Ehl-i Beyt Haber Ajansı ABNA haberinde, gerçi Kardavi tarafından Şia mektebi aleyhine ortaya konan şüphe ve saldırılara, Şia ve Sünni ulema tarafından cevap verilmesinin ardından Ehl-i Beyt mezhebine karşı sürdürdüğü bu tutumdan vazgeçmesine sebep oldu, ancak Katar’dan edinilen bilgilere göre Katar’daki hâkim güçle olan güçlü ilişkilerinden dolayı bu ülkede yaşayan Şialara aşırı derecede baskılar uygulanmaktadır.
Bu baskılardan bazıları ülkedeki Şialara ait olan Hüseyniye ve vakıfların kapatılması ve diğer ibadet mekânlarının kısıtlanmasıdır. Öyle ki yas ve ağıt dönemlerinde bu hüseyniye ve vakıflarda güvenlik güçleri hazır bulunurlar ve bu hüseyniyelerin çoğunluğunun hatip ve meddahları olmamasına rağmen özellikle muharrem ve Safer aylarında dışarıdan hatip ve meddah davet edilmesine izin verilmemektedir! Bu dönemlerde çok ender olarak hatip ve meddahının olmasına izin verilen mekânlardan biri olan “Âli Ferdan Hüseyniyesi” idi, o da emniyet güçleri ve polis tarafından tamamıyla kuşatma altında tutulmuş durumda.
Ferdan Ailesi, Katar’da sükûnet eden nüfuz sahibi Şii bir ailedir ki “Şeyh Hammed Âli Sani” ile yoğun ilişkileri vardır; öyle ki Katar’da kudretin intikal ettiği günlerde devlet, devlet çalışanları, ordu ve emniyet kuvvetlerinin maaşlarını vaktinde ödeyememiş, Şeyh Ferdan o dönemde devlet çalışanlarının, ordu ve polisin maaşlarını kendi cebinden ödemesiyle meşhurdur. Ancak şeyh Kardavi’nin yoğun baskılarından dolayı böyle bir aile bile bu tür yas merasimlerini düzenlemekte sıkıntı yaşamaktadır.
Bilindiği üzere küçük bir devlet olan Katar’ın büyük çoğunluğu yerli ve göç etmiş Şialardan oluşmaktadır.