8 Eylül 2026 - 18:34
ABD üç cephede sıkıştı: Çin fırsatı değerlendiriyor

Batı Asya, Ukrayna ve Doğu Asya'daki eşzamanlı krizler ABD'nin askeri kaynaklarını zorlarken, Çin ekonomik, ticari ve stratejik fırsatları değerlendiriyor. Uçak gemisi transferleri ve tükenen mühimmat stokları Washington'un çok cepheli yükünü gözler önüne seriyor; Pekin ise elektrikli araç ihracatından Afrika ticaretine, Güney Çin Denizi'ndeki askeri varlıktan finansal bağımsızlığa uzanan geniş bir yelpazede nüfuzunu artırıyor.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Batı Asya, Ukrayna ve Doğu Asya'da eş zamanlı yaşanan krizler, ABD'nin askeri kaynaklarını ve stratejik kapasitesini sınırlarken, Çin bu durumu nüfuzunu genişletmek ve küresel konumunu sağlamlaştırmak için kullanmaya çalışıyor.

ABD, İran ile gerilim, Gazze ve Lübnan'daki müdahaleleri, Ukrayna'daki yıpratıcı savaş ve Çin ile artan rekabet arasında sıkışmış durumda. Washington'un Çin'i çevreleme iddiasına rağmen, yaşanan gelişmeler ABD'nin Hind-Pasifik önceliğinden fiilen uzaklaştığını gösteriyor.

Uçak Gemisi Transferi ve Mühimmat Tükenmesi

En son örnek, USS George Washington uçak gemisinin Pasifik Okyanusu'ndan Orta Doğu'ya gönderilmesi oldu. Bu transfer, 250 gündür görevde olan USS Abraham Lincoln'ün yerini almak için yapıldı ve Batı Pasifik'i geçici olarak Amerikan uçak gemisiz bıraktı.

Associated Press ve Stars and Stripes, bu durumun Çin'in bölgedeki askeri faaliyetlerini artırdığı bir dönemde, Washington'un caydırıcılık kabiliyeti ve müttefiklerine güvence verme yeteneği konusunda soru işaretleri oluşturduğunu belirtti.

Baskı sadece gemi ve personel transferinde değil, mühimmat stoklarında da kendini gösteriyor. Reuters'in 4 Ağustos tarihli haberine göre, ABD ordusu İran ile beş aylık çatışmalar sırasında hassas güdümlü uzun menzilli füzelerinin (ATACMS ve PSM) neredeyse tamamını tüketti. Ayrıca Patriot önleyici füzelerin yaklaşık yüzde 65'i, THAAD önleyicilerinin yüzde 38'i ve Tomahawk seyir füzelerinin yaklaşık yarısı kullanıldı.

Bu rakamlar, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri operasyonlarının, Washington'un büyük rakiplerine karşı caydırıcılık için ihtiyaç duyduğu kapasiteyi zorladığını gösteriyor. Reuters, azalan mühimmat stoklarının ABD'nin Çin ve Rusya gibi güçlerle olası gelecekteki çatışmalara hazırlığını etkileyebileceği uyarısında bulundu.

Çin Stratejisini Nasıl Genişletiyor?

Çin, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları karşısında doğrudan çatışmaya girmedi ancak bu krizin ekonomik ve jeopolitik sonuçlarından yararlanmaya çalıştı.

Brookings Enstitüsü, İran savaşının Çin için enerji fiyatlarında artış gibi maliyetler yarattığını ancak aynı zamanda temiz enerji teknolojileri, gelişmekte olan ülkelerle ilişkiler ve çok kutuplu düzen anlatısı konularında fırsatlar sunduğunu belirtti.

Bunun en açık göstergelerinden biri enerji piyasasında görülüyor. Reuters'in haberine göre, İran savaşının başlamasının ardından Çin'in elektrikli kamyon ihracatı iki katından fazla arttı ve bu ürünlerin Güney Asya ülkelerine ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre beş kat yükseldi. Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıklar nedeniyle artan akaryakıt fiyatları, elektrikli araçlara olan talebi artırdı ve Çinli şirketler, uygun fiyatlı modeller ve şarj altyapısı paketleriyle geleneksel üreticilerin pazar payını ele geçiriyor.

Ticaret ve Finansal Bağımsızlık

Çin'in fırsatları Küresel Güney'in daha büyük pazarlarına da yayılıyor. 2025'te Çin-Afrika ticareti yüzde 17,7 artışla 348 milyar dolara ulaştı. Pekin ayrıca Mayıs 2026'dan itibaren Çin ile diplomatik ilişkisi olan Afrika ülkelerinden gelen mallar için sıfır gümrük vergisi politikası uyguladı. Bu adımlar, ABD'nin gümrük vergisi politikalarının birçok gelişmekte olan ekonominin Amerikan pazarına erişim maliyetini artırdığı bir dönemde atıldı.

Aynı zamanda Pekin, ABD'nin azalan askeri odağından yararlanarak çevresindeki bölgedeki konumunu güçlendiriyor. Reuters, dünyanın gözünün Orta Doğu ve Ukrayna'daki savaşlara çevrildiği bir dönemde Çin'in Hindistan ve Pasifik Okyanusu'ndaki askeri ve stratejik faaliyetlerini artırdığını bildirdi. Son örnek, Güney Çin Denizi'ndeki Antelope Kayalığı'nda inşaatın ilk aşamasının tamamlanması.

Uydu görüntüleri, yaklaşık 6 kilometre uzunluğunda, 680 metrelik rıhtıma sahip bir liman ve gelecekte pist olabilecek 3 kilometrelik altyapıya sahip yapay bir adayı gösteriyor. Bu altyapı, ABD'nin deniz gücünün bir kısmını Orta Doğu'ya kaydırdığı bir dönemde Çin'in bölgedeki varlığını artırıyor.

Finansal Bağımsızlık ve Diplomatik Konum

Çin aynı zamanda ABD hakimiyetindeki mali altyapıya bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. Çin Devlet Döviz İdaresi verilerine göre, 2026'nın ilk yarısında Çin'in banka dışı sektörünün yurt dışı alacak ve borç hacmi 9,2 trilyon dolara ulaştı ve yuan, ülkenin yurt dışı ödemelerinin yüzde 52,9'unu oluşturdu. Bu rakamlar, doların konumunu doğrudan tehdit etmese de Çin'in bağımsız mali kapasitesinin genişlediğini gösteriyor.

Siyasi alanda ise Çin, İran ve Körfez ülkeleriyle eşzamanlı ilişkileri sayesinde ABD'den farklı bir konuma sahip. Pekin, doğrudan çatışmaya girmeden ve Washington gibi askeri maliyet ödemeden, ekonomik ve diplomatik ilişkilerini siyasi nüfuzunu artırmak için kullanabiliyor.

Sonuç

Uzmanlar, Çin'in ABD'nin çatışmalardan kaynaklanan boşluğunu hızla doldurmak yerine, Washington'un dağılmış kapasitesinden kademeli olarak ekonomik, mali ve diplomatik ilişkilerini güçlendirmek için yararlandığını belirtiyor. Bölgedeki krizler uzadıkça, Çin'in bölgesel ve küresel pazarlık gücünü artırma fırsatı da büyüyor.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha