19 Ocak 2015 - 09:53
Nusra terör örgütünün İsrail'le işbirliği yaptığının ispatı

Suriye devleti, 2013’ün Mayıs ayından bu yana, İsrail’i Kusayr’da gizli bir rol oynamakla suçluyordu. Birleşmiş Milletler Aralık ayında bir rapor yayınladı, raporda İsrail’in Suriye’nin güneyindeki muhaliflerle alakası olduğu öne sürülüyor. Al Monitor sitesinin haberinde, iki muhalif aktivistin Nusret Cephesi ile İsrail arasındaki işbirliğini öne süren ifadeleri yer alıyor.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Suriye devleti, 2013’ün Mayıs ayından bu yana, İsrail’i Kusayr’da gizli bir rol oynamakla suçluyordu. Birleşmiş Milletler Aralık ayında bir rapor yayınladı, raporda İsrail’in Suriye’nin güneyindeki muhaliflerle alakası olduğu öne sürülüyor. Al Monitor sitesinin haberinde, iki muhalif aktivistin Nusret Cephesi ile İsrail arasındaki işbirliğini öne süren ifadeleri yer alıyor.

Raporun iddiasına göre BM gözlemci gücü, İsrail ordusu ile muhalifler arasında, Golan ateşkes hattında bir temas tespit etti. Birleşmiş Milletler güçlerinin, muhaliflerin 89 tane yaralıyı ateşkes hattından İsrail’e geçirdiğini gördüklerini de öne sürdü. İsrail Golan Tepelerinin Suriye tarafındaki muhaliflere iki kutu verdi.

Kunaytralı Muhammed Kasım takma adını kullanan muhalif aktiviste göre, Eylül ayında muhaliflerle İsrail arasındaki iletişim arttı. Eylül ayındaki saldırıda muhaliflere yardım konusunda aktif olan ve Al Monitor’a skype aracılığıyla bilgi veren Kasım, 27 Eylül’de Kunaytra’nın ele geçirilmesinin, Nusret Cephesi komutanlarından Ebu Derda ile İsrail ordusu arasındaki koordinasyon ve iletişim ile olduğunu savundu. Çatışmada kısmen yer alan, Özgür Suriye Ordusu’ndan bir komutana göre de İsrail ordusu Ebu Derda’ya sınırın haritasını ve güneydeki stratejik ordu hedeflerinin haritalarını verdi. Kasım’a göre, El Kaide’ye biatlı olan Nusret Cephesi, Kunaytra’nın kontrolünü Ebu Derda aracılığıyla kurduğu İsrail ordusu ile koordinasyon sayesinde sağladı. Çatışmalar süresince İsrail, Suriye rejiminin askeri hedeflerini bombaladı, muhaliflerin ilerleyişini engellemeye çalışan bir savaş uçağını düşürdü, başka bir uçağa da saldırdı.

23 Eylül’de medya, Nusret Cephesi liderliğindeki çatışmaların arttığı zaman, İsrail’in bir Mig 21 savaş uçağını düşürdüğünü haber yapmıştı.

Aktivist Muhammed Kasım, İsrail’in muhaliflere iletişim aletleri ve sağlık malzemeleri verdiğini de bildirdi. Kasım, Golan Tepeleri’nin İsrail tarafında İsrail’in küçük bir göçmen kampı kurulmasına izin verdiğini, muhaliflerden bazılarının da kampa gitmek için günde 3 kereden fazla İsrail sınırını geçtiklerini söyledi. Aktivist, Suriye tarafında tedavi edilemeyen selefi teröristlerin ya da sivillerin İsrail’e götürüldüğünü de anlattı.

4 Ekim’de muhalifler ve Nusret Cephesi Deraa’nın kuzeybatısındaki Tal al Hara’yı ele geçirmişti. Deraa’dan muhalif aktivist Gazvan el Hourani’ye (gerçek ismini açıklamıyor) göre de bu önemli zafer İsrail’in desteği olmadan sağlanamazdı. Aktivist, “Tal al Hara’nın ele geçirilmesinde İsrail’in desteği yüksek bir seviyedeydi. İsrail ordusu, planlar, taktik ve sonrası açısından bu savaşın beyni konumundaydı” dedi, iletişim araçları tarafından, muhalif savaşçıların ne yapması gerektiği konusunda, dakika dakika talimatlar verildiğini öne sürdü.

Al Monitor, muhalif aktivistler Kasım ve Hourani’nin kendileriyle konuşurken oldukça gergin olduklarını, konuşmanın zaman zaman kesildiğini, seslerinin titrediğini, birisi yaklaştığında acilen konuşmayı durdurduklarını yazdı. Bunun, bu ayrıntıları anlattıkları için hayatlarının tehlikede olduğunun bilinci içinde olduklarını gösterdiğine işaret etti. Zira bu aktivistler muhalif gruplarla birlikte hareket ediyor ancak İsrail ile işbirliğini bir ihanet olarak görüyorlar.

Kasım, “Bu işbirliği bir ihanettir. Binlerce insan öldü, bu kadar insan, onlarca kişinin düşmanla anlaşması için ölmedi...