Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Lübnan’da son haftalarda kamuoyunun gündemini meşgul eden yeni tartışma, ülkenin “savaş halinden barış haline” resmen geçtiği yönündeki duyuruların hukuki meşruiyeti üzerine yoğunlaştı. Hükûmetin, herhangi bir barış antlaşması imzalamadan, parlamentodan üçte iki çoğunluk onayı almadan ve mevcut anayasal düzenlemeleri değiştirmeden bu yönde adımlar atması, hukukçular arasında ciddi endişe yarattı.
Lübnanlı anayasa uzmanı Nebil Murtaza, “Bir ülkenin savaş durumunu sona erdirmesi için açık bir antlaşma, yürürlüğe girmiş yasal değişiklikler ve parlamenter meşruiyet gerekir. Bunların hiçbirinin gerçekleşmediği bir ortamda ‘barıştan’ söz edilemez,” ifadelerini kullandı.
Muhalefet partileri ise hükümeti “uluslararası baskılar karşısında sessiz diplomasi yürütmek” ve “ülkenin egemenlik haklarını zedeleyecek şekilde acele kararlar almakla” suçluyor.
Öte yandan hükümete yakın çevreler, atılan adımların “kalıcı bir ateşkesin önünü açan siyasi uyum sürecinin parçası” olduğunu, bunun “resmî barış” anlamına gelmediğini savunuyor.
Uzmanlara göre, Lübnan’ın önündeki en büyük problem, hukukî zemin oluşturulmadan “savaş sonrası düzen” inşa etme girişimlerinin, ileride ciddi anayasal ve uluslararası sorunlara yol açma ihtimali.
yorumunuz