için yer açmış ve hassas makamları onlara bırakmış. İsrail ve uşaklarının tehlikesini halka açıklayın. Sine dövme ve mersiyelerde İslam’ın, fıkhın, diyanetin ve şeriat dostlarının başına gelenleri hatırlatın. Hain devletin birkaç bin kişilik bir İslam, millet ve vatan düşmanını İslam zıddı toplantılara katılmaları için Londra’ya göndermesine nefretlerinizi bildirin

İsrail’i Eleştiri Yasağı

Bugün bazı din hatiplerini gizli emniyet teşkilatına götürerek onlara “siz şu üç şeye karışmayın bunun dışında istediğinizi söyleyin: “Birincisi Şah’a ilişmeyin, ikincisi İsrail’e sataşmayın ve üçüncüsü “din tehlikededir” demeyin. Bu üçüyle sizin işiniz olmasın bunun dışında istediğinizi söyleyin. “Pekala, eğer bu üçünü çıkacak olursak başka ne söyleyelim? Bizim başımıza gelen herşey bu üçündendir; başımıza gelen bütün şeyler…

Şah İsrailli mi ki?!

Gizli emniyet teşkilatı, “İsrail hakkında konuşmayın” diyor, Şah’la İsrail arasındaki ilişki nedir ki, “Şah hakkında da konuşmayın” deniliyor; bu ikisinin birbiriyle ne ilişkisi var; Şah İsrailli midir? Gizli emniyet teşkilatına göre acaba şah Yahudi midir? Böyle değildir; zira o şah “ben müslümanım” diyor… Müslüman olduğunu iddia ettiğine göre, görüşünden İsrail’le ilişkisinden anlaşıldığı kadarıyla bunun bir felsefesi vardır elbet. Gizli teşkilatının onu Şah ortadan kaldırmak istedikleri söylentisi doğru olabilir; acaba sen bu ihtimali hiç vermiyor musun? İhtimal veriyorsan bir çare düşün, bu meseleyi bir vesileyle ulaştırın şuna, belki uyanır…

Şah Rejiminin İsrail’le Sıcak İlişkisi

Bundan daha kötüsü, İsrail ve uşaklarının memleketin birçok hassas makamlarına musallat olması ve zalim düzenin uşaklarının yardımıyla memleketin iktisadını ele geçirmesidir. İsrail İslam ülkeleriyle savaş halindedir ve İran hükümeti ise ona mümkün olduğu kadar sıcak davranmakta, her türlü tebliğ araçlarını ve mallarının içeriye girmesini sağlamaktadır.

Ben defalarca bu tehlikeye karşı uyardım, kutlu diyanet için tehlike, memleketin istiklali için tehlike, ülkenin iktisadı için tehlike…

Ben teşkilatlardan yükselen ve ağızdan ağızsa dolaşan “Küfür tek millettir.” Cümlesine çok üzgünüm. Bu söz kelamullah nassıyla çelişmektedir ve bu söz İsrail ve uşaklarını desteklemek içindir; İsrail’i resmi olarak tanımak için mukaddimedir; İsrail uşaklarını ve sapık fırkayı desteklemek için.

İsrail’le Şah Rejiminin İlişkilerine Diğer Şahitler

Hedef İslam’dır, memleketin istiklalidir, İsrail’in uşaklarını tardetmektir, İslam ülkeleriyle birleşmektir. Şimdi memleketin bütün iktisadı İsrailli’n elindedir; İsrail’in uşakları İran’ın iktisadını ellerine geçirmişler. Fabrikaların çoğunu onlar idare etmekte, televizyon, döviz, pepsicola fabrikası…

Hacılar Mekke’ye götürecek olan iki uçak İsrail’in uçağıydı, sonra Arabistan’ın itirazı üzere bu işten vazgeçmek zorunda kaldılar. Bugün tavuk yumurtası bile İsrail’den getirmekteler, safları sıkıştırmak zorundasınız, bunlar sömürgenin uşaklarıdır, sömürgenin kökünü kazımak gerek.

Şah Rejiminin Programları İsrailliler Tarafından Hazırlanıyor

Rahatça patronlarına itaat edebilmek için bu çirkin planlarıyla (halkı ruhaniyet ve din hocalarından ayırmakla) bize karşı halkın nefretini kazandırmak istiyorlar. Keşke bir tek patronlara itaat etmek olsaydı, bunlar İsrail’e itaat etmek istiyorlar…

Biz fesatlara karşıyız, biz diyoruz ki sizin ıslah programlarınızı İsrail hazırlıyor. Siz kendiniz bir program hazırlamak istediğiniz zaman da elinizi İsrail’e açıyorsunuz. Siz askeri uzmanı da İsrail’den bu memlekete getiriyorsunuz. Siz öğrencileri buradan İsrail’e gönderiyorsunuz. Keşke diğer yerlere gönderseydiler, Keşke İngiltere’ye gönderseydiler, Amerika’ya gönderseydiler; İsrail’e gönderiyorlar! Biz bunlara karşıyız.

Biz diyoruz ki, bütün İslam ülkeleri bir tarafa yer alarak küfür ve İsrail’in karşısında durmuşlar, siz ve Türkiye de diğer tarafta ve İsrail’in yanındasınız. Biz diyoruz ki, bu salah değil, milletlerin duygularını bu kadar zedelemeyin, vAllahi zararlıdır. Bütün Müslümanlar bir tarafta, İran da diğer tarafta? O zaman İran halkı buluşu verir, o zaman Sünni kardeşlerimiz Şiirlerin Yahudi perest olduğunu sanırlar!…

Gelin oturup bakalım bunun neresi irtica. İki bin beşyüz yıllık bir memleketiniz olduğunu söyleyen ve devamlı çürümüş, yok olmuş kemiklerle övünüp duran ve İslam’ın karşısında bu kemikleri toprağın altından çıkarmak isteyen sizler ömrünüzün son anlarında İslam ahkamı ve Müslümanlar karşısında İsrail’le birleşmek mi istiyorsunuz? Biz İsrail’le işbirliği yapmayın diyoruz, şimdi, siz bizim de İsrail ile anlaştığımızı mı söylemek istiyorsunuz yani?! “coco” geldi de ne getirdi?! Yuh olsun bu siyah mantığınıza, yüzünüz siyah olsun!…”

Şimdi her alanda dışarıya muhtaç olan bu memleket ileri bir memleket mi? İsrail’den işadamı getiriyor, öğrenmesi için İsrail’e gönderiyor…Bu yıl Kum’dan da bazıları gittiler, yani onları gönderdiler, gönderdiler ki orada öğrensinler, onlardan sahtekarlık öğrensinler, onlardan hile ve aldatma öğrensinler; onlardan ne öğrenmek istiyorlar? Biz diyoruz ki, onları gönderdikleri bu merkezlerde fesattan başka bir şey yoktur ve siz sonra deneyin bakın on, yirmi, otuz, yıl sonra sonucunun ne olacağını göreceksiniz! Bunları gönderin bakalım, fesattan başka bir şey görecek misiniz?!

İran Ve İsrail’in Örnek Tarlası

Şimdi oturup sizinle konuştuğumuz şu sırada İran’ın birçok iyi tarlaları İsrail’in elindedir. İlam’dan, oranın çok iyi topraklarını şeker pancarı ekmesi için İsrail’e verdiklerini bildirdiler. İsrail’le ilişkilerimizi kestik diyen şu beyefendiler yolun kenarına İran ve İsrail’in numune tarlası diye tabela asmışlar. Elime geçen bir İsrail gazetesinde İsrail büyükelçisinin İran’da, Tahran’da olduğu yazılmıştı. (oysa ki, şu beyefendiler bizim İsrail’le bir işimiz yok diyorlar!!) Bundan iki üç gün önce Şehriver ayının onaltısında Tahran’da “Dervaze Devlet” mahallesinde bir Yahudi tezgahı düzenlemişti. 400500 hırsız Yahudi bir araya toplanmışlardı, birilerine slogan attılar, birbirlerine küfür savurdular ve sonra da izzet ve üstünlüğün Yahudilere ait olduğunu, Yahudilerin Allah’ın seçkin kulları olduklarını yazdılar ve “dünyayı bizim milletimiz yönetmelidir” dediler; biz diktatörlüğe karşıyız, biz Hitlerliğe karşıyız, biz falanız, biz filanız vs… Bu grup hükümetin gözleri önünde orada toplanarak bunları söylüyorlar… Bir memleketin Yahudilere dayanması utançtır; Bizim bu sözümüz kötü bir söz mü?! Elbette acıdır, bu sözler acıdır size; ancak şimdi İslam düşmanı olarak, İslam’ın karşısında duran ve Filistin’i gasbeden bir devlete dayanmak veya onunla ilişki kurmak, anlaşmak bir İslam beldesinin bedbahtlığıdır.

Şah Rejiminin Islahatı İsrail İçin Pazar

Bugün İran’ın iktisadi Amerika ve İsrail’in elindedir ve İran’ın pazarı İranlı ve müslümanın elinden çıkmış, iflas ve fakirlik tozu tacir ve çiftçilerin yüzüne konmuştur. Beylerin Amerika ve İsrail için karaborsa oluşmuştur ve şu fakir milletin idamına koşacak kimse yok.

İmam Humeyni’nin Şah’ı İkazı

İslam ve Müslümanların düşmanı olan, bir milyonun üstünde sığınaksız müslümanı avare eden İsrail’le kardeşlik anlaşması yapmayın, bu kadar Müslümanların duygularını zedelemeyin, İsrail’in bu hain uşaklarının ellerini Müslümanların pazarlarında bundan fazla açmayın, memleketin iktisadını İsrail ve uşakları için tehlikeye düşürmeyin.

Soysuz İsrail’in İsteklerine teslim olmak memleketin iktisadını tehlikeye düşürmek, zaaf ve köleliğin nişanesi, İslam ve Müslümanlara hıyanet etmenin senedidir.

Şah’ın Fantomlar’ı İsrail Askerlerinin Emrinde

Zavallı millet fakir ve açken İran’a hakim olan heyet her gün o kadar vergiyi halktan alarak saçıp savuruyor. İsrail ve uşaklarının ülkemizde Askeri eğitim görmeleri için Fantom uçağı satın alıyorlar. İsrail’in ki şimdi Müslümanlarla savaşmaktadır ve onu destekleyenler de Müslümanlarla savaş halindedirler memleketimizde eli öyle açılmış ki ve hakim düzen tarafından öylesine destekleniyor ki askerleri eğitim görmek için bizim ülkemize geliyorlar! Memleketimiz onların üssü olmuş, pazarımız da onların elinde; eğer böyle devam ederse ve Müslümanlar da böyle gevşek davranırlarsa Müslümanların pazarını yok edeceklerdir.

İsrail’in Cinayetlerinin Eserlerini Ortadan Kaldırmayın

Mescidül Aksa’yı yıktılar. Biz, bırakın Mescidül Aksa öylece yarım yanmış haliyle kalsın, bu cinayeti ortadan kaldırmayın diye bağırıyoruz. Ancak Şah rejimi cebini doldurmak ve anı zamanda İsrail’in bu cinayetinin eserini ortadan kaldırmak için banklarda hesap açıyor ve yollara sandık bırakarak Mescidül Aksa adına halktan para topluyor!

Şah Rejimi İsrail’in Askeri Üssü

Bugün İslam ve Müslümanların tanınmış düşmanı olan ve uzun zamandır Müslümanlarla savaş halinde olan İsrail İran’ın bütün iktisadi, askeri ve siyasi alanlarında dahalet etmektedir ve İran, İsrail’in ve gerçekte Amerika’nın askeri üssü haline gelmiştir!

İsrail İşadamları Şehinşahlık Kutlamalarında

Memleketin her tarafı bu müsibete boğulmuş olup ve milyonlarca tümen şahinşahlık törenleri için harcanıyor. Bir yerde, Tahran’da düzenlenen kutlama töreni için 80 milyon tümen tahsis edildiği yazılmıştı. Bu sadece Tahran’da düzenlenen kutlama töreni için harcanıyor. İsrail İşadamları bu teşrifat için davet edilmişler. Öyleki bu kutlama törenini İsrail işadamlarının düzenlediğini yazdılar bana. İslam’a düşman olan ve şimdi Müslümanlarla savaş halinde olan şu İsrail, Mescidül Aksa’yı harap eden ve işledikleri cinayetler birileri tarafından örtbas edilmek istenen şu İsrail’e petrol gitmiştir, onlar işte bu işleri için kutlama töreni düzenliyorlar!

İsrail’in Yolunun Açılması İçin Şah’ın Girişimleri

Kanuni ve şer’i hiçbir ruhsatı olmaksızın yapılan hapisler sömürgecilerin ve onların başa geçirdikleri kimselerin İslam’dan ve Müslümanlardan aldığı intikamdır… Yolun sağ ve sol ecnebiler için ve onların İsrail gibi izleyicilerine daha fazla açılması için sizlerin kışlalara gitmeniz, dini medreselerin saygısı çiğnenip sizin intiham edilmeniz hapis, sürgün ve idam cezaları uygulanması gerekiyor!…(Şah rejimi) memleketin mukaddesatını İsrail ve onun efendilerinin eline vermeye memurdur.

Şah Rejimi Filistin’i İşgal eden İsrail’e Karşı Olanları Sindirmekle Görevli

Bugün biz devamlı artmakta olan İslam’a inen ağır darbeler ve müslüman halkın günden güne daha bir artan müsibet ve kötü durumlarıyla karşı karşıyayız. Bir taraftan Filistin, Mescidül Aksa ve suçsuz halkının avareliği meselesi ve (bir taraftan da) büyük sömürgeci ülkelerin işgalci Yahudileri desteklemesi ki bu fesad kaynağı devam edecek olursa Allah göstermesin bütün İslam ülkelerini ve özellikle Arap ülkelerini büyük tehlike tehdit ediyor…

Bugün sömürü memurlarının gerçek yüzünü ve onların memuriyetlerinin keyfiyetini gösteren daha geniş projeler var. Onlar o planlarla sömürüye karşı olanları ezerek siyonizm ve uşaklarının hizmetinde olan siperlere dönüştürmek istiyorlar; büyük alimleri, muhterem hatipleri ve İslam hizmetçilerini geri püskürterek onların yerine uydurma hocaları ve fasit teşkilatların memurlarını İslam ve Resulullah’ın (S) mihrab ve minbere geçirmek istiyorlar… Amerikalı askerle ve onların yakınlarına dokunulmazlık kanunu çıkarmak, memleketin haysiyetini beş para etmek, adliye istiklalinin ortadan kaldırmak, Amerika ve İsrail yağmacılarını bütün askeri, ticari, sanayi, ziraat alanlarında ve pazarlara musallat etmek bu zalim tezgahın iftihar duyduğu inkılabının uğursuz sonuçlarındandır…

Acaba İran’ı kendilerine askeri üs haline getirdiği ve ellerini memleketin butün askeri, siyasi ve iktisadi alanlarında açık bıraktığı kendisi işbaşına geçiren efendilerini ve sömürgecileri dışarı çıkarmak için mi bu kadar silah satınalıyor; yoksa gerçekten iktisadi bütçelerinin zayıflığı ve siyasetlerinin “milletleri onların kendi gücü ve servetleriyle yoketme” diye dönüştürülmesi sonucu İran’daki merkezlerini sağlamlaştırarak zavalli İran halkını ve Filistin’i işgal eden yahudilere ve diğer sömürgecilere karşı mücadele veren bölgenin diğer özgür halkını bastırmak isteyen Amerika’nın yağmacı projelerini mi icra etmekteler?

Şah İsrail İlişkilerini İfşa Etmek

Müslümanlar kafir siyonistler arasında savaş ateşinin alevlendiği ve islam ümmeti, haklarını gasıp İsrail’den almak için kelle koltukta savaş meydanlarında fedakarlık gösterdiği bu durumda Şah’ın emriyle İran hükümeti Şah rejiminin 2500. Yıl dönümü münasebetiyle bütün İran’da kutlama töreni düzenlemiştir, o da örneğini bugün gördüğümüz hunhar şahlar için kutlama töreni… Müslümanlar islamın azamet ve yüceliği için ve Filistin’in istiklali için kan içinde çırpınırken İran Şahı alçak şehinşahlık rejimi için kutlama töreni düzenliyor.

Büyük İslam milleti ve araplar islam ve Müslümanların namuslarını savunurken bu habis adamın emriyle İran kızlarının islami okullarına hücum ederek muhterem bayanlara saygısızllık edip özgürlüklerini ellerinden aldılar. İslam düşmanlarının müslüman ülkeleri tehdit ettiği ve gayretli erkeklerin kendi haklarını savunmak ve düşmandan geri almak için yiğitçe kıyam ettikleri bir durumda İran Şahı senaryolar tertipleyerek bütün İran’da gösteri düzenleyip saray mollaları, vakıf ve emniyet teşkilatlarının islam uleması ismiyle uydurduğu kimselerin imzasıyla tebrik telgraffları gönderiyor.

Müslümanlar Filistin’i ve kendi topraklarını kurtarmak için canlarını feda ederken şah ilimiye havzalarının alimlerden, seçkin üstadlarından ve diğer İranlı aydınlardan bir çoğunu zindana atmış, sürgün etmiş ve en vahşi işkencelere maruz kalmıştır.

Bu senaryo ve tutuklamalar İran halkının başını kendi musibetleriyle karıştırmak, İslam ümmetinin İsrail’le savaşından zihinlerini uzak tutmak içindir. Şah mücadelenin genişlemesinden, bütün tabakalar arasında uyum sağlanmasından ve bütün İran halkının Arap halkının, adilane savaşını desteklemesinden ve “niçin İran rejimi Müslümanların başına gelen bu hayati duruma karşı ilgisiz davranıyor veya niçin İsrail’i destekliyor” diye itiraz etmesinden korktuğu için ulema ve aydınları kanunsuz ve sebepsiz tutuklayarak sürgün etti ve hemen bütün müslüman ülkeler ve bir çok müslüman olmayan ülkeler savaş halinde olan arapları destekledikleri halde İran hükümeti ve haysiyetsiz şah tamamen Amerika’ya teslim olduğundan ve ona daha fazla itaatini göstermek için zahirde sessiz kalıp gerçekte İsrail’i destekliyor.

İsrail’in elini bütün İran’da açık bırakan, İran’ın iktisadını tehlikeye düşüren ve bazı yabancı gazetelerin yazdığına göre ordu personelini eğitim görmeleri için İsrail’e gönderen bu İran Şahı’dır.

İran’ın petrolünü, gayretli Müslümanlara ve Araplara karşı savaşta kullanması için İslam ve insanlık düşmanlarına teslim eden, utanç verici son anlaşmasıyla ve petrol çıkarmayı artırarak Amerika’nın aleyhine petrol silahını kullanmak isteyen petrol ülkeleriyle mücadeleye girişen Şah’tır ve nihayet bu yağmalar, milyarlarca dolar silah satınalma ve Şah’ın devamlı düzenlediği tahammül edilmez kutlama törenleridir yaşam giderlerini artıran ve eşyaların aşırı derecede pahalanmasına sebep olan… Ben onun, dünyayı yağmalayan patronlarından milyarlarca dolar karşılığında satınalarak İran’ı iflas ettirdiği silahları şimdi İsrail’e göndermesinden korkuyorum. Ben onun, İran ordusunu kıtlık, açlık ve nihayet mahrum İran halkının kanının pahasına satınnaldığı silahlarla islam mücahidlerinin sıcak ve duygulu göğüslerini hedef almaya zorlamasından korkuyorum.

Ben şu kayıtsız şartsız Amerika hizmetçisinden islam dünyası için endişeleniyorum. Şimdi muhterem İran halkının şu zalimi bu cinayetlerden alıkoyması ve İran ordusunun ve subayların bundan fazla zillete boyun eğmemeleri ve kendi vatanlarının istiklali iç bir çare bulmaları gerekir.

Yiğit İran halkının vazifesi, onun ortadan kalkmasına sebep olsa bile Amerika ve İsrail’İn İran’da menfaatlerini engellemek ve ona saldırmaktır. Mescidlere ve dini toplantılarda İsrail’in cinayetlerini halka hatırlatmak büyük alimlerin ve münbelliğlerin vazifesidir. Yüce alimler ve şerefli İran halkı bu konuda sessiz kalmamalı ve mümkün olan her yolla Şah’ı Müslümanların safında yeralmaya, Kur’anı Kerim’e ve izleyicilerine daha fazla hiyanet etmekten sakınmaya zorlamalıdır ve bu kana susamış ifritin gerçek yüzünün daha iyi açıklığa kavuşması için onu daha fazla tanıtmalıdırlar; eğer İran’daki yahudiler İsrail’e yardım için faaliyet gösterirlerse (ki faaliyet ediyor ve şüphesiz Şah’ın desteğinden de yararlanıyorlardır) İran halkı bunun önünü almalı, kan ve ateş içinde olan mücahidlere yardım kampanyası kurmalı, ellerinden gelen hiçbir şeyi esirgememelidirler.

Ben, defalarca İsrail’in ve başta Şah olmak üzere onun uşaklarının tehlikesini hatırlattım. İslam ümmeti bu fesat kaynağının kökünü kazımadıkça iyi bir gün görmeyecektir ve İran bu utanç verici sülaleye giriftar olduğu müddetçe özgürlük yüzü görmeyecektir.

Allah Teala’dan Müslümanların zaferin, İsrail’in ve uşaklarının zelaletini niyaz ederim.

İsrail’in Planlarını Uygulamasından Korkuyorum

Biz şuna şahid idik ki, Müslümanlar İsrail kafirleriyle savaş halindeyken, Şah’ın emriyle İran hükümeti İsrail’i resmen tanıdı ve ulema da buna muhalefet etti. Biz şu siyah kalpli kişinin İsrail’e yardımına şahit idik. Müslümanları avare edip kanlara buladıkları halde bütçesi İran halkının kanından ve el emeğinden temin edilen petrol, silah ve diğer yardımları onların emrine bırakıyordu… Ben Lübnan meselelerini önemle ve sorumluluk duyarak izlediğim için, İran’ı Amerika’Nın sömürgesi haline getirdikleri gibi, konsolosluğun habis uşaklarının hilesiyle Lübnan’da da İran’da yaptıkları gibi yapmalarından ve İsrail’in rahatça bölgede projelerini uygulamasından korkuyorum. Sizler son derece uyanık davranarak İran konsolosluğunun hareketlerini gözaltında bulundurmalı ave onun hilelerinin önünü almalısınız.

Şah İlk Baştan Beri İsrail’i Resmi olarak tanıdır

Bu heri İsrail’İ bundan 20 yıl önce resmi olarak tanıdı, ta ilk baştan biz Kum’dayken bütün Müslümanların karşısında, Kur’an’ın karşısında İsrail’İ resmi olarak tanıdı; bir küfür hükümetini, hem de Yahudi kafrini… Bunu resmi olarak tanıdı. İlk önce ismini rahatça ağızlarına almıyorlardı, ama sonra pekala, ismini ağızlarına aldılar. Ta ilk başından bu adam onların uşağıydı, sonraları kendisi de açıkladı, daha ilk baştan mesele böyleydi. İsrail’i başından beri resmi olarak tanıdı Kur’an’ın karşısında, İslamın karşısında, müslüman ülkelerin ve Müslümanların karşısında…

Şah’a Karşı Olmanın Sebebi

Evet, ziraİsrail müslüman bir kavmin topraklarını işgal etmiş ve sayısız cinayetler işlemiştir; İsrail’le siyasi ilişkilerini korumada Şah’ın tutumu ve ona iktisadi yardımda bulunması islam ve Müslümanların menfaat ve maslahatlarıyla çelişmektedir.

Şah Memleketin Kaynaklarını Milli Etmek Adına Onları Siyonistler’e Verdi

Ormanları millileştirme, otakları, suları, nehirleri, yer altı sularını millileştirme adına bütün iyi yerleri Amerika, siyonist ve İngiliz şirketlerine verdi… Kazvin’in çevresinde yeralan İmran çölünün ziraat için en iyi yer olduğu söylenmektedir; oranın bütün ahalisini oradan sürüp dışarı çıkararak orasını yahudilere teslim ettiler, Avrupa’ya siyonistler oradan istifade etmekteler ve ziraat için en iyi yer olan bu topraklar şimdi onların elindedir.

Şah’ın İsrail’i Desteklemesi Halkın Kıyam Etmesine Sebep Oldu

İran halkının Şaha karşı kıyam etmesinin sebeplerinden birini de onun gasıp İsrail’İ desteklemesidir; İsrail’in petrolünü temin ediyor, İran’ı İsrail mallarını kullanma pazarı haline getirmiş ve diğer manevi destekleri… ve sırf kamoyunu yanıtlamak için sadece İsrail’i kınamkla yetiniyor. Müslüman İran halkı ve diğer beldelerden olan hiçbir müslüman ve esasen hiçbir özgür insan İsrail’İ resmi olarak tanımaz ve biz her zaman Filistinli ve Arap kardeşlerimize destek olacağız.

İsrail Şah’ı Savunuyor

Şimdi siz herşeyi yurtdışına getiriyorsunuz; gelen herşey ya islam düşmanı İsrail’den geliyor… Allah bilir bu adam islama ne gibi hiyanetler etti, islamın düşmanı olan İsrail, şimdi Müslümanlarla savaş halindedir; bu şah başından beri bunu İsrail’i resmen tanıdı, bbaşından beri, bundan yirmi küsür yıl önce, bundan takriben otuz yıl, yirmi beş yıl önce Müslümanlarla savaş halinde olan İsrail’İ bunlar resmen tanıdılar ve ilk başta açığa vurmuyorlardı, sonra da şimdi gördüğünüz gibi, Muhammed Rızahan için, onun bekası için çırpınan kişilerden biri de İsrail’dir; petrol elimizden gider diyor, zira ona petrolü bunlar veriyorlar; yani Müslümanların memleketlerinin petrolünü Müslümanlarla savaşması için Müslümanların düşmanlarına veriyorlar. Böyle bir haindir bu adam bozması, bizim petrolümüzü kendi tankerleriyle, kendi araçlarıyla onlara gönderiyorlar, bu petrolle Müslümanlarla savaşan ve Müslümanların topraklarını gasbedenlere gönderiyorlar, Müslümanların herşeyini yokettiler, Filistin’i ne ettiler; Beytülk Mukkaddes’i gasbettiler. Bu, adamın islam ve Müslümanlara yaptığı hıyanetlerden sadece biridir; İran’da da aynı şekilde… bana bildiklerine göre İran’ın en iyi toprağı İsraillilerin elindedir. En iyi topraklar şu İsrail yahudilerinin elindedir; onlar kullanıyorlar, bütün menfaatini onlar götürüyorlar.

Öteden Beri Süregelen Şah İsrail İlişkisi

Şah’ın karşısında yer almamıza sebep olan etkenlerden biri de onun İsrail’e yardımıdır; ben devamlı konuşmalarımda İsrail’in ortaya çıktığı ilk günlerden beri Şah’In onunlar işbirliği yaptığını söylemişimdir ve Müslümanlarla İsrail arasında savaş zirveye ulaştığı dönemde bile şah yine Müslümanların petrolünü gasbederek İsrail’e veriyordu ve bu konu da Şah’a karşı olmamın sebeplerinden biri idi.

Müslüman İran halkı hiçbir zaman İsrail’İ desteklememiştir ve bu açıdan devamlı Şah düzeninin zulüm ve sitemlerine maruz kalmıştır.

Şah Rejiminin BasınYayını İsrail’i Destekliyor

Evet, Haberler diğer ülkelere hangi vesileyle ulaşıyorsa İran’a da aynı vesileyle ulaşıyor. Elbette İran rejimi Müslümanlarla kâfirlerin savaşlarını kafirlerin lehine yansıtmaya çalışıyordu ve bu işi her zaman yapmıştır ve her zaman arapları meseleleri anlamayan bir avuç insan olarak tanıtmıştır. Rejim, İsrail’in en büyük destekçilerinden birisidir. İster rejimin olsun ister rejimin baskısı altında olsun İran redyosu ve kitle haberleşme araçları İsrail’in lehine çalışıyorlardı; biz ise ilk baştan bütün bu programlara karşı çıktık ve şimdi karşıyız.

Genel Boykotlarda İsrail’in Petrolünü Temin Etmek

Ulemadan bazıları Abadan’a giderek araştırdılar, çıkarılan altıyüz bin varil petrol söylenildiğine göre İsrail’e gönderiyormuş. Bunlar biraz olsun boykot etmediler ve söylendiğine göre önceleri on milyon veya dokuz milyon karşısında altıyüz bin varil çıkarıyorlardı. Bu memleket içindir, bu bizim kendimiz içindir, diyerek onları oyuna getirdiler, o zavallılar da çalıştılar, ama şimdi(söylediğine göre) bunun İsrail’e gittiği belli oldu. Diğerlerinin boykotuna ehemmiyet vermemeleri caiz değil diyoruz. Petrolü yurtiçi için istiyoruz sözüne aldandılar ve eğer bu petrolü islam ve Kur’an düşmanı olan İsrail için istediklerini anladılarsa boykot etmemeleri haramdır, Allah katında sorumludurlar, halk yanında sorunludurlar onlar, bir damla petrol dışarı çıkmaması için hepsi boykot etmeli. İran halkı soğuktan hastalanmaya hazırdır ama petrollerini, İslamı dağıtan ve o kadar müslümanı öldüren İsrail’in götürmesine razı değil.

İsrail’ Şah’ın Cinayetlerine Ortaktır

Biz zulmeden her ülkeye karşıyız, bu ülke ister doğuda olsun ister batıda… İsrail Arap halkının haklarını gasbetmiştir, onun karşısında duracağız. İsrail Şah’ın en büyük destekleyicisi olup Savak’ın propagandasından sorumludur, dolayısıyla İsrail Savaş ve Şah’In cinayetlerine ortaktır.

İsrail Askerleri Şah rejiminin Emrinde

İşlenilen bu cinayetler hakkında cinayeti işleyenlerin İsrail’den geldiğini söylemişlerdi, ancak elinde doğrudürüst bir belge ve tutanak yoktu. Bundan birkaç gün önce bir kişi yanıma gelerek dedi ki, “biz Abadan’a gitmak istiyorduk, yolda, “Abadan’a nereden geldiğini sormak için bir yerde durduk, bir askerin durduğunu gördük. Onu çağırdık ama Farsça bilmiyordu, onunla arapça konuştuk ve onun Arap olduğunu, İsrail arabı olduğunu gördük, kendisi de buraya İsrail’den getirildiğine itiraf etti, orada içinde aynı tipten askerlerin olduğu bir araba da durmuştu. “Bunlar milletimizi İsrail askerleriyle öldürdüler.

İsrailli İşkence Uzmanları Şah’ın Hizmetinde

Yırtıcı hayvanlar bize musallat olarak gençlerimizi zulüm ve işkenceleriyle zindanlarda yokediyorlardı ve onları feci bir şekilde öldürüyor, işkene ediyorlardı, hata işkence için İsrail’den adam getiriyor ve işkence yöntemlerini onlardan öğrenniyorlardı.

İsrail Uşağı Bahailer

Beyler, birçok hassas makamların gerçekte İsrail uşağı olan bu fırkanın(Bahailer’in) ellerinde olduğuna dikkat etmeliler. İsrail tehlikesi İslam ve İran için Çok yakındır; Müslüman ülkeler karşısında İsrail’le ilişki ya şimdiye kadar kurulmuş ya da kurulacaktır. Zamanında önünü alabilmemiz için değerli alimler ve saygı değer hatipler diğer kesimleri biçimlendirmeliler. Bugün geçmiştekilerin metoduyla davranma günü değildir. Bir köşeye çekilip sessiz kalırsak herşeyi kaybedeceğiz.

Şah İsrail İlişkisine Nefret

Ben Müslüman ülkelerin, Arap ve Arap olmayan devletlerin başındakilere şunu bildiriyorum ki: İslam alimler, din liderleri, dindar İran milleti ve asil ordu müslüman ülkelerle kardeştir, İyi ve kötü günlerinde onların yanındadır, İslam ve İran’ın düşmanı İsrail’le ilişkiden nefret ediyor; ben bu noktayı açıkça söyledim, bırakın İsrail uşakları hayatıma son versinler.

ABNA24.COM

Ekler