Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan IŞİD ile mücadele ile ilgili olarak, "Hava harekatı ile sonuç almak mümkün değil. Hava destekli kara harekatı yapılmalı" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye hükümetini devirmek için terör örgütlerini ve özellikle sözde özgür Suriye ordusunu "Eğit-donat" konusunda Amerika ve diğer Batılı sömürgeci güçlerle bölgesel işbirlikçi Arap rejimleriyle bir mutabakat sağlandığını, uçuşa yasak bölge ve güvenli bölge kurma konusunda henüz bir mutabakatın olmadığını, Tabii bu mutabakat olmadığı sürece burada sağlıklı bir adımın atılması mümkün değil" dedi.
Arapça ve Farsça ile kürtçe'de "DAEŞ" ve Türkçe'de "IŞİD" denilen "Irak-Şam İslam devleti" ve yeni adıyla "İslam devleti" olarak kendini tanıtan vahşi ve hunhar tekfirci selefi Vahhabi Terör örgütü IŞİD ile mücadele hakkındaki soru üzerine Erdoğan IŞİD değil "DEAŞ" diye anlamsız ve muğlak bir tabir kullandı ve "Henüz özellikle uçuşa yasak bölge, güvenli bölge konusunda koalisyon güçleri tarafından taahhüt edilen bir durum yok. Eğit-donatta bir mutabakat görünüyor. Hava harekatıyla birlikte kara harekatı olması şart, ifadesini kullandı.
Erdoğan, Suudi Krallığıyla Katar tarafından komutanlığı sürekli el değiştiren terörist "Özgür Suriye Ordusu"nun "Eğit-donat" noktasında gerekli desteği alırsa operasyona hazır olduklarını ileri sürdü. Sözde Özgür Suriye Ordusu bütün tekfirci teröristlerin anası sayılıyor. Fakat Suriye milli ordusunun halk desteğindeki anti terör operasyonları sonucu çöküp dağıtıldı. Onun yerine IŞİD, İslam cephesi ve Nusra cephesi gibi çok sayıda şirret ve vahşi terör örgütleri kurulup Suriye halkı ve meşru hükümetine karşı saldırılarını sürdürdüler.
Türkiye hükümeti aslında NATO desteğinde sözde 'angajman kurallarını' değiştirip, Suriye'yi düşman ilan etti. Sınır bölgelerinin büyük bir kısmını tekfirci ve katiller sürüsü teröristlere, özellikle Nusra ve IŞİD ile İslam cephesinin denetimine bıraktı. Türkiye hükümetinin bundan amacı, Suriye sınır bölgelerinde tampon bölgeler oluşturmak ve Batılı müttefiklerin desteğinde saldırıya geçerek Şam'a doğru ilerlemekti. Fakat Suriye halkı ve ordusu karşısında bütün tekfirci terör gurupları hezimete uğradılar. Artık Halep bile yakında tekfirci teröristlerden temizlenebilecek. Haleb'in de tamamen Suriye hükümetinin denetimine geçmesi ve hunhar teröristlerden temizlenmesi eşiğinde Türkiye hükümeti büyük bir korkuya kapılmıştır. Çünkü artık teröristlerin kaçıp, sığınacakları yer Türkiye toprakları olacaktır.
Türkiye Müslüman halkı genel olarak ve Türkiye Alevileriyle Kürtler özel olarak tekfirci teröristlere karşı kin ve nefretlerini açıkça ilan etmiş bulunuyorlar. Bu nedenle AKP hükümeti Amerika ve Suudi Krallığıyla Katar'ın tuzağına düştüğünü fark edip, bundan kurtulmak için Amerika liderliğindeki uluslar arası koalisyonu IŞİD'e karşı değil, Beşar Esad Hükümetine karşı harekete geçirmeye çalışıyor. İşte bu nedenle Erdoğan ile Başbakanı Ahmed Davutoğlu ve dış işleri bakanı Mevlut Çavuşoğlu, sürekli ve öncelikle IŞİD'de değil, Beşar Esad Hükümetine karşı askeri saldırıların yapılması, tampon ve güvenli bölgenin kurulması ve uçuşa yasak bölgenin ilan etmesi, Haleb'in tekfirci teröristlerden temizlenmesinin önlenmesi gerektiğini vurguluyorlar.
Fakat Amerika liderliğindeki batılı emperyalist güçlerle bölgedeki gerici dikta Arap rejimleri, Türkiye hükümetini tuzağa düşürmelerine rağmen bölgedeki Suriye halkı ve hükümetiyle stratejik müttefik olan Rusya, Çin, İran İslam cumhuriyeti, Irak ve Lübnan ile Filistin halkından çekinerek Ankara hükümetinin Suriye ve Irak'taki tampon bölge ilan etme çağrılarına itibar etmiyorlar. Elbette Türkiye hükümetinin çağrıları üzerine Irkçı İsrail rejimi tekfirci teröristleri desteklemek amacıyla Suriye'ye karşı defalarca hava saldırıları gerçekleştirdi. Nitekim son günlerde Filistin ve Suriye topraklarının bir kısmını işgal eden ve tekfirci teröristleri eğitip besleyen ve koruma altına alan terörist ve soykırımcı İsrail rejimi tekrar Suriye'nin bazı askeri merkezlerini vurdu.
Seyid Ali Gaemmagami