Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Medine’ye girdiklerinde halifenin kim olduğunu sordular. Onları Ebu Bekir’e yönlendirdiler. Ebu Bekir’i gördüklerinde bu bizim dostumuz değildir, dediler. Sonra Ebu Bekir’e Resulullah’la nispetiniz nedir? Diye sordular. Ben O’nun kabilesindenim kızım Ayşe’de Resullullah’ın eşidir. Onlar, peki bunların dışında ne akrabalığınız var? diye sordular. Dedi ki: başka bir akrabalığım yok. Onlar: bunlar akrabalık sayılmaz. Öyleyse bize rabbinden haber ver, rabbin nerededir?” dedi ki: “Yedi göğün üstündedir.” Dediler ki: “Acaba bunun dışında bir yer de yok mu?” dedi ki: “Hayır.” Dediler ki: “Bizi senden daha bilgili birisine yönlendir, gerçekten sen bizim Tevrat’ta okuduğumuz bu peygamberin vasisi ve halifesi olabilecek özellikleri taşımıyorsun.” Bu sözler üzerine Ebu Bekir sinirlenerek onlara çıkıştı. Sonra onları Ömer’e yönlendirdi. Çünkü Ebu Bekir, onların Ömer’le karşılaştıklarında onlara karşı çok sert davranarak onlara güç kullanacağını biliyordu. Onlar Ömer’in yanına gelerek ona senin bu Nebi’yle akrabalığın nedir?” diye sordular. Ömer şöyle cevap verdi: “O’nun kabilesindenim ve ayrıca kızım Hafsa’nın kocasıdır.” Onlar dediler ki: “Bunun dışında bir akrabalığın var mı?” Ömer dedi ki: “Hayır.” Onlar dediler ki: “Bu akrabalık sayılmaz ve bu sıfat bizim Tevrat’ta okuduğumuz özellikleri taşımıyor. Sonra Ömer’e dediler ki: “Senin rabbin nerededir?” dedi ki: “Yedi göğün üstünde.” Dediler ki: “Onun dışında bir yerde değil mi?” dedi ki: “Hayır.” Bunun üzerine onlar bizi senden daha bilgili birisine yönlendir, dediler. Ömer, onları Hz. Ali’nin (aleyhi selâm) yanına yönlendirdi.
Hz. Ali’nin (aleyhi selâm) yanına gelip, ona baktıktan sonra, biri ötekine ‘gerçekten bu bizim Tevrat’ta okuduğumuz Peygamber’in vasisi, halifesi, kızının kocası, iki torununun babası ve Resulullah’tan sonra hakkı ikame edecek olan kişidir.’ Sonra Hz. Ali’ye (aleyhi selâm) Ey efendi! Senin Resulullah’la akrabalık bağın nedir?” diye sordular. Hz. Ali (aleyhi selâm) “O benim kardeşim”dir ve ben Onun varisi, vasisi, Ona ilk iman eden, Onun kızı Fatıma’nın kocasıyım.” Dediler ki: “Bu övünülecek bir akrabalık bağı, yakınlık makamı ve Tevrat’ta okuduğumuz özelliklerdendir.”
Sonra Hz. Ali’ye (aleyhi selâm) dediler ki: “Rabbin Azze ve Celle nerededir?” Hz. Ali (aleyhi selam) şöyle buyurdu: “Eğer isterseniz Peygamberiniz Hz. Musa’nın ahdi zamanında olan (olay)dan size haber vereyim ve eğer isterseniz bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed’in ahdi döneminde olan (olay)dan size haber vereyim?” dediler ki: “Bizim peygamberimiz Hz. Musa’nın (aleyhi selam) ahdi zamanında olandan haber ver.” Bunun üzerine Hz. Ali (aleyhi selâm) şöyle buyurdu: “Birisi doğudan, birisi batıdan, birisi gökten ve biri de yeryüzünden olmak üzere dört melek geldi. Doğudan gelen melek, batıdan gelen meleğe nereden geliyorsun? diye sordu. Batıdan gelen melek rabbimin katından geliyorum, dedi. Bunun üzerine batıdan gelen melek, doğudan gelen meleğe nereden geliyorsun? diye sordu. Doğudan gelen melek rabbimin katından geliyorum, dedi. Gökyüzünden inen melek yeryüzünden çıkan meleğe nereden geliyorsun? diye sordu. Yeryüzünden çıkan melek, rabbimin katından geliyorum, dedi. Bununun üzerine yeryüzünden çıkan melek, gökyüzünden inen meleğe nereden geliyorsun? diye sordu. Gökyüzünden inen melek, rabbimin katından geliyorum, dedi. Bu sizin peygamberiniz Hz. Musa’nın ahdi zamanında olan olaydır. Ama bizim peygamberimiz Hz. Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve alih) ahdi zamanında olan olay Allah’ın muhkem kitabındaki şu sözüdür: “Üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncüsü mutlaka O'dur. Beş kişinin gizli konuştuğu yerde altıncısı mutlaka O'dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir. (Mücadele, 7)”
Yahudi olan o iki kişi dedi ki: “Ne sebep oldu ki o iki arkadaşın (Ebu Bekir ve Ömer) seni layık olduğun o makama çıkmana mani oldular?!” Tevrat’ı Musa’ya nazil edene and olsun ki gerçekten sen hak olan halifesin. Senin özelliklerini kitabımızda görmüş ve mabetlerimizde onu okumuştuk. Kuşkusuz sen bu işe daha lâyık ve sana galebe çalanlardan daha müstahaksın.” Hz. Ali (aleyhi selâm) şöyle buyurdu: “Onlar kendilerini öne atarak beni geri ittiler. Onların hesapları Allah Azze ve Celle’yedir. Onlar durdurulacak ve sorgulanacaklardır.”
* Hadisi, Abdurrahman b. El- Esved, Cafer b. Muhammed’den (aleyhi selâm) O’da değerli babası imam Muhammed Bakır’dan (aleyhi selâm) rivayet etmiştir. Hadis, Şeyh Saduk’un Tevhit adlı kitabından nakledilmiştir.
ABNA.İR