Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Ehlader Başkanı Kadir Akaras, cuma hutbesinde rızık kavramına dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Akaras, Müslümanların rızkı çoğunlukla yemek, içmek ve para gibi dünyevi nimetlerle sınırlandırdığını belirterek, Kur'an-ı Kerim'deki rızık anlayışının çok daha kapsamlı olduğunu vurguladı.
Akaras, konuşmasında eğitim sistemine ve geleneksel dini anlayışa yönelik eleştirilerde de bulundu. Geçmişten günümüze eğitim sisteminde ve camilerde korku ve dayak üzerine inşa edilmiş bir disiplin anlayışının hâkim olduğunu ifade eden Ehlader Başkanı, "Hem devlet hem din bu şekilde yaklaşıyordu. Günümüzde bu durum değişti ama hâlâ büyük oranda farklı şekillerde devam etmekte" dedi.
Asıl korkunun Allah'tan veya fiziksel cezalardan değil, eğitimle ulaşılan bilinçtenve şuurdan kaynaklanması gerektiğini belirten Akaras, şu ifadeleri kullandı:
"İnsan, Allah sevgisi ve vatandaşlık bilinciyle eğitilirse kötülükten korkar. Allah'ın ifadesine göre cehennem maddi bir ateşten ibaret değildir; insan bu dünyadaki yaptıklarını oraya götürür. Asıl korku, Allah'ı ve merhameti kaybedince yaşanacak vicdani boşluğu bilmektir."
Ehlader Başkanı, Allah'ın 12 bin peygamberi insanları mutlu etmek ve merhamet göstermek için gönderdiğini hatırlatarak, Allah'ın Rahman ve Rahim sıfatlarına dikkat çekti. Hz. Muhammed'in (s.a.a) alemlere rahmet olarak gönderildiğini vurgulayan Akaras, bir hadise atıfta bulunarak iyi arkadaşlığın da Allah'ın bir rızkı olduğunu söyledi.
Konuşmasının devamında dostluk bağlarının önemine değinen Akaras, "Allah, Hz. İbrahim'i ve Peygamber Efendimiz'i dost edinmiştir. Dostluklar da Allah'ın rızkıdır ve bu dostlukları korumak, rızka riayet etmektir" ifadeleriyle hutbesini tamamladı.
Ehlader Başkanı, Sefer ayının hem Aşura hem de Erbain merasimleri açısından önemli olduğunu belirterek, Erbain yürüyüşünün son yıllarda milyonları aşan katılımla büyük bir organizasyona dönüştüğünü söyledi. Bu geleneğin yeni olmadığını, aksine ilk günden beri var olduğunu ancak geçmişte siyasi baskılar nedeniyle gizli yapılmak zorunda kalındığını ifade etti. Akaras, yürüyüşün hiçbir devlet organizasyonu olmaksızın sivil halk tarafından gönüllü bir sistemle icra edildiğine dikkat çekerek, "Bu zor şartlarda insanları oraya getiren asıl hedef sevgidir. Sevgi ve aşk olmadan bu kadar insanı kimse bir araya toplayamaz" dedi.
Sefer ayının sonunda Peygamber Efendimiz'in vefatının yanı sıra İmam Hasan (a.s) ve İmam Rıza'nın (a.s) şehadet günlerinin bulunduğunu hatırlatan Ehlader Başkanı, İmam Ali'nin (a.s) ifadesiyle bu dönemi "dünyanın kuruluşundan bu yana yaşanan en büyük acı ve boşluk" olarak nitelendirdi. İmam Rıza'nın ise Türk-İslam kültürü üzerinde en fazla etkiye sahip şahsiyetlerden biri olduğunu vurguladı.
Konuşmasında Müslümanlar arasında ayrım ve tefrika yaratmaya çalışan çevrelere de sert eleştiriler yönelten Ehlader Başkanı Akaras, "Hem Şia hem Ehl-i Sünnet hakkında ortak noktalarımızı yok etmeye yönelik projeler var. Şiilerin imamet inancı hakkında gerçek dışı bilgiler yayılmakta. Bu kişiler sadece İslam dünyasını bölmeyi hedefliyor" ifadelerini kullandı.
Bir mezhep savaşının veya fitne ateşinin tek bir ülke veya grupla sınırlı kalmayacağı uyarısında bulunan Akaras, "Bu ateş bütün bölgeyi, bütün dünyayı sarar. Bütün Müslümanlar birbirinin kardeşidir" diyerek, Peygamber Efendimiz'in ismi etrafında birleşme çağrısı yaptı.
Ehlader Başkanı Akaras, uluslararası tehditlere ilişkin olarak ise şu değerlendirmelerde bulundu:
"İsrail, İran'a ne kadar düşmansa Türkiye'ye de o kadar düşmandır. Siyonizm'in asıl hedefi belli: Önce İran, sonra hedef Türkiye olacak. Gazze'ye bakmak ve ders almak zorundayız. Dost gibi görünen düşmanlara aldanmamalı, gerçek dostlarımızı bulmalı ve düşmanlara karşı birlik olmalıyız."
Hutbesini birlik ve beraberlik vurgusuyla tamamlayan Akaras, Müslümanların İsrail ve ABD dışında bir düşmanlarının olmadığını yineleyerek, bölgedeki tüm Müslümanları sağduyuya davet etti.
yorumunuz