Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Beyaz Saray'ın, İran'ın nükleer silah üretmeye çalıştığı ve ABD için stratejik bir tehdit oluşturduğuna ilişkin kanısının paylaşıldığı raporda, istihbarat örgütlerinin bu kanıyı destekleyecek
yeterince somut bilgi sağlayamadığı kaydediliyor.
Rapor, başta ABD olmak üzere Batı ile İran arasındaki nükleer anlaşmazlıkta, Batı'nın zaafına da işaret ediyor aslında. İran'ın nükleer silah üretme sürecinde bulunduğu temelde Batı'nın bir kuşkusundan ibaret.
...
İkinci rapor Britanya'nın önde gelen araştırma kuruluşlarından The Chatham House ile Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün (KUİE) ortak çalışması. Rapordan bazı satırbaşları şöyle:
-İran'ın Irak'taki nüfuzu ABD'den daha fazla.
-İran, Ortadoğu ile Asya'nın kesiştiği noktada baş oyuncu olarak her geçen gün ABD'ye karşı bir rakip haline geliyor.
-ABD bölgede poker oynarken İran satranç oynuyor. Tahran daha uzun vadeli, daha zekice düşünüp hareket ediyor ve kalpleri ve zihinleri kazanmada çok daha başarılı.
-ABD 'kaba güç' açısından üstün durumda. Buna karşılık İran 'yumuşak güç' kullanarak daha etkili. Bush yönetimi, stratejik çıkarları doğrultusunda siyaset ve kültürü öne sürmede pek başarı kaydedemedi. Oysa İran, bölgeye hâkimiyeti, güçlü tarihi bağları ve idari yetenekleriyle Batı'ya karşı önemli bir avantaja sahip.
Tarihçi Robert Kagan, 11 Eylül'ün ardından ABD ile Avrupa'nın dünyaya bakışlarındaki tezatı, 'Amerikalılar Mars'tan, Avrupalılar Venüs'ten' diye kodlamıştı. 'Amerikalılar poker, İranlılar satranç oynuyor' ifadesi ki The Chatham House/KUİE raporunu kaleme alan ekipten araştırmacı
Nedim Şehadi'ye ait.
Ahir zamanlar bir yana, İran 1980'lerin başından itibaren bölgesel bir güç haline gelmenin hesabını yapıyor. Bir yandan Amerikan karşıtlığının kalesi işlevini üstlenerek, bir yandan da gerektiğinde silah üretimine de olanak sağlayabilecek nükleer enerji teknolojisine ulaşmaya çalışarak. Bin yıllık devlet geleneği, nüfusu, yeraltı zenginlikleri vs. İran'ı bölgesel bir güç olmaya pekâlâ aday yapabilecek nitelikte.
İran, giderek güçlenen konumundan yararlanarak, Batı'yla satranç oyununu da sürdürüyor. Son hamlesi, önceki BM Güvenlik Konseyi'nin, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 31 Ağustos'a kadar durdurmasını isteyen 1696 sayılı kararına verdiği karşılıkla yaptı Tahran yönetimi. İran, talebi reddetti ama pazarlık kapısını da açık bıraktı. Bu şu anlama geliyor: İran, söz konusu faaliyetler uğruna BM yaptırımlarına maruz kalmayı göze alıyor.
Radikal - Erdal Güven