Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Hatay ili ve merkezi Antakya geçmişi binlerce yıla uzanan bir ‘masal diyarıydı’.. Farklı inanç ve kimliklerin birarada uyum içinde yaşadığı bu ilimiz, önce Suriye krizi ardından bu yıl mayıs ayında Reyhanlı’daki bombalama ve Gezi sürecinde derinden sarsıldı. Deyim yerindeyse, 2013 senesi Hataylılar için kâbusa dönüştü. Kent sakinleri şimdi 2013’e veda ederken, kâbuslarından kurtulma arzusunda... Ancak Suriyeli sığınmacılar çok büyük bir sorun. Kimi ilçelerde nüfus dengeleri tümden değişmiş. Örneğin Reyhanlı artık ‘küçük bir Suriye’ye dönüşmüş. İlk genelinde El Kaide bağlantılı grupların gölgesi de kalkmış değil...‘MEZHEPSEL SINIRLAR’Hataylıların Sünni’si, Alevi’si, Hıristiyan’ı ortak vurguları “Burada biz hepimiz biriz, birlikte yaşarız”. Ancak yeni mahalli sınırlarla oluşturulan genişletilmiş Defne bölgesinin neredeyse ‘topyekûn’ Alevilerden oluşturulması, bir şekilde ‘mezhepsel sınırlar’ çizildiğine yoruluyor. İl merkezi Antakya’nın dış mahalleleri, bir kısmı TOKİ’nin inşa ettiği sitelerle dolmuş.Hatay ilinin nüfusu 1 milyon 485 bin. Antakya’da 330 bin. Alevilerin yoğun yaşadığı Defne’de nüfus 135 bin. Antakya civar beldelere yayılmış hâlde kendilerine yeni bir yaşam kuran Suriyelilerin sayısı ise 140-160 binin üzerinde ifade ediliyor. Kamplar hariç. Bu Suriyeliler daha ziyade Sünni mahallelerde yaşıyorlar, kendilerine ait işyerleri var, çocuklarını yine sığınmacılar için kurulan okullara gönderiyorlar.SİVİLLER BİR YANAAntakya merkezdeki ahalinin şikâyeti sivil sığınmacılardan ziyade sakallı, askerî giyimli radikal İslamcılardan. Onlar kısaca ‘Kaideci’ diyorlar. Reyhanlı bombalaması sonrası bunların görünürlüğü azalmış. Yine de caddelerde rastlamak hiç zor değil.SURİYE PLAKALI ARAÇLARTümüyle çehresi değişen ilçe ise Antakya’ya 40 kilometre ötedeki Reyhanlı. Reyhanlı 11 Mayıs’ta 52 kişinin öldüğü bombalamanın hedefi olmuştu. Enkaza dönen binaların yerine yenileri yapılmaya çalışılıyor, bazıları yeni onarılmış. Beldenin resmî nüfusu 63 bin 300 ama 70 bin olarak ifade ediliyor. Reyhanlı’ya yerleşen Suriyelilerin sayısı ise 70-80 bin. Belde ‘muhaliflerin küçük Suriye’si hâline gelmiş. Cadde ve sokaklardaki araçların plakalarından bile anlamak mümkün. Yarı yarıya Suriye plakası var dersem abartmış olmam. Reyhanlı’daki tabelalarda muhakkak Arapça da kullanılıyor. Ev kiraları iki göz oda için 1000 liraya çıkmış. Sokaklarda yatıp kalkan sığınmacılar da bulunuyor. Pek çok Suriyeli akrabaları yahut aracılar sayesinde kendi işyerlerini aşmış. İşçi olarak çalışanlar da normalin çok altında bir ucuz işgücü yaratıyorlar.PARA OTOMOBİLDEKaçakçılık ulu orta. Otomobillerin bagajlarına tıkıştırılmış mallar hemen göze çarpıyor. Cilvegözü sınırında da öyle. Reyhanlı’da otomobil alım satımı iyi para kazandırıyor. Hafta başında İslami Cephe’nin karşı taraftaki Bab el Hava sınır kapısına yerleşmesi sebebiyle sınır kapatıldı. TIR’ların Suriye’ye girmek üzere iki sıra üç dört kilometrelik kuyruk oluşturduğuna tanıklık ettik. Azımsanmayacak kadarı otomobil yüklüydü. Dikkat çeken bir nokta da buradaki Bulgaristan plakalı araçlar. Kimi esnaf, bu ülkeden getirilen araçların plakalarının değiştirilerek 5-10 bin TL’ye satıldığını öne sürüyorlar. Vergi yok. Yerel ahalinin mazot kaçakçılığı yine had safhaya çıkmış, merkezi ise Hacıpaşa. Kime sorsanız sıradan bir vakaymış gibi anlatıyor. Asi Irmağı üzerinden iplerle para dolu sepetini karşıya yolluyorsun, üzerinde kendi sembolünün bulunduğu mazot bidonları geliveriyor. Vergi yok, muhalifler komisyonunu alıyor, herkes mutlu mesut.TIR FİLOSUNUN HÂLİAntakya’nın ve Hatay ilinin en büyük meselesi ekonomi. Suriyelilerin oluşturduğu ucuz işgücü, yaygın bavul ticareti ilin ekonomisini sarsmış görünüyor. CHP İl Başkanı Servet Mollaoğlu, “Ortadoğu’ya yönelik TIR trafiğiyle günde bir iki milyon dolar dönerken, Hatay İstanbul’dan sonra en büyük TIR filosuna sahipken Suriye’deki gelişmelerle en az 30 milyar dolarlık kaybımız var” diyor. AKP İl Başkanı İsmail Kimyeci ise, hükümetin tüm sıkıntıları atlatmak ve ihracatçıları rahatlatmak için pek çok alternatif sunduğunu söylüyor. “Suriye şüphesiz etkilemiştir. Ama hükümetimiz bu etkiyi bertaraf etme noktasında basiretli bakış ve destekleyici yaklaşımlarda bulunmuştur, bundan sonra da bulunacaktır” görüşünü dile getiriyor.Tuna Ailesi: Bunlar kimi kandırıyorlar!Ahmet ve Fatma Tuna, 11 Mayıs’taki Reyhanlı bombalamasında, 17 yaşındaki evlatları Oğulcan’ı kurban vermişlerdi. Aradan geçen yedi ay acılarını dindirmemiş. Hiç unutamayacakları bu acıyla kendi memleketlerinde ‘yabancı’ konumuna düşmenin acısı birleşiyor. Yakında Ahmet Tuna emekliye ayrılacak. Reyhanlı’dan taşınmayı planlıyorlar. Onları, Reyhanlı’daki iki katlı evlerinde bulduk, hem gecikmiş taziyeye gittik, hem yedi ayda neyin değiştiğini sorduk.Acınızı tazelemek istemem ama bombalama olayını nasıl yaşadınız?Büyük bir ses duyuldu. Belediyeye füze atıldı dediler. Bomba patlamış. Üç dakika geçmeden cehennem gibi bir bomba patladı. Anlayacağınız bütün Reyhanlı sallandı. Oğulcan dershanedeydi, biliyordum. İlk işim oraya gitmek oldu. Her taraf kanlar içindeydi. Cehennem gibiydi. Cesetler içinde sakin biçimde oğlumu aramaya başladım. Postanenin yanında buldum.Oğulcan ne olmak istiyordu?Çalışkan dünya görüşü açık bir öğrenciydi. Okul birinciliği için yarışan bir öğrenciydi. Tek amacı pilot olmaktı. Olamadı. Dürüst bir çocuktu. Onun acısı çok büyük, unutamıyoruz, unutmayacağız.Peki, devlet size sahip çıktı mı?Geldiler başsağlığı dilediler, tazminat ödediler. Şehit ailelerine ödendi. Bir ara Başbakan Reyhanlı’ya geldiği zaman oğlum adına bir okul istemişti... Başka bir şey yok.Reyhanlı’da bombalamadan sonra yedi ayda ne değişti?İnsanlar yine korku içinde yaşıyor. Bu insanlar burada oldukça bu korku yaşanacak. Suriyeli vatandaşın günahı ne. Buraya geliyorlar, buraya sığınıyorlar ama onların içerisinde kim olduğunu ben nereden bileyim. Benim bir ikinci bir oğlumu, kızımı veya başka bir insanı niye ben feda edeyim.Siz güvende hissediyor musunuz?Hayır, ben hiç güvende hissetmiyorum. Önceden kapımız açık yatardık şimdi kapatıyoruz. Her taraf Suriyeli dolu. Evin önünde bütün Suriye arabaları. Korkuyoruz yani Suriyelilerden. Bu insanlar niye içimize geldi, niye aramıza geldi? Madem geldilerse, izin verildiyse, kampa götürsünler. Bizim aramıza gelmemeleri lazımdı. Bizim huzurumuzu bozdular. Benim oğlumun ne günahı vardı. Yiğit bir oğlandı, dershaneye gitti ölüsü geldi. Niye Reyhanlı seçildi? Niye önlem alınmadı. Önlemsizlikten patladı.Yeterince önlem alınmıyor mu?Yakalanmıyor, Ankara’dan geliyor bombalar, Konya’ya geliyor oradan Antakya’ya, Reyhanlı’ya geliyor, yakalanmıyor. Ben şimdi belime bir silah koyayım yakalarım; bunlar nasıl yakalanmıyor. Bunlar kimi kandırıyorlar? Bir gün bu ateş herkesi yakar. Acilen tedbir alınması lazım. Bu ateş yarın seni de yakar onu da yakar. Başka Oğulcanlar ölmesin. Benim oğlum öldü, başkaları ölmesin.ÖSO’lu: Kaidecilerle aramızda bir fark yokReyhanlı ile Antakya arasında vızır vızır bir araç trafiği var. Suriye plakalı araç görmek vakayı adiyeden. Fakat sınırı aşıp Suriye’de savaşan, ardından geri gelip dinlenen silahlı muhalifleri Antakya’da da bulmak mümkün. İşte bunlardan birisine Antakya’nın merkezinde ulaştık.Kod adı ‘Tarık’. 1,5 yıl Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) bağlı Sahil Tugayı’nda Türkmen Dağları’nda savaşmış. Son sekiz aydır lojistikle ilgileniyor. Sınırın ötesindeki silahlı muhaliflere malzeme ve para taşıyor. Eşi ve üç çocuğunu da Antakya’ya getirmiş.Nasıl oldu da bu savaşa katıldın?Hükümet değişsin diye mitinglere katıldım. Askerî idare vardı, onu kaldırmak üzere yola çıktık.Suriye’ye nasıl geçiyorsun?Reyhanlı’dan Bab el Hava’ya geçiyorum. Orada Özgür Suriye Ordusu’nun yeri var. Pasaportla girip çıkıyorum.Hangi gruba dâhilsin?
Sahil Tugayı. Antakya Grubu’na bağlıyız. Antakya grubu da erkâna bağlı. Özgür Suriye Ordusu’na bağlıyız.
Hâlâ çatışmalara katılıyor musun?
Ben 1,5 sene savaştım. Başlangıçta savaşın içindeydim ama şimdi lojistik cephesindeyim. Sekiz aydır lojistik destek sağlıyorum, kıyafet, para gibi.. Zaten sahil bölgesinde artık savaş da yok.
Nusra gibi, El Kaide bağlantılı örgütler için ne düşünüyorsun?Bu bölgeye esas Özgür Suriye Ordusu hâkim. Nusra ve ISİD’in esamisi okunmaz. Onlar Rakka, Der el Zor ve İdlib çevresinde varlar. Kendileri savaşçı. Biz onlarla askerî ilişki içindeyiz ama onlarla iç içe değiliz. Bizimle birlikte savaşıyorlar zaten. Ama önemli değil.El Kaide bağlantılı grupların kafa kesme ve infaz görüntüleri dünyada tepki çekiyor. Bu yöntemleri nasıl buluyorsun?Öyle bir şey yok. Onlar Müslüman akıdesine göre hareket ediyorlar. İyiler. Öyle bir şayia yayılmış ama doğru değil. Bu katliamları düzenli ordu yapıyor.İyi ama kendi çektikleri videoları İslamcı sitelerde yayınlıyorlar.Onlara bakış açım: Aramızda bir fark yok. Bütün Suriye halkının tek isteği var, demokratik özgür bir ülke. Hepsiyle beraber. Hıristiyan, Müslüman hepsi birarada.Türkiye’nin muhalifleri desteklediği iddiaları için ne dersin?Eğer Türkiye yardım etseydi biz bu düzenli orduyu zaten yok ederdik. Üç yıl önce Recep Tayyip Erdoğan, Hama’nın ‘kırmızıçizgileri’ olduğunu söylüyordu.Türkiye hiçbir yardım yapmadı mı?Türkiye lojistik destek sağlıyor, araç gereç sağlıyor. Bunları kendi gözlerimle gördüm. Ama en fazla hafif silah, kalaşnikof gibi, bu kadar. Elimizdeki silahların çoğu ganimet silahı. Biz tank ve uçak yardımı istiyoruz.Cenevre konferansında siyasi çözüm bulunmaya çalışılacak. Beşar Esad yönetimi ile masaya oturulacak. Konferansa nasıl bakıyorsun?Biz üç yıldır onlarla savaşıyoruz. Önce Beşar Esad ve iktidarla mücadelemiz vardı. Şimdi bütün dünya ülkeleriyle savaşıyoruz. Bütün dünya Esad’ı istiyor, dolayısıyla onlarla da savaşıyoruz. Biz Cenevre’ye karşıyız. Bize bir faydası olmaz.Fakat Suriye Ulusal Koalisyonu ve Konsey Cenevre’ye katılıyor?Cenevre’ye giden hiçbir zaman Suriye toplumunu temsil etmez. Bunlar Suriye’de yaşamıyor, İstanbul’da yaşıyorlar. Bu Cenevre’ye gidecek olanlar beş yıldızlı otellerde kalanlarNotlar...» Hatay algısındaki tuhaflık Atatürk Havalimanı içhatlar kapısında başlıyor. 404 no’lu kapıda Hatay uçağı ve sefer numarasının yazılı olduğu elektronik tabelada bir de hava sıcaklığı var: -17 0C. Allahtan arkamdaki iki genç durumun farkında dalgalarını geçiyorlar, “Şaşırmayın, ben bir seferinde -37 0C’yi gördüm. Antakya’ya indiğimizde anlaşılan donacağız” diyor. İnişte 4 0C ile karşılaşıyoruz.» Antakya Havaalanı’ndan bindiğimiz taksinin ağırbaşlı şoförü AKP sempatisini aktarıyor, “Bir ara El Kaideciler rahatsız edici oldular” diyor. Havaalanına gelen Suriyelileri sınır kapılarına taşıyıp oradan gerisin geri döndüklerini aktarıyor.» Antakya’nın merkezinde Suriye’de savaşanların sık sık uğradığı haki yeşil askeri kıyafet ve malzemeler satan dükkan eksik değil.» Antakya’da yerel seçim heyecanı başlamış. 64 belde belediyesinden 26’sı AKP’nin. Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e kimin rakip olacağı konuşuluyor. Kimileri küskün olan şimdiki başkan Lütfi Savaş’ın CHP’ye geçeceği iddiasında.
Ceyda Karanceydak22@gmail.comtwitter@ceydak