3 Ocak 2014 - 20:30
Arifi Billah Hüseyin Kulu Hamedani’den İrfani Düsturlar

Eğer saadet ve mutluluğu talep edenler, ashabı yeminin vazifesi olan günahı terk etme fiilini gerçekleştirecek olurlarsa onlardan olacaktır. Mukarrebbinin ise onlara ek olarak başka vazifeleri de vardır. Evvela bilinmelidir ki eğer insan düşük ve hakir olduğunu anlar ve daha sonra da Hz. Meliki’l Mülk’ün kudret, azamet ve büyüklüğünün farkına varırsa, elbette şanı yüce sultanın huzurunda günaha doğru adım atmaz ve günah işleme cüretini göstermenin iğrençlik, kötülük ve sefaletin uç noktası olduğunu anlar…

Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla

Elhamdulillahi rabbil alemin ve salallahu ale hayri halkihi Muhammedin ve Al-i tahirin.

Ebedi saadet ve kurtuluş talep edenlere gizli kalmasın ki kurtuluş ehli iki taifeden oluşmaktadır: Bir taife ehl-i yemin[1] ve öteki taife mukarrebinlerdir.[2]

Eğer saadet ve mutluluğu talep edenler, ashabı yeminin vazifesi olan günahı terk etme fiilini gerçekleştirecek olurlarsa onlardan olacaktır. Mukarrebbinin ise onlara ek olarak başka vazifeleri de vardır. Şu anda bunu açıklama düşüncesinde değiliz.

Evvela bilinmelidir ki eğer insan düşük ve hakir olduğunu anlar ve daha sonra da Hz. Meliki’l Mülk’ün[3] kudret, azamet ve büyüklüğünün farkına varırsa, elbette şanı yüce sultanın[4] huzurunda günaha doğru adım atmaz ve günah işleme cüretini göstermenin iğrençlik, kötülük ve sefaletin doruk noktası olduğunu anlar.

Helal yemek dışında bir şey yeme. Az ye ve çok yeme. Yani bünyenin gereksiniminin dışında yemek yeme. Ne seni ağırlaştıracak ve işlerinden alıkoyacak kadar çok ye, ne de zaaf göstereceğin ve seni ibadetten geri koyacak kadar az ye.

Neden kadirin kudretinden gaflet ediliyor? Eğer Sultan-ı Azim-i Şan tüm varlıkların fani (yok) olmasını irade edecek olursa, irade eder etmez hepsi yok olur ve onlarda var olmayanlara katılırlar. Günahları gözünde kolay ve rahat görmenin birkaç nedeni vardır. Onlardan bazılarını zikredeceğim.

İlk olarak: Kendi düşünceni tam anlamıyla düşük dünyaya adapte etmiş ve kaptırmışsın. Dolayısıyla bir anda uhrevi fayda ve zararlardan gafil kalmışsın.

Ne kadar çok ve çok ebedi saadet ve faydaların elinden çıktığını ve ne kadar çok büyük zararları kendine kazandırdığını bilmiyorsun.

İkinci olarak: Kendi acizlik, fakirlik ve hacetinin farkında değilsin. Vücudunun zerre zerresi O’nun (Allah’ın) çalışanları olan melekleri tarafından korunmaktadır.

Üçüncü olarak: Anbean ve vücudunun her zerresinin O’nun (Allah’ın) sonsuz rahmet nimetine gark olduğunu bilmiyorsun. Bu kuşatma ve çevrelemeyi anlatmak ve işaret etmek mümkün değildir. Hal böyle iken O’nun nimetini nasıl günah ve masiyette harcıyorsun?!                

Dördüncü olarak: O’nun azaplarından nasılda gafilsin?! Meğer ölümle kıyamet arasında bin hüzün ve tasanın olduğunu bilmiyor musun? Onların en kolay ve rahat olanı can vermektir. Neden Kıyametin zorluk ve müşkülatına ilgisiz kalıyor ve gaflet ediyorsun?! Dehşet ve vahşetinden mukarrebinin bile korku ve ıstırap içinde olduğu o günden aman olsun. Neden onlar da korku içinde olmasınlar ki? O gün yer ve hava ateş, cehennem mahlukların çevresini kuşatmış, melekler tam bir katılık ve kabalıkla tutuklama ve bağlamayla meşgul, iyiler vahşet ve ıstırap içinde, kötüler işkence ve azapta, güneş başlar üstünde ve yeryüzü demirci fırınlarından daha sıcak…

Bir taraftan hesap verme tehlikesi ve bir taraftan sırat (köprüsü) dehşeti. Daha cehennemin sırası gelmemiş! Onun ateşinden, zincirlerinden, prangalarından mı bahsedeyim, yoksa yılan ve akreplerinden mi?  

Hâsılı kelam, bunların hepsi özet bir yazıdır. Bu söylenen sözler (yaşanacakların) binde biri bile değildir. Bu fakir ve muhtacın sana olan tavsiyelerinin tamamı, günahları terk etmeye önem vermen ve özen göstermendir. Eğer bu hizmeti yerine getirirsen sonunda seni yüce yerlere ulaştırırlar. Elbette ve elbette günahlardan sakınmaktan içtinap etme ve eğer Allah göstermesin günah işlersen, anında tövbe et ve iki rekat namaz kıl. Namazdan sonra 70 defa istiğfar et (estağfirullahe rabbi ve etubu ileyh) ve anlını secdeye koy ve secdede Hz. Allah’tan af dile. Bağışlayacağını ümit ediyorum.

Büyük günahlar, bazı ameli kitaplarda kaydedilmiştir, onları öğren ve terk et. Gıybet, yalan ve eziyetten zinhar sakın.

En azından sabaha bir saat kala uyan ve secde et. Merhum Molla Muhsin Feyz’in –Rızvanullah celle ve celalehu aleyhi- “Minhacu’n Necat” kitabında zikredilen şeyler gece ve günüz yapacağın amel ve ibadetlerin için yeterli ve tatmin edicidir. Orada yazılanların aynısına amel et. Amel ve zikirlerinin yalnızca dille olmamasına çalış ve huzuru kalple yap. Çünkü huzursuz amel sevabı az olsa bile kalbi ıslah etmez. Elbette ve elbette! Haram yiyecek ve yemekten firar et ve kaç.  Helal yemek dışında bir şey yeme. Az ye ve çok yeme. Yani bünyenin gereksiniminin dışında yemek yeme. Ne seni ağırlaştıracak ve işlerinden alıkoyacak kadar çok ye, ne de zaaf göstereceğin ve seni ibadetten geri koyacak kadar az ye. Ve her ne kadar oruç tutabilirsen oruç tut. Ancak akşam, gündüzün yerini doldurmamak şartıyla.

Hülasa olarak, yiyecek bedenin ihtiyacı kadar olursa güzel, çok ve az olursa her ikisi de kınanmıştır. Müslümanlara kin, nefret, haset, düşmanlık ve hileden pak bir şekilde namaza başla. Namaz kıldığın yer, elbisen ve sergin mubah olmalı[5]. Namaza dur. Namaza duruşun Celil Mevla’nın huzurunda boynu bükük, huzu ve huşu içinde bir kalple olmalı. Sabah namazının farizasından sonra 70 defa istiğfar, 100 defa kelime-i tayyibe- tevhidi (la ilahe illallah) ve meşhur sabah duasını oku. Farizalardan sonra kadınların efendisinin tesbihini (34 kere Allah-u Ekber, 33 kere Elhamdulillah ve 33 kere Subhanallah) terk etme. Her gün her ne kadar yapabilirsen en azından bir cüz Kur’an-ı Kerim’i ihtiram ve saygıyla, abdestli, huzu ve huşu içinde oku. Okuduğun sırada zaruret dışında konuşma. Uyuduğunda şahadetini getir, Ayetel Kürsü’yü, bir defa fatiha suresi, dört defa İhlas suresini, 15 defa Kadir suresini, Şehideallah ayetini… oku. İstiğfar etmekte münasiptir. Eğer bazı vakitler okuyabilirsen mübarek İhlas suresini 100 kere okuman çok iyi olur. Ölümden gaflet etme. Elini sağ yanağına bırak ve sağa doğru Allah’ı zikrederek uyu.

Vasiyet etmekten gaflet etme. Ve mübarek “La ilahe illa ente subhaneke inni kuntu mine’z zalimin” zikrini her ne kadar okuyabilirsen oku. Cuma akşamı ve Cuma günü 100 kere mübarek Kadir suresini oku. Kumeyl duasını her Cuma akşamı okumayı terk etme. Haleti ruhiyen hangisi ile münasipse hamse aşere münacatından oku. Özellikle mesakin, tövbe edenler, muhtaçlar, irade edenler, tevessül edenler ve korkanların münacatını oku ve sahife-i kamile dualarından makamına uygun olanlarından okuman çok iyidir. 

İkindi vakti 70 kere istiğfar, bir defa “subhanallahi’l azimi, subhanallahi ve bihamdihi” zikrini oku. Has istiğfarı da oku. Uzun secdeyi unutma. Uzun kunut tutmak çok iyidir. Tüm bunlar, günahları terk etmekle daha iyi olur.[6]

Devam edecek…

ABNA.İR

--------------------------------------------------------------------------------
 
[1] — Ahid ve yeminlerinde sebat edenler. Kendi kazançlarından ziyade Cenab-ı Hakk'ın lütuf ve ikramına kavuşacaklarını ümit edenler. Allah'a itaatleri ve amelleri iyi olup ahirette amel defterleri sağ taraftan verilecek olanlar. Mutlu ve saadetli olanlar.

[2] — Mukarrebin: Dünya ve Ahiretten geçmiş ve Allah’ın kurb (yakınlık) makamına ulaşmışlardır. Allah’ın güven ve amanına girmişlerdir. Onların yeri “Naim” cennetleridir ve yiyecekleri ruh ve reyhandır. Bu taifenin amel defteri yoktur. Bu taife, yemin ehlinden bir derece üstedir. Kur’an’da muhles (Şeytanın vesvese edemediği taife) olarak geçmişlerdir. 

[3] — Padişahların padişahı, kralların kralı,

[4] — Yüce Allah’ın.

[5] — Gasp edilmiş yerde namaz kılmak caiz değildir, gasp edilmiş, hırsızlıkla elde edilmiş elbise ve sergilerin üzerinde namaz kılmak caiz değildir.

[6] - Tezkiretü’l Muttakin, s. 131 – 247.