28 Mayıs 2013 - 15:55
Hizbuşşeytan’ın Yanında; Hizbullah’ın Karşısında

Hizbullah, hamaset ve direniş ruhu ihraç eder; Hizbuşşeytan, laiklik, teslimiyet, diyalog ve yezidi ruh ihraç eder.

Bismi Rabbil muvahhidin!

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Hayrat Vakfı tarafından Ankara’da düzenlenen “6. Risale-i Nur ve İttihad-ı İslam Sempozyumunda ‘İslam dünyasının problemleri ve çözüm yolları’ konulu konferansa katıldı. Hizbullah’ın Esed’in yanında yer alma kararını eleştiren Bozdağ, şunları söyledi: “Buradan söylüyorum. Sen ‘Esed’in yanında yer alıyorum’ diyorsun. Nereden gücü alıyorsun? Müslümanları öldürmek için, kendi kardeşini öldürmek için, kardeşlerine ölüm kusanların yanında yer aldığını söyleyenler, kendilerine İslam’dan Kuran’dan güç devşirmesinler. Müslümanları birbirine düşürmek isteyen, birbirine kırdırmak isteyen şeytandandır. Kimse kusura bakmasın. Çok açık, çok net buradan bir kez daha söylüyorum. Adını da Hizbullah’ın değiştirmesi lazım, hizbüşşeytan yapması lazım. Hem adınıza Hizbullah diyeceksiniz hem de tanımadığınız bilmediğiniz masum kadınları, çocukları yaşlıları öldürmek için harp ilan edeceksiniz. Böyle saçmalık olabilir mi? Böyle bir anlayış olabilir mi?”

Hükümeti temsil eden bir zat sözüm ona vahdeti amaçlayan bir sempozyuma katılıyor. Hezeyan kokan ifadeler kullanarak sempozyumun ruhuna aykırı davranışlar sergiliyor. Sayın Bakan, İslam kardeşliğini baz alan ifadeler kullanması gereken bir ortamda, kin ve nefret tohumları saçıyor, Müslümanların kardeşliğini zedeleyen ifadelere yer veriyor. Bozdağ’ın, talihsiz açıklamalarına sempozyumu tertip edenlerden herhangi bir tepki verilmemesini de nazara alırsak Bu sempozyuma olsa olsa “İttihad-ı Müstekbiran”, ya da “Hizbuşşeytan Sempozyumu” demek gerekiyor. Bir gün sonrasında Sayın Arınç, Bozdağ’ın ifadelerini onayan tarzda talihsiz bir açıklama yapıyor.

Rabbimiz Maide Süresinin 56. ayetinde şöyle buyuruyor; “Ve men yetevellallâhe ve resûlehu vellezîne âmenû fe inne hızbellâhi humul gâlibûn” (Allah'ı, O'nun resulünü ve iman edenleri dost edinen/Allah'tan, O'nun resulünden ve iman edenlerden yüz çeviren bilsin ki, galip gelecek olanlar Allah'ın taraftarlarıdır.)

Yine Mücadele Süresinin 19. ayetinde; “İstahveze aleyhimuş şeytânu fe ensâhum zikrallâh, ulâike hizbuş şeytân, elâ inne hizbeşşeytâni humul hâsirûn.”(Şeytan onları sarıp kuşatmıştır; böylelikle onlara Allah'ın zikrini unutturmuştur. İşte onlar, şeytanın fırkasıdır. Dikkat edin; şüphesiz şeytanın fırkası, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.) buyurulmaktadır.

Peki Hizbullah neyin mücadelesini vermektedir? Hizbuşşeytanın amacı nedir? Yazımızda acizane bu hususu aydınlatmağa ve okuyucumuzun mukayese yapmasına fırsat tanımak amacını gütmekteyiz.

Hizbullah ehlisünnetle vahdetin çabasını güder; Hizbuşşeytan Yahudi ve Nasranilerle diyalog arayışındadır;

Hizbullah Filistinli ve kan ağlayan coğrafyaların bebeleri için gözyaşı döker; Hizbuşşeytan, Yahudi bebelerine gözyaşı döker;

Hizbullahın füzelerinin hedefinde Telaviv ve Amerikan üsleri vardır;Hizbuşşeytanın füzelerinin hedefinde İran, İslam beldeleri ve Hizbullah’ın mevzileri vardır.

Hizbullah, hamaset ve direniş ruhu ihraç eder; Hizbuşşeytan, laiklik, teslimiyet, diyalog ve yezidi ruh ihraç eder.

Hizbullah, müstekbirlere ve tağut güçlere karşı kıyam eder; Hizbuşşeytan sahabe mezarlarına, türbelere, mescidlere saldırır ve savunmasız sivillere karşı kıyım yapar.

Hizbullah, ümmete umut aşılar; Hizbuşşeytan, yeis ve karamsarlık pompalar.
Hizbullah, ümmete 33 gün ve 22 gün savaşları sonucunda zafer sevincini miras bırakır; Hizbuşşeytan, nekbe ve nekse günlerinin utancını miras bırakır.

Hizbullah, Allah’ın boyası ile boyanmıştır; Hizbuşşeytan, Amerika ve Siyonizm boyası ile boyanmıştır.

Hizbullah, “şefaat ya resulallah!” diye haykırır; Hizbuşşeytan, “sefahat ya resulallah!” diye haykırır.

Hizbullah, yeryüzünde Allahın mescidlerini imar eder: Hizbuşşeytan, yeryüzünde şeytanın saraylarını inşa eder.

Hizbullah, ahiretini imar etmek için dünyasını satar ve en azizlerini dava için kurban eder; Hizbuşşeytan, dünyasını imar etmek için ahiretini ve imanını müstekbir güçlere kurban eder. 
Hizbullah, kızıl ölüme aşıktır. Zillet altında yaşamaktansa izzetle ölmeği yeğler; Hizbuşşeytan kara ölümü arzular. İzzetle ölmeği zillete tercih eder. Teslimiyet halkasını kendi eliyle boynuna geçirir.

Hizbullah, sünnetullahı ihya etmenin kavgasını verir; Hizbuşşeytan, bidat ve hurafeleri diriltmenin çabası içerisindedir.

Hizbullah, hak, adalet ve eşitliği hayata geçirmenin kavgasını verir. Hizbuşşeytan, kapitalizmi zemzem suyuyla yıkayıp kitlelere pazarlamanın gayretindedir.

Hizbullah, zer-zor ve tezvire karşı mücadele sahasındadır; Hizbuşşeytan, bel’am-karun ve haman üçlemiyle kitleleri uyutma çabasındadır.

Hizbullah, imam mehdiyi özler. Hizbuşşeytan, Obamayı özler.

Hizbullah, imam mehdinin sırtını kabeye dayayıp; “Ben mehdiyim” feryadını özler, Hizbuşşeytan, Obamanın sesini özler.

Hizbullah, mehdi kıyamının özlemiyle yanıp tutuşurken; Hizbuşşeytan, “armagedon” savaşının kurgusunu yapar.

Hizbullah, mehdi ordusuna nefer olmak ve “özgür Kudüs” düşüncesini hayata geçirmek için mücadele ipine tutunup başrolü oynarken; Hizbuşşeytan, “arz-ı mev’ud” ütopyasının hayata geçirilmesinde figüranlığa razıdır.

Hizbullah neferleri, takvada yarışır. Hizbuşşeytan leşkerleri, malda-mülkte yarışır.

Hizbullah erleri, direnişe koşar; Hizbuşşeytan bendeleri, hurilere koşar.

Hizbullah, rahmet ve merhamet tanrısına iman eder; Hizbuşşeytan, savaş tanrısı marsa iman eder.

Hizbullah, İmam Ali’nin namazına aşıktır; Hizbuşşeytan, Muaviye’nin sofrasına.

Hizbullah, rabbinin rızasına taliptir; Hizbuşşeytan, Amerika ve İsrail’in ihsanına.

Hizbullah, fetih ruhuna sahiptir; Hizbuşşeytan, sefih ruhuna.

Hizbullah, İslam büyüklerinin mezarlarını süsler; Hizbuşşeytan, azizlerin mezarına pisler.
Hizbullah dirilerle savaşır. Hizbuşşeytan, ölülerle.

Hizbullah, Ebuzerleşmenin çabasını güder; Hizbuşşeytan, Karunlaşmanın.

Hizbullah, İbrahimi baltayı eline almış, putları kırmak azmindedir; Hizbuşşeytan, Azerin putlarını dikme gayretindedir.

Hizbullah, insanlığı diriltmenin kavgası içindedir; Hizbuşşeytan, özgürlük soluyan ağızlarından soylu siyah atları katletme arzusundadır.

Ne günlere kaldık canlar! Hizbuşşeytan olanlar, Hizbullah maskesine bürünüp karşımızda arz-ı endam etmekte. Büyük şeytanla kanka olanlar, ümmete tevhit minaresinden şirk ezanı okumaktalar. Kim Hizbullah; kim hizbuşşeytan aziz okuyucularımızın takdirine bırakıyoruz.

“selam çakanlar İlyaya
nur inkılap süreyyaya,
hepten nefer oldular
büyük şeytan ‘emrikaya”

Hizbuşşeytan taifesine inat; direniş erleri haykırıyor;

“Seyyid Hasan yoluna gurban
Pak-mutahhar soyuna gurban
Aydınlatmak için geceyi
Tutuşturduğun çırana gurban!”

Son sözümüz; AKP ve şürekası yakında nasıl bir inkılapla devrileceklerini bileceklerdir.

Selam ve dua ile!

Talip XEYLANİ – Taha Haber