Mısır'da ise durum çok daha karmaşık. Ülkede bugün ve yarın seçim var. Ama ne seçim. Anayasa Mahkemesi parlamentoyu feshetti. Seçilecek yeni başkanın kimin önünde yemin edeceği şimdiden tartışma konusu. Fesih konusu ise ayrı bir mesele. Çünkü İslamcıların kontrolündeki parlamento ile HSYK arasında son günlerde çok ciddi gerginlikler yaşanıyordu. Parlamento HSYK yasasını değiştirmeyi planlıyordu. Bugün ve yarın yapılacak olan seçimde iki aday yarışıyor: İslamcı Muhammed Mursi ile Mübarek'in başbakanı Ahmet Şefik... Mısır'da kim kazanırsa kazansın ülkede ciddi bir kaos yaşanacak. Tunus ve Yemen'de olduğu parlamento ve başkanlık seçiminin ilk turuna çok düşük oranlarla (%40-50) katılarak 'Bahara' olan ilgisizliğini kanıtlayan Mısır halkını çok sıkıntılı dönem bekliyor. Ordunun, laik kesimlerin ve başta ABD olmak üzere Mübarek'in gitmesine yeşil ışık yakan Batılı ülkelerin ne yapacağını hep birlikte bu hafta göreceğiz. Özetle 25 Ocak 2011'de başlayan ve 11 Şubat'ta ülkeyi 30 yıl yöneten Mübarek'in askerin baskısıyla istifa etmesiyle son bulan 'Mısır 'devrimi' Baharı' yaşamdan kavurucu bir yazın eşiğinde...
Libya'da ise durum farklı değil. 17 Şubat 2011'de Bingazi ayaklanmasıyla başlayan ve 21 Ağustos'ta Kaddafi'nin Trablus'tan kaçmasıyla son bulan ayaklanma, bu ülkenin geleceğini de karartı. Çünkü hiç kimse Libya'da neler olabileceğini kestiremiyor. İslamcıların gücü Libyalı liberal laikleri ve NATO'cu ülkeleri tedirgin ediyor. Medyanın ilgi göstermediği aşiretlerarası çatışmalar ise devam ediyor. Anayasa Mahkemesi önceki gün hükümetin Kaddafi ile ilgili kararını iptal etti. Hükümet Kaddafi ve dönemini övenlere hapis cezası kararlaştırmıştı. Libya'da garip işler oluyor. Coğrafi konumu nedeniyle Libya'da normalde bahar hep kısa olur.
Tıpkı Yemen'de olduğu gibi. Son 5 yılını çatışmalarla geçiren Yemen her nedense geçen yıl 'Arap Baharı' kapsamı içine alındı ve Batı'nın ilgisini çekmeye başladı. Sözde 15 Ocak 2011'de başlayan ayaklanmayla 25 Şubat 2012'de istifa etmek zorunda kalan 33 yıllık Başkan Ali Abdullah Salih Washington ile yaptığı anlaşma gereği ABD'ye yerleşme kararı aldı ve karşılığında Amerikan Predator uçaklarına Kaidecileri her gün bombalama izni verdi. Uçaklar ve Yemen'e gelen Amerikan askerleri bu görevlerini çok iyi yapıyor ve her gün birkaç Kaide yönetici ve elemanlarını öldürüyor. Amaç Yemen'e demokrasiyi getirmekti. Hem de durduk yerde meşhur edilen Tevekkül Kerman'a Nobel Barış Ödülü vererek!
Suriye'de ise durum ortada. Libya'yı işgal eden NATO ve yandaşları Suriye'de başarısız kalınca bu kez ülkedeki muhalif gruplara silah ve para yardımı yapılma kararı alındı. Bir düşünün 70-80 ülke bir araya gelecek ve bir ülkeyi karıştırmaya karar verecek. Suriye'de durum aynen böyle. Amaç 'Arap Baharı'nı sonuçlandırmak. Çünkü Suriye olmadan BOP'ta bahar olmayacak. Tabii Mısır, Tunus, Libya ve Yemen'de olup bitenler ve Suriye'de varılmak istenen durumlar birer bahar ise!
Hüsnü Mahalli
http://www.aksam.com.tr/bahar-bitmeden-6909y.html