26 Kasım 2013 - 20:30
Bir Sonraki Savaş “Nehrevan”da!

Allah’ın adıyla İslam İnkılabı’nın dünyanın yeni güç dengesi olduğu egemen güçler tarafından resmen kabullenilip tescillendi. Amerika ve yandaşları dünya üzerinde asırlardır devam eden “Batı” tasallutunun sona erdiğini bizzat kendileri deklare ettiler.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Bugün sevinmek mazlum ve mahrumların hakkı. Zira onların yüzyılı başlıyor. “Doğu Medeniyeti”nin sahne perdeleri açılıyor.Tarihin nadir anlarından birine şahitlik ediyoruz. Dünya, tarihte eşine az rastlanır bir hızda değişim ve kırılma yaşıyor. Toplumlar tam farkına varmasa da bir çağ açılıp bir çağ kapanıyor.Her şey “Büyük Şeytan Amerika” ve yandaşlarının “direniş hattı”nın belini kırıp “İslam inkılabı”nı boğmak için başlattıkları “örtülü dünya savaşı” yani “Suriye Vekalet Savaşları” ile başladı.Pentagon ofislerinde yapılan planlar Suriye cephesinde tarumar oldu. “İslam İnkılabı”, gerek teknolojisi gerek stratejisi ve gerekse siyaseti ile “Suriye Vekalet Savaşı”nı “direniş cephesi”nin kazanmasını sağlamakla kalmayıp, daha fazlasına da hazır olduğunu ortaya koydu.Burnu sürtülüp dişleri sökülen Amerika, önce Rusya’nın aracılığına sığınıp “kimyasal silahların imhası”nı yüzüne perde ederek yenilgiyi kabullendi ve Suriye cephesinden çekilmeye başladı. Ardından Cenevre’de P5+1 ülkeleri (BM Güvenlik Konseyi Üyeleri; ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin ve Almanya) İslam İnkılabı ile resmi başlık olarak belirlenen “nükleer” mevzusu (ana başlığı altında muhtemelen pek çok konuyu kapsayan), öncelikle Ortadoğu’nun ve ilerleyen süreçte tüm dünyanın geleceğinin belirlenmesinde birinci dereceden etki sahibi olacak bir ön antlaşma üzerinde el sıkıştılar.“Obama”nın varılan antlaşmayı ilk olarak kendisinin duyurabilmesi için özel bir gayret göstermesi ilginçti. Dünya ya savaş tehdidinin ortadan kalktığını söylerken büyük bir sevinç içerisindeydi. Peki, nedir bunun anlamı? Obama, halkına ve yandaşlarına: “İslam İnkılabı ile savaşa girmeyeceğiz, bu konu da onu ikna ettik. Ve var olan cepheleri kapatmak için gayret içinde olacağız!” demek istiyor. Peki, bunun anlamı nedir? Bu Obama’nın diplomatik bir dil ile “İslam İnkılabı”nın artık küresel bir güç dengesi olduğunun ve P5+1 şeklinde olan dünya düzeninin yıkılıp yeni dünya düzeninin “P5+1+İslam İnkılabı” şeklinde olduğunun beyan edilmesidir.Yeni düzenin el atacağı ilk uluslararası düzenlemenin de “Suriye” olacağı BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon tarafından antlaşmanın üzerinden henüz saatler geçmeden açıklandı. Düzenlenmemesi için Amerika ve “yapay Suriye muhalefeti”nin ipe un serdiği Cenevre-2 Konferansı’nın 22 Ocak’ta yapılacağı açıklandı.Bu gelişmelerin öncelikle Suriye ve ona paralel olarak tüm Ortadoğu coğrafyasına hayati değişim ve kırılmalara yol açacağı kesindir. Bölgede Amerika ile iş tutan tüm ülke ve iktidarlar kaybettiler. Kendilerini Amerika’nın bölgedeki üçüncü kolu gibi gören cemaat, STK, medya ve kanaat önderleri sadece umut ettikleri menfaatlerini değil haysiyetlerini de kaybettiler.Yazımızın son bölümünde ise şu soruyu çözümlemeye çalışalım: “Tüm  bu gelişmeler ışığında acaba Suriye’de yürütülmekte olan karmaşık uluslararası proje nasıl sonlanır? Suriye’de kim kazanır kim kaybeder?”P5+1 diye adlandırılan dünyanın egemen güçleri, islam İnkılabı’nın ilk günden bu yana savunageldiği “Suriye’de ancak siyasi çözüm uygulanabilir” noktasında buluştular.Bundan sonraki süreçte hızla “Suriye iç muhalefeti” ile Suud ve Katar’ın paraları ve diğer bazı(!)larının organizasyon ve eğitimi ile dünyanın dört bir yanından devşirilip gayrimeşru yollardan Suriye’ye sokulan “Selefi/Vahhabi örgüt ve savaşçılar” ayrışacaklar.Hiçbir kutsalı olmayan, hiçbir hukuku tanımayan, kendi nefislerini ilah edinmiş, kendisi dışındaki herkesin mal, can ve namusunu helal bilen bu mağara adamlarının imkan bulduğunda neler yapabildikleri kendilerine uşaklık ettikleri emperyalist ve Siyonist efendilerini bile şaşkına çevirmiş durumda!.Ayrışma derinleştikçe Suriye iç muhalefeti tek çıkar yolun siyasi çözüm olduğunu kabullenecek (ya da kabullenme durumunda kalacak). Selefi/Vahhabi tüm yapı ve savaşçı çeteler ortada kalacak. Efendileri onları terk edecek. Zaman ilerledikçe kendilerince “kurtarılmış bölge” dedikleri alanlarda yığılacaklar…Bir sonraki savaş bu kurtarılmış(!) ve İslam hükümeti(!) ilan edilmiş bölgelerde yaşanacak. Şu işe bak, planlasan olmaz! Dünyanın dört bir yanından bin bir zahmetle toparlanıp Suriye’de dar bir koridora yerleştirilmiş bu “zamane Haricileri” bir kez daha akılsızlıklarının tam karşılığını görecekler… Bir sonraki savaş “Nehrevan”da yaşanacak! İnsanlık bir kez daha “oh” diyecek!Ancak Selefi/Vahhabi örgütler, parasıyla, siyasetiyle, eylemiyle kendilerini destekleyip daha sonra direnişin önüne atan efendilerine kin bağlayacaktır. Kutsalı olmayan vahşi bir kin!.Suriye’de Amerika ve yandaşları yenildi. Antiemperyalist cephe, direniş, İslam İnkılabı kazandı. Mazlumlar ve mahrumlar tarihe bir kez daha not düştüler: “Savaşı kazanan makineler değil, yüreklerdir!”Kemal Şükrü SEVİNDİK