Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Ayetullah Üstadi şöyle konuştu: Özellikle bu tür anma programlarında söylenen sözlerin sağlam kaynağı ve delili olmalıdır. Delille konuşmak aynı zamanda imamlarımızın yöntemidir. Bizler söylem ve eylemde onların önüne geçmemeliyiz. Zira onlardan öne geçtiğimiz takdirde söylediğimiz söz ve yaptığımız iş, dini bir söz ve eylem olmaktan çıkar. Sadece bizim şahsi görüşümüz ve davranışımız olur.
İslam âlimleri hatta secde zikrinden sonra salavat getirmenin müstahap olup olmadığı konusunda dahi dini bir sorumluluk şuuru ile hareket etmişlerdir. Onlar rastgele bir şeyi kabul veya reddetmemişlerdir. Fakat maalesef şu günlerde kaynağı ve delili bulunmayan birtakım sözler duymaktayız. Birileri de bu sözleri tekrar edip durmaktadır…
Defalarca ikaz etmemize rağmen yine bu tür sözleri maalesef duymaktayız. Oysaki biz, dinimizin emirleri karşısında itaatkâr ve teslim olmalıyız. Bu da ancak dinin söylediklerini söylemekle olur, ifrat ve tefritle değil!
Şia ile Ehlisünnet vahdeti konusunda gerekli olan tutum ortaya konulmalıdır. Vahdete zarar verebilecek bazı konuların gündeme getirilmesi dinin maslahatına uygun değildir.
Tarihi gerçekler gelecek nesillere, farklı mezhepteki insanların hassasiyetlerini rencide etmeden de aktarılabilir. Mesela Şia ile Ehlisünnet arasındaki vahdetin sancaktarı olan İmam Humeyni, itikadi meseleleri vasiyetnamesinde dile getirmiştir. Dolayısıyla itikadi konuların uygun bir şekilde dillendirilmesinin vahdete bir zararı yoktur.
shafaqna