Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Avrupa parlamentosunun sosyalist ve demokrat gurubunun başkanı Hans Svoboda (Hannes Swoboda), Tahran ziyaretinde İran İslam cumhuriyeti hükümet yetkilileri ve meclis başkanı ve milletvekilleriyle yaptığı görüşmede, AB'nin İran'a karşı yaptırımları kaldırma eğiliminde olduğunu, Amerika'nın da yaptırımları kaldırma konusunda ikna etmeye çalıştıklarını, gelecek aylarda bu yaptırımların kaldırılabileceğini söyledi. BMGK'nin İnsanlık dışı ve hukuk dışı siyasi emeller doğrultusunda İran'a karşı yaptırım kararı aldıktan sonra AB 27 Şubat 2007 de İran'a bazı malzemeler, yedek parçalar ve teknolojik mamullerin satışını yasakladı. AB daha sonraları da tek yanlı ve hukuk dışı olarak İran'a karşı yaptırımları ağırlaştırıp, kara ve deniz yoluyla İran'a nakledilen malların denetimlerini arttırdı.
AB dışişleri bakanları 14 Ekim 2012'de, sözde şüphe uyandıran nükleer programıyla ilgili uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmemekle suçladıkları İran'a insanlık dışı en sert yaptırımlaronaylamışlardı. İran'a ilave yaptırım kararlarıyla, nükleer faaliyetlerde yada balistik füzelerde kullanılan grafit, alüminyum ve çelik gibi metaller ve endüstriyel yazılımların bu ülkeye satışı durduruldu. Avrupa Birliği'nin 27 üyesi Amerika ve Siyonist güç odaklarının dolduruşuna gelerek İran'dan doğalgaz alımını da durdurmuştur. Buna İlave yaptırımlarla İran halkının 34 şirket ve kuruluşun AB'deki mal varlıkları bloke edildi.
AB dışişleri bakanları, insani ihtiyaçlara yönelik olanlar hariç Avrupalı finans kuruluşlarının İran bankalarıyla tüm işlemlerini yasakladı ve İran Merkez Bankası'na yönelik kısıtlamaları genişletti. Yaptırımlarla AB tankerlerinin İran için petrol ve ürünlerini taşımaları ve AB şirketlerinin gemi inşa sektöründe İran'la iş yapmaları yasaklandı. İran halkı barışçı nükleer faaliyetlerin İran devletinin milli hakimiyet hakkının ayrılmaz parçası olduğunu vurguladığı halde, AB dışişleri bakanlarının kararlarında, ilave yaptırımların İran halkı yerine yönetimin nükleer programını hedeflediği iddia edilerek, bunları sona erdirmenin Tahran hükümetinin elinde olduğu, aksi halde yeni yaptırımlara gidileceği belirtilmişti.
Nitekim İran halkı cumhurbaşkanlık seçimleriyle AB ve Amerika'nın zorba ve insanlık dışı yaptırımlarına teslim olamayacağını, barışçı nükleer faaliyetlere milli şuur temelinde desteklediğini ispatladı. Amerika ve AB bu seçimlerin ardından bir ölçüde hatalarını anlamış bulunuyorlar. Nitekim haber kaynakları Amerika başkanı Barack Obama yönetiminin, yaptırımların yol açtığı ekonomik ve sağlık sıkıntıları hafifletmek amacıyla, İran'ın yurtdışındaki dondurulan mali kaynaklarını yavaş yavaş serbest bırakmayı planlıyor.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, İran'a karşı uygulanan ABD yaptırımlarını eleştirdi.
Ban Ki-moon da BM Güvenlik Konseyi'ne sunduğu "İran İslam Cumhuriyeti'nde İnsan Hakları Alanındaki Mevcut Durum" konulu raporunda, "İran'a karşı yürürlükte olan uluslararası ve tek taraflı yaptırımların, ülkenin nükleer programı konusunda 'çelişkili verilere' dayandığını, sonuçları ise İran halkına insani yardım yapılmasını zorlaştırdığını, İran toplumunun her alanında bu eksikliklerin hissedildiğini belirtti.
Ban Ki-moon'un raporunda ayrıca "Söz konusu yaptırımlar, 'BM projelerini gerçekleştirmek için gerekli malzeme sevkini, teknik yardım yapılmasını ve ülke için yeni donanım satın alınmasını "engelliyor. "Bankalar, yaptırımların dâhilinde olmayan insani yardım kuruluşları aracılığıyla bile transfer işlemlerine hoş bakmıyor" denildi.
Olumsuz döviz kurlarına bağlı olarak BM'nin İran proje maliyetlerinin sürekli yükseldiğini de belirten Ban ki Moon, "Yaptırımların, enflasyon hızını artırdığını, Hammadde ve enerji fiyatlarında yükselmeye, işsizliğin sürekli artmasına, ayrıca ilaç dâhil ihtiyaç malzemelerinin bulunamamasına neden olduğunu, özellikle bu yaptırımların kadınları ve zaten zor durumda olan ve ezilen kesimleri vurduğunu belirtti. İran İslam cumhuriyeti yetkilileriyse bu hukuk ve insanlık dışı yaptırımları kaldırmak amacıyla diplomatik ve hukuk davası girişimlerini başlattı. İran yaptırımlara karşı AB mahkemelerine dava açtı.
Bunun sonucu, İran'ın Mellet Bankası ve Saderat bankasına uygulanan boykotlar iptal edildi. İran İslam cumhuriyetinin barışçı nükleer faaliyetleri dosyası haksız olarak UAEA'dan alınıp, BMGK'ye devredildi. Amerika ve AB İran halkına karşı zülüm ve baskı konusunda yarış başlattılar. Fakat bu şiddet ve baskılara rağmen İran'ın barışçı nükleer faaliyetleri ve uranyumu zenginleştirme çalışmaları tamamen milli güçe dayalı olarak daha bir geliştirildi. Bu nedenle Batılı güç odakları yeniden nükleer müzakere masasına dönme zorunda kaldılar.
AB üyesi ülkelerin halkları da İran'a karşı zalimane ve insanlık dışı yaptırımların kaldırılmasını istiyorlar. Bu nedenle AB yöneticileri de bu haksız ve hukuk dışı yaptırımları kaldırmak için bazı girişimlerini başlattılar.
Merziye Zaeri
25 Ekim 2013 - 06:55
News ID: 475250
Avrupa Konseyinin sitesinde yapılan değerlendirmede, AB'nin İran İslam cumhuriyetinin nükleer münakaşasını çözümleyip, yaptırımları kaldırabileceğini belirtildi. Bu değerlendirmeye göre, 5+1 gurubunun 3ü AB üyesi Almanya, İngiltere ve Fransa'da oluşuyor. Bu nedenle AB diplomatik yolları geliştirip, yaptırımları iptal ederek, İran'ın AB pazarına girmesini sağlayabilir.