3 Mayıs 2012 - 11:02

Ortadoğu'da değişen dengelerle birlikte Suudi Arabistan bölgedeki bütün ülkelere karşı giderek daha saldırgan bir tutum almaya başladı. İran'a karşı her gün yeni provokasyonlara imza atan gerici rejim, Mısır'la da çeşitli başlıklarda giderek artan bir rekabet içinde.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Ortadoğu'da değişen dengelerle birlikte Suudi Arabistan bölgedeki bütün ülkelere karşı giderek daha saldırgan bir tutum almaya başladı. İran'a karşı her gün yeni provokasyonlara imza atan gerici rejimin Mısır'la da giderek artan bir rekabet içinde olduğu görülüyor. Son günlerde Ortadoğu Suudi Arabistan'ın her iki ülkeye karşı giriştiği provokasyonları konuşuyor.

İran'a karşı asılsız suikast iddiaları

 Geçtiğimiz aylarda büyükelçilerinin İran tarafından öldürüleceğini ileri süren Suudi Arabistan, benzer bir iddiayı geçtiğimiz hafta bir kez daha gündeme getirdi. Riyad yönetimi Ekim ayında iki İranlı'nın Suudi Arabistan'ın Washington Büyükelçisi Adil el Cübeyr'i öldüreceklerini iddia etmişti. ABD’nin doğruladığı bu iddia üzerine İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Amir Abdullahian, suikast iddialarını "senaryo" olarak nitelemişti.

Şimdi de, birkaç ay önce İran’ın Suudi Arabistan büyükelçisine Kahire’de suikast düzenleme hazırlığında olduğu ve suikastın Mısır güvenlik güçlerinin operasyonu ile engellendiğine dair iddialar gündeme geldi. Mısır güvenlik güçlerinin üç ay önce Suudi Arabistan büyükelçisine suikast hazırlığında olan üç İranlı’yı tutuklayarak olası saldırıyı önlediğine dair haberler gazetelerde yer buldu.

İddialara göre Mısır, Suudi hükümetini suikast girişimi hakkında bilgilendirdi, ancak Suudi yönetimi olayı saklı tutmak istedi. İran Dışişleri Bakanlığı’ndan ise iddiaları yalanladı ve “böylesi konular üretmek yalnızca Müslüman halkların arasında ayrılıklara neden olur, bu da Siyonist rejimin işine yarar” dedi.

Mısır'la gericilik rekabeti

 Suudi Arabistan'ın provokasyonları yalnızca İran'la sınırlı değil. Mısır'da Müslüman Kardeşlerin iktidara gelmesi ve İran gündemleri iki ülke arasında yakınlaşmaya değil, aksine gerilimin giderek artmasına neden oldu. Durum öyle bir noktaya geldi ki, son olarak İslam İşbirliği Örgütü de dün yaptığı açıklamada iki ülke arasındaki gerilimin daha fazla tırmandırılmaması için çağrıda bulundu. Mübarek dönemindeki dengeli ilişki rejim değişikliğinin ardından yerini, bölgedeki gericilik üzerine iki ülke arasında rekabete bırakmış görünüyor.

Ayrıca İran'ın başarıyla uyguladığı İsrail karşıtı diploması, bölgede İran'a dönük kuşatmayı zayıflatan ve iki ülke arasında İran karşıtı bir ittifakın kurulmasını engelleyen veya geciktiren en önemli etkenlerden biri. Son günlerde yaşanan bazı gelişmeler, yaşanan gerilimin kamuoyuna yansıyan bir dizi boyutunu oluşturuyor.

Bilindiği gibi Mısırlı bir avukat Suudi Arabistan’ın Cidde Havalimanı'nda 17 Nisan'da gözaltına alınmıştı. Mısırlılar avukat Ahmed Muhammed Tarvat El Gizavi'nin Suudi yönetimi aleyhinde sözleri sebebiyle mahkum edildiğini ifade ederken, Suudi hükümeti el Gizavi’nin uyuşturucu ticareti yaptığını iddia etmişti.

Bunun üzerine yüzlerce protestocu Kahire Büyükelçiliği önünde gösteri yaptı. Bunun üzerine Suudi hükümeti birkaç gün önce Kahire büyükelçisini geri çağırdı. Suudi resmi ajansı Spa'nın haberine göre, resmi bir sözcü, Suudi Arabistan'da Mısırlı avukat El Gizavi'nin tutuklandığının açıklanmasından sonra Mısır'da Suudi diplomatik temsilciliklerine yönelik tehditler nedeniyle bu kararın alındığını belirtti.

Suudi Arabistan gösteriler sırasında elçiliğe yönelik hakaret eylemlerini gerekçe göstererek büyükelçisini geri çağırırken İskenderiye ve Süveyş’te konsolosluk işlemlerini de durdurduğunu açıkladı.

Nisan ayı ortalarında Mısır Başsavcısının, milyarder Suudi Prensi El Velid Bin Talal'ın, Mısır'ın güneyindeki Toşka'da bulunan arazisine el koyduğu belirtilmişti. Başsavcı Abdülmecit Mahmut, El Velid Bin Talal'ın, tarıma elverişli hale getirilme projesine dahil olan arazisine el koyması Suudi Arabistan tarafından tepkiye neden olmuştu.

İki ABD müttefiği Arap ülkesi arasında yaşanan gerilimin Mısır’da 23-24 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek başkanlık seçimlerini de etkileyeceği düşünülüyor. Öte yandan, Müslüman Kardeşler’in güç kazanmasının ya da İran’ın Mısır’la ilişkilerini geliştirmesinin Suudi Arabistan’ın bölgedeki konumu üzerinde ciddi etki yaratacağı yorumları yapılıyor.