24 Şubat 2013 - 08:31

Her geçen gün, kimlerin ne olduğu biraz daha açığa çıkıyor ve zaten belirgin olan gerçekler, tekrar tekrar tescilleniyor.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Bugün internette, bakanlığı döneminde de çeşitli nedenlerle gündemden düşmeyen Eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ile ilgili bir habere rastladım.

Haberde : Unakıtan'ın, (İsrail) Tel Aviv'deki bir merkezde kök hücre nakli yaptırdığı... Bundan 2,5 ay kadar önce gidip kök hücre örneğini verdiği... Önümüzdeki günlerde tekrardan İsrail'e giderek kontrol yapılacağı ve gerekirse tekrardan nakil yapılacağı söyleniyor.

Bu noktada kesinlikle anlayamadığım ve cevap aradığım bazı sorularım var.

Nasıl bir İnsan ; İsrail gibi işgalci, yalancı, gazze'ye yardım götüren vatandaşlarımızı öldüren, katil, kurulduğu günden bugüne Müslümanlara türlü türlü işkenceleri aşikar olan, en büyük tescilli İslam düşmanlarını tercih eder? Gerekçesi ne olabilir?

Dünya'da başka hiç bir yerde kök hücre nakli yapan yer kalmadı desek bile nasıl, bu hain rejime güvenerek oraya gider ve canını bunlara emanet eder? Ne gibi bir güvencesi yada onlarla ilişkisi var ki, hayatını emanet etmekte hiç bir sakınca görmez?

Unakıtan'ın sağlık gerekçesiyle İsrail'e birkaç kez gidip gelmesinden dolayı ve yapılan bu pahalı operasyonlardan dolayı, İsrail herhangi bir maddi kazanç sağlıyor mu?

Ne yazık ki İsrail ile muhabbeti ileri seviye olan bakan sadece Unakıtan değil.

Şu anda halen AKP bakanı olan İsrail Dostları var. Çok sayıda eski bakanımızı da bu "Dostlar" arasında görmek mümkün.

Bu "dost" bakanlar arasında, bir kaç hafta önce Kenan Çamurcu'nun kendisini twitter üzerinden tehdit ettiği gibi komik bir iddia ile delil göstermeden savcılığa şikayette bulunarak, dikkatimizi çeken Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı ÖMER ÇELİK'te yer alıyor.

(Uzun uğraşlar sonucu, çeşitli zorluklara rağmen 2009 yılın'da elde edilen) TBMM'nin resmi verilerine göre; AKP'nin başkanlık yaptığı, 23.Dönem "Türkiye-İsrail Parlamentolar arası Dostluk Grubu" üyesi olan tam 307 milletvekili görülüyor.

Bu grubun, Ak Parti'den 247, MHP'den 52, CHP'den 7, DSP'den 1 üyesi bulunuyor. Yüzdelere vuracak olursak Ak Parti milletvekillerinin yüzde 72.86'sı, MHP'li milletvekillerinin yüzde 74,29'u, CHP'li milletvekillerinin yüzde 7,14 ve DSP'li milletvekillerinin yüzde 7,69'u bu gruba üye.

İsrail'in dostluğunu tercih edip, daha sonra baskılar neticesinde istifa etmek zorunda kalan milletvekilleri arasında dikkat çeken isimler ise şöyle ;

AKP'li, şuan ki Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik,

AKP'li, şuan ki Türkiye Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış,
AKP'li, şuan ki Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız,

AKP'li, şuan ki Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç,

AKP'li, daha yeni değiştirilen İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin,

AKP'li, Eski Müsiad Genel Başkanı Bayram Ali Bayramoğlu,
MHP'li, Alpaslan Türkeş'in oğlu, Yıldırım Tuğrul Türkeş,
AKP'li, Eski Devlet Bakanı ve Eski İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu,
AKP'li, şuan Orman ve Su İşleri Bakanı Yardımcısı Nurettin Akman,
MHP'li, Eski Bayındırlık ve İskân Bakanı Abdülkadir Akcan,
AKP'li,Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli,

AKP'li, Eski Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz,

AKP'li, Eski Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf,

AKP'li, Eski Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış,

MHP'li, Eski Devlet Bakanı Bekir Aksoy,
MHP'li, Eski Devlet Bakanı Tunca Toksay,

AKP'li, Eski Turizm Bakanı ve eski Devlet Bakanı Güldal Akşit,
MHP'li, Eski Sanayi ve Ticaret Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu,

AKP'li, Eski Milli Eğitim Bakanı Mehmet Sağlam,
MHP'li, Eski Devlet Bakanı Gürcan Dağdaş,

MHP'li, Eski Devlet Bakanı Faruk Bal,

AKP'li, Eski Devlet Bakanı Eyyüp Cenap Gülpınar,

MHP'li, Eski Devlet Bakanı Reşat Doğru...

Buradaki isimler, yalnızca 14 Şubat 2008'de kurulan "Türkiye-İsrail Parlamentolararası Dostluk Grubu"na üye olan milletvekilleri'nin isimleri.

Daha önceki/sonraki yıllar için, TBMM'de bu veya benzeri gruplara üye olan milletvekillerini ayrıca araştırmak lazım.
Adı geçen bu milletvekilleri İsrail dostları grubundan istifa etmiş olsalar dahi, ilk başta hangi gerekçelerle bu gruba üye olduklarının hesabını vermelidirler.

Nelson Ledsky adlı CIA ajanı ne diyordu : "Meclisdeki her partinin içindeyim!"

Kısacası çok uyanık olmamız lazım... Her zaman söylediğimiz gibi "kimlerle dost olduğumuza" çok dikkat etmemiz lazım.

Yusuf Özer