12 Mart 2013 - 15:29

BM'ye bağlı Uluslararası İnsan Hakları Soruşturma Komisyonu'nun Suriye hükümetinin sunduğu bilgi ve belgeleri gözardı ettiği belirtiliyor. Komisyon, muhalif silahlı grupların sunduğu raporları dikkate alırken, muhaliflere silah temin eden ülkeler arasında Katar ve Türkiye'nin isimleri zikredilmiyor.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- BM'ye bağlı Uluslararası İnsan Hakları Soruşturma Komisyonu'nda oturumunda Suriye'de insan hakları tartışıldı. Tartışmada, komisyonun işlevine ilişkin ilginç detaylar da ortaya çıktı.

Suriye’nin İnsan Hakları Konseyi daimi temsilcisi Faysal Hamvi, dünkü oturumda, Konsey'in uyarılara rağmen ırkçı ve mezhepçi kışkırtmaların peşinden sürüklendiğini söyledi.

RAPORLAR SADECE MUHALİFLERDEN

Komisyonun, Suriye'nin içinde ve dışında doğrudan yada görüntülü iletişim yoluyla muhaliflerle yüzlerce görüşme yaptığını itiraf ettiğine değinen Hamvi, komisyonun bunların dışında hiç kimseyle görüşmemesini eleştirdi. Hamvi, buradan yola çıkarak raporların “tek taraflı ve şüpheli tanıklıklara” dayandığını kaydetti.

SİLAH TEMİN EDEN ÜLKELER NEDEN YOK

Oturumda, Suriyeli muhalif gruplara silah ve teçhizat temin eden ülkeler konusunda tartışma yaşandı. Komisyonun sunduğu raporlarda “bazı ülkelerin silahlı grupları finanse ettiği” kaydedilirken, bu ülkelere ilişkin bilgi verilmiyor.

Hamvi, “Komisyon neden Katar başta olmak üzere bu ülkelerin adını vermekten kaçındı? Bununla birlikte sınırdan düzenli şekilde büyük miktarda silah kaçırıldığını söylerken silah ve kiralık teröristlere sınırlarını tamamıyla açan Türkiye’nin adını zikretmedi” diye soruyor.

SURİYE'DE ALT YAPI YOK EDİLİYOR

Hamvi, komisyonun Suriye’de ekonomik ve insani durumların gerilemesi, alt yapının yıkılmasından söz ederken “El-Kaide ve Nusra Cephesine bağlı grupların sağlık ve hizmet kurumlarına yönelik saldırıları ve tarım ürünlerini yakmasına değinmediğini” belirtiyor.

Hamvi şöyle devam ediyor: “180. Maddede belirtilenler öldürücü bir hatadır. Çünkü komisyon Uluslararası Güvenlik Konseyi'ne tavsiyelerini sunma yetkisine sahip olmadığını biliyor. Bununla birlikte Suriye ulusal soruşturma komisyonunun çalışmalarını sürdürdüğünü de biliyor. Dolayısıyla uluslararası makamlara başvurmak için adım atmadan önce ulusal çabalardan yararlanmamıştır” diye belirtti.

Hamvi, “komisyonun yetkilerini ve uzmanlık alanını unuttuğunu ya da bildiği halde dünya kamuoyunu yanıltmakta kararlı olduğunu söyleyerek uluslararası kanunların özüne zarar veren tavsiyeler sunmakta kararlı ise güvenlik konseyinin teröre destek veren ülkeler listesine Katar ve Türkiye’yi neden eklemediğini” sordu.

KATAR VE TÜRKİYE'YE AĞIR ELEŞTİRİ


Raporun bu yönüyle “profesyonel ve güvenilir olmadığını” ifade eden Hamvi, bazı Arap ülkeleri ve diğerlerinin Suriye krizini uluslararasılaştırma ve askeri müdahale çabalarının başarısızlıkla sonuçlandığını kaydetti.

Bu başarısızlığın ardında “iki yıl boyunca Katar'ın 30 ülkeden on binlerce kiralık teröristi finanse edip silahlandırması Türkiye’nin de üsler kurup cihada göndermesi yoluyla komployu sürdürdüklerine” işaret etti.

“KOMPLO ÇIKMAZA GİRDİ”


Komplonun bugün çıkmaz yola girdiğini belirten Hamvi, “komployu destekleyenlerin krizin Suriyelilere gerçek düşmanları ve dostlarını gösterdiğini, Suriye halkının Suriye’yi yaşadıkları gerici düşünce ve dini yanılsamalar çağına geri götürmek isteyen düşmanlarını unutmayacağını” vurguladı.