25 Mayıs 2026 - 18:38
Cephenin Pratik Gücü: “Mini Katyuşalar” Asimetrik Savaşta Dengeleri Zorluyor

Hizbullah ve bölgedeki direniş gruplarının envanterinde kritik bir yer tutan 107 mm’lik “Mini Katyuşa” roketleri, sahada sağladığı mobilite ve yüksek ateş gücüyle modern asimetrik savaşın en etkili unsurlarından biri haline geldi.

Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Orta Doğu’daki çatışma sahalarında askeri teknolojiler ve sofistike sistemler kadar, “basit ama etkili” silahların stratejik ağırlığı da artıyor. Özellikle Lübnan sınır hattındaki çatışmalarda sıkça gündeme gelen 107 mm’lik kısa menzilli roketler, askeri literatürdeki adıyla “Mini Katyuşalar”, sahadaki operasyonel hızı belirleyen temel unsurlardan biri oldu.

Askeri uzmanlar, bu roketlerin asimetrik savaşta neden bu kadar tercih edildiğini “lojistik esneklik” ve “maliyet-etkinlik” dengesiyle açıklıyor. Tekli tüplerden veya hafif araçların üzerine monte edilen çok namlulu sistemlerden ateşlenebilen 107 mm’lik roketler, “at-kaç” taktikleri için biçilmiş kaftan niteliğinde. Gelişmiş hava savunma sistemlerinin dahi çok sayıda ve eş zamanlı fırlatılan bu roketleri tespit ve imha etme konusunda zaman zaman zorlandığı belirtiliyor.

Saha raporlarına göre, bu roketlerin en büyük avantajı gizlenme kabiliyeti. Büyük füze rampalarının aksine, Mini Katyuşalar ağaçlık alanlarda, sivil yerleşimlerin yakınındaki gizli noktalarda veya yer altı tünellerinin çıkışlarında kolayca konuşlandırılabiliyor. Bu durum, keşif uçakları ve İHA’lar için hedef tespitini son derece güçleştirirken, direniş gruplarına sürekli bir taciz ateşi imkânı sağlıyor.

Özellikle Hizbullah’ın bu silahları İsrail’in kuzeyindeki askeri üslere ve yerleşim yerlerine yönelik operasyonlarda yoğun olarak kullanması, bölgedeki savunma doktrinlerini de değişmeye zorluyor. Demir Kubbe gibi gelişmiş sistemlerin, birim maliyeti oldukça düşük olan bu roketlere karşı her bir müdahalesinin ekonomik yükü, savaşın sürdürülebilirliği açısından tartışılan bir diğer konu.

Analistler, Mini Katyuşaların sadece fiziksel bir yıkım değil, aynı zamanda sürekli bir psikolojik baskı aracı olarak kullanıldığına dikkat çekiyor. Sahadaki mobilite avantajı sayesinde bu silahlar, cephe gerisinde “hiçbir yerin tamamen güvenli olmadığı” algısını pekiştiren bir asimetrik üstünlük aracına dönüşmüş durumda.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha