Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Yurt Gazetesi ve Bağımsız Dergisi muhabiri Barış Terkoğlu, analist ve yazar Gareth Jenkins ve Freedom House Avrasya Program Direktörü Susan Corke Turkish Policy Center ile Atatürk Society of America adlı kuruluşların Washington'da The National Press Club (Ulusal Basın Kulübü)’nde düzenlediği Türkiye'deki Basın Özgürlüğü ve Yargıdaki uygulamalar konulu panelde konuştu.
‘İktidarın Gazetecileri’
Terkoğlu, Türkiye'de basına yapılan baskıları örnekleriyle anlattı. “Türkiye'de bir gün sabaha karşı eviniz basılabilir, inandırıcı hiçbir delil olmadan tutuklanabilirsiniz. Tanımadığınız insanlarla birlikte terör örgütü kurmakla suçlanabilirsiniz. Benim başıma gelen buydu” dedi.
Terkoğlu, Türkiye'de demokrasiye hukuka ve basın özgürlüğüne yönelik iki tehdidin Başbakan Tayyip Erdoğan ve ABD’de himaye edilen Fethullah Gülen'in polis ve yargı teşkilatında yasadışı bir şekilde örgütlenen takipçileri olduğunu anlattı. Sık sık medya patronlarını da eleştiren Terkoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Son dönem Türk basınında yükselen medya patronu Başbakan benim idolümdür. Son dönem Türk basınında yükselen genel yayın yönetmeni Başbakan benim Atam'dır ifadelerini kullandı. Gazeteciliğini iktidarlara hediye eden bu insanların özgürlüğünü kaybettiğini düşünüyorum."
Obama Yönetimi De İzledi
Turkish Policy Center Başkanı Yurter Özcan'ın yönettiği panele çok sayıda izleyici katıldı. ABD basını, Obama Yönetimi ve düşünce kuruluşları temsilcilerinin ilgiyle izlediği 2 saat süren panelde, Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğü karşısındaki faktörler vurgulandı. Gareth Jenkins, Başbakan Erdoğan ile Fethullah Gülen faktörüne medya kuruluşlarının kendisini de ekledi.
Bir kaç ay önce yayınladığı sert raporla AKP hükümetini eleştiren Freedom House adına konuşan Susan Corke, " Amerikan hükümetine Türkiye'deki bu durumu çok yakından izlemesi gerektiğini söylüyoruz. ABD dahil Batı, demokrasinin güçlendirilmesi yolunda daha çok destek olmalı" dedi. Corke, Türkiye'de sivil toplum kuruluşlarına daha geniş özgürlük tanınmalı. Yeni anayasa çalışmaları sonunda ortaya otoriter bir başkanlık sistemi çıkması, kaygı verici bir olasılık" şeklinde konuştu.
Jenkıns: Davalar Düzmece
Gareth Jenkins'in de Türk Gazetecilere dönük eleştirisi dikkat çekti. "Bir kısım gazeteciler Başbakan veya yakın çevresinden gelecek baskı ve talimatları yerine getirmeye fazlasıyla hazır" dedi. Hükümetin hedefindeki gazetecilere baskı amacıyla çok değişik yöntemlere başvurduğunun iddia edildiğini söyledi. Jenkis'e göre, Türkiye'de toplumun neredeyse tamamı sindirilmiş durumda. Jenkins "Oysa bir toplumda ancak muhalifler özgürse toplum da özgürdür denebilir. Türkiye'de medya kuruluşları, kendi özgürlüğünü sınırlayan girişimlere karşı dayanışma içinde değil. Belli medya kuruluşlarına ya da gazetecilere hükümetin ya da başbakanın yaptığı saldırıları bir kısım medya ve gazeteciler memnunlukla karşılayabiliyor. Ergenekon ve Balyoz iddianamelerinin tamamını okudum. Çok büyük bir bölümü düzmece. Dijital verilerin ve bilgisayar dosyalarının yaratıldığı tarihler, iddianameler içindeki tarih hataları, iddiaların asılsızlığını kanıtlıyor" şeklinde konuştu.
Corke ve Gareth dinleyicilerin, "ABD ne yapabilir?" şeklindeki sorularına karşılık, ABD'nin Türkiye'yi, Orta Doğu'daki diğer Müslüman nüfuslu ülkelere örnek gösterdiğini, demokrasi, hukuk ve özgürlükler alanında daha iyi bir örnek olmasını da isteyebileceğini söylediler.