28 Aralık 2010 - 11:20

Yakın bir geçmişte İran’ı gezen Rus “Zavtra” dergisi Yazı İşleri Müdürü Alexander Prohanov, gözlemlerini bir makale halinde yayınladığı dergide "İran'ın bombası var" dedi.

Ehl-i Beyt Haber Ajansı ABNA-Bir süre önce İran’ı gezen “Zavtra” adlı haftalık Rus dergisinin Yazı İşleri Müdürü” Alexander Prohanov, Rusya’ya döndüğünde İran’da gördüklerini “İran’ın Bombası Var” başlığı altında bir yazı halinde yayınladı.

İşte bu yazıdan bazı pasajlar:

“İran’dan yeni döndüm. İran’ın modern kentleri, çok güzel kara yolları, otomobiller seli ve kalabalık kavşak ve bulvarlarda yer alan billur gibi gökdelenleri gözlerimin önünde. Bir de, İran İslam Cumhuriyetinin büyük kurucusu Ayetullah Humeyni’nin-ks- orada yaşadığı küçük ve çok sade evini gördüm. Dünyada benzersiz bir ruhani devrimi gerçekleştiren ve İran’ı uluslararası medeniyet merkezine yerleştiren büyük bir şahsiyet orada yaşamış. Ayrıca sedef gibi cami ve türbeler, masmavi göğe uzanan altın kubbeler gördüm.”

“İran’ın dini gücünün yoğunlaştığı kutsal Kum kentini gezdim. Kuran-ı Kerim’in Sure ve Ayetlerinin okunup yorumlandığı birçok İslami üniversite ve medreseleri gördüm. Bazı Bakanlar, Maslahatgüzarlar, aydınlar, gazete ve dergilerin Yazı İşleri Müdürleriyle tanıştım ve sohbet ettim. Bazı din âlimleriyle de görüştüm. Bilgisayar programlarının tasarlandığı muazzam donanım, laboratuar ve salonları olan bilgisayar merkezlerini gezdik. Kuran buradaki bilgisayarlar sayesinde yeni yeni yorumlarla inceleniyor. Bu arada bazı teknokratlar ve bilim adamlarıyla İran’ın modernleşmesi ve nükleer programı hakkında sohbet ettim. Aşura matem merasimine katıldım. Binlerce Müslüman akşamlar sokağa dökülüyor ve İmam Hüseyin’in-s- şahadet yıl dönümü münasebetiyle ağıtlar yakıyorlar. Ben, yas tutan yüz binlerce İranlının safları ortasında yürüyordum. Etrafımda çocuk, genç, yaşlı her yaş ve her kesimden insanlar vardı. İçlerindeki gam ve kederlerini, sadece İmam Hüseyin’le-s- değil, dünyadaki bütün mazlumlar, çilekeşler ve haksızlıklara uğrayanlarla paylaşma niyetiyle zincirlerle dövünüyorlardı.”

“İranlıların Muharrem yaslarına şahit olduğum o gün, bende kesin bir kanaat uyandı: Evet, İran’ın da bombası var! Ama bu bomba, bu toplumun simasıdır. İran’da yerleşik kılınabilmiş olan bu sosyal ve manevi düzendir. İran, işte bu görünümüyle dünya arenasına girdi ve uluslararası bütün düzenleri sorgulamaya başladı.”