2 Ağustos 2011 - 08:27

Uluslararası güçlerin açıklamalar ve yapılan analizler, Suriye'ye yönelik yeni bir askeri planın uygulanmak üzere olduğunu gösteriyor.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Siyonist rejim savaş bakanı Ehud Barak, Hama’daki kanlı olayların ardından yaptığı açıklamada “Beşar Esad’ın kaderi mühürlenmiştir” derken, Avrupa Birliği ülkeleri de Suriye rejimine karşı sert yaptırımların uygulanması çağrısında bulundu.

Suriye’de bir rejim değişikliğinin İsrail’in yararına olup olmayacağını şimdiden söylemenin zor olduğunu söyleyen Barak, İsrail radyosuna yaptığı açıklamada “hiç birimiz Esad’ın yerine kimin geleceğini bilmiyor. Fakat orada olanları çok yakından takip etmekteyiz” derken İsrail Bar-Ilan Üniversitesi Begin Sedat Vakfı uzmanı ve 2006 tarihli “Esad Meşruiyet Arayışında” adlı kitabın yazarı Mordechai Kedar ise, “yaptırımlar onun başındaki saçların bir teline bile dokunamaz. O şimdi, kendi adına, ailesi, aşireti ve mezhebi adına ayakta kalmanın mücadelesini veriyor. Ölümüne kadar ve son nefesine kadar savaşacak” dedi.

İngiltere dışişleri bakanı William Hague ise BBC’ye yaptığı açıklamada, Esad yönetimine karşı “askeri müdahale” seçeneğinin ihtimal dışı olmadığını belirterek “uluslar arası alanda daha güçlü bir baskının uygulanmasını istiyoruz. Bu kuşkusuz ki etkili olacak. Bu sadece Batı ülkelerinden değil, aynı zamanda Arap ülkeleri ve Türkiye’den de olmalı” diyerek Suriye’ye karşı Libya örneğinde olduğu üzere askeri bir müdahalenin yapılması seçeneğini gündeme getirdi.

Bar-Ilan Universitesi’nden Dr. Kedar, yaklaşık beş aydır sürmekte olan rejim karşıtı gösterilerin önümüzdeki haftaların bir dönüm noktasına ulaşacağını belirterek “Suriye halkı artık silahlı eylemlere başladı. Bundan böyle başta gördüğimiz sivil gösterileri bir daha görmeyeceğiz. Öncelikle, Suriye ordusundaki birçok asker silahlarıyla birlikte ayrıldılar. İkinci olarak, burası Ortadoğu ve Ortadoğu’nun da içi, her kim silaha sahip olursa, o silahı sonuna kadar korur. Onu ne zaman kullanacağını asla bilemezsiniz. Üçüncü olarak ise, savaşçı güçler olarak firar eden askeri birlikler. Elindeki otomatik silahı ile firar eden bir asker ile bazı füzeler, roketler ve ağır silahlarla firar eden askerler arasında büyük bir fark vardır. Bu durumun devam etmesi durumunda, ordu güçleri silahlarını kendi yönetimine çevirdiğinde, işte bu bir dönüm noktası olacaktır” dedi.