Ahlaksız operasyon
Usame bin Laden’in 2011’de Pakistan’da yakalanarak öldürüldüğü operasyon uzun süre tartışıldı. Operasyon kapsamında CIA’e çalışan Pakistanlı doktor Şakil Afridi’nin ev ev dolaşarak, çocuklara yönelik aşılama kampanyası yaptığı yalanıyla Bin Laden’in yaşadığı bölge çevresinden doku örnekleri topladığı açığa çıkmıştı. Pakistanlı makamların bilgisi dışında yapılan bu operasyon sonrasında, ülkede İslamcı grupların aşılama yapan sağlıkçılara yönelik saldırıları ciddi ölçüde arttı. Pakistan bugün halen çocuk felci salgının devam ettiği ülkelerden birisi. ABD devleti ise onlarca sağlıkçının ve binlerce çocuğun sağlığını tehlikeye atan bu “gizli operasyonun” hesabını hiçkimseye vermedi.
Arka plandaki karanlık güç
Bin Laden’e yönelik operasyonu yapan güç, sanıldığının aksine CIA değil, Ortak Özel Operasyonlar Komutanlığı’na (JSOC) bağlı SEAL birliğiydi. Doğrudan ABD Başkanı ve/veya Savunma Bakanı’nın emriyle hareket eden JSOC’un suikast, zanlıların yakalanıp sorgulanması ve istihbarat toplanması gibi gizli operasyonların yürütülmesinde CIA’i 10’a katladı.
JSOC’a bağlı timler, gizli merkezlerde insanlara işkence etmek, aç bırakmak ya da aranan kişileri teslim olmaya zorlamak için eş ve çocuklarını kaçırmak gibi taktiklere başvuruyor. JSOC sadece Afganistan’da 2008’de 550 hedefi vurup 1000 kişiyi öldürdü. 2009’da 464 operasyonla 500 kişi öldürüldü. Irak’ta 2005’te ayda 300 civarında baskın düzenlendi.
JSOC’un, oldukça güçlü bir istihbarat ağına sahip olmasına rağmen yanlış hedefi vurup onlarca sivilin ölümüne yol açtığı örnekler de bulunuyor. Gizli tim, Taliban hedeflerini vurmak isterken Kakarak’ta altı ayrı hedefi vurarak Taliban ile ilişkisi bulunmayan onlarca kişiyi öldürdü. Saldırı sonucunda yaklaşık 100 kişi hayatını kaybetti.
JSOC’tan bir yetkili, Washington Post muhabirlerine timi şöyle tarif ediyor: “Karanlık bir meseleyiz. Evreni idare eden bir gücüz ama görünemeyiz. CIA’in bizim yaptığız şeyleri yapmaya gücü ve yetkisi yok.”