5 Aralık 2010 - 20:30

Doktor İsam el-İmad Şia, rical, hadis, tarih alanında uzman, Dünya Ehl-i Beyt Kurultayı üstadı ve Suudi Arabistan mezhepler üniversitesi mezunudur. Bir zamanlar Vahabi itikadına sahip olan Doktor İsam El- İmad sonraları Ehl-i Beyt mezhebini seçerek Şia olmuştur. Burada Doktor İsam El- İmad’la Vahabi fırkası ve onun iç yüzünü anlatan bir söyleşi yaptık.

Ehl-i Beyt Haber Ajansı ABNA- Doktor İsam El- İmad İslam dünyasının en önemli sorununun vahabi hareketi olduğunu dile getirerek, Vahabilerin hiç inanmadıkları “Mezhepler arası takrip ve yakınlaşma” konusunda Sünni ve Şia ulemasına Vahabilerin yayınladıkları tekfir içerikli fetvaların mukabilinde ortak bir bildiri yayınlamalarını istedi.  

Vahabilerin tekfir içerikli fetvalarının içlerindeki İsrailli unsurların etkisiyle olduğuna işaret ederek bunların Lübnan Hizbullah hareketi ve Müslüman kardeşlerin faaliyetlerinin durdurulması doğrultusunda yapıldığını dile getirdi.

Yemen asıllı 39 yaşındaki vahabi geçmişi olan Doktor İsam El-İmad şöyle devam etti: Arabistanlı 38 Vahabinin yayınladıkları tekfir içerikli fetvanın yeni bir şey olmadığını ve eğer Vahabiliğin ilk kurulduğu günlere bakılırsa onların tekfirle doğduklarını göreceğiz. Ve şu anda da aynı doğrultuda hareket etmektedir.  

Doktor İsam el- İmad şöyle devam etti: İran’a geldiğim günden bu yana telif çalışmaları ve vahabiliğin yöntemlerini eleştiren faaliyetlerde bulundum. Bu çalışmalarıma bir örnek verecek olursam Kuveyt müftülerinden biriyle yaptığım bir münazaradır. Bu münazara “Zilzal” adıyla kitap olarak da basıldı.

Şia olmasını ilahi bir hediye olarak değerlendiren Doktor İsam şöyle devam etti: “Ben, “Bin Baz”ın (ölmeden önce Arabistan’ın baş müftüsüydü) yanında eğitim aldığım sıralar İmam Ali,  İmam Hüseyin ve öteki Ehl-i Beyt İmamları asırlar geçmesine rağmen bir grup insanın kalplerinde aynı şekilde sevgi ve şevkle anılmaktadır, ama Arabistan ilmi meclislerinde İmam Ali ve İmam Hüseyin’e şiddetli eleştiriler yöneltildiğini buna rağmen Yezit ve Muaviye gibi kişilerin yaptıklarının yerinde olduğu gibi laflar edildiğini müşahede ettim.