25 Şubat 2015 - 21:28
Eğit-Donat dengeyi bozamaz

Suriye Enformasyon Bakanlığı Baş müsteşarı Dr. Bessam Ebu Abdullah ile söyleşimizin ilk bölümünde Türk ordusunun Süleyman Şah Türbesi’ne yönelik operasyonunu konuşmuştuk. Suriye devlet hiyerarşisinde Cumhurbaşkanlığı’ndan sonra açıklama yetkisine sahip ikinci kurum olan Enformasyon Bakanlığı’nda çok önemli bir konumda bulunan Ebu Abdullah, Türkiye’nin müdahalesini “saldırı” olarak nitelemişti.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Ebu Abdullah; Süleyman Şah Türbesi tehlikeye girmişse, bunun yine Erdoğan hükümetinin bugüne kadarki Suriye politikası ve teröristleri destekleme siyasetinden kaynaklandığını açıklamıştı. Söyleşimizin ikinci bölümünde, ABD ile Türkiye arasında imzalanan ‘Eğit-Donat’ programını konuştuk. Ebu Abdullah, gelişen Türk-Rus ilişkilerini de değerlendirdi.

DENGEYİ DEĞİŞTİREMEZ

- Ankara ve Washington arasındaki “Eğit-Donat” anlaşmasının ciddi bir anlaşma olduğunu düşünüyor musunuz? ABD aslında bu programı aylar önce başlatmak istiyordu... 

Ciddi bir anlaşma olduğunu düşünmüyorum. 1200 kişinin eğitilmesinden söz ediyorlar. Halbuki AKP hükümeti dünyanın her yerinden 20 binden fazla teröristi Suriye’ye getirdi ancak hiçbir amacına ulaşamadı. Bana göre bu ABD ve AKP hükümetleri arasında bir tür “yalandan” ticaret, “dostlar alış- verişte görsün” hikayesi... Şu ana kadar bir şey değiştiremediler, şimdi de herhangi bir şeyi değiştiremezler. Suriye ordusu karşısında herhangi bir dengeyi bozamazlar. Ayrıca şu an Halep çevresinde çatışan gruplara karşı savaşan ve “Suriye muhalefeti” olarak adlandırılan terörist gruplar arasında da herhangi bir dengeyi değiştirmez. Böyle bir şeyi düşünmek büyük bir hata olur.

Bu programın, BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan De Mistura’nın Halep’teki çatışmaları bir an önce sonlandırmak için öne sürdüğü ‘dondurulmuş bölgeler’ çözümüyle de hiçbir bağlantısı yoktur. 

'RUSYA BASKI UNSURU OLABİLİR'

- Türk-Rus ilişkilerinde son dönemlerde bir ilerleme var. Sizce -Türk Akımı enerji anlaşması da göz önüne alınca- Türkiye’nin Suriye’ye olan yaklaşımı, Rusya ile olan ilişkiler çerçevesinde değişme ihtimali var mı?

Enerji akımı konusunda özellikle Rus hükümetinin çok önemli kazanımlar elde ettiğini düşünüyorum, tabii Türkiye de öyle... Ve Rus hükümetinin Türkiye üzerinde belirli bir etkisi olabileceğini, baskı unsuru oluşturabileceğini düşünüyorum. Öte yandan Türk hükümeti de bölgede ve uluslararası anlamda, dış politikası nedeniyle son derece tecrit olmuş durumda.

Erdoğan da yaklaşık bir hafta önce, dünya liderleriyle ilişkilerin çok da önemli olmadığını söyledi, ama bunlar da Türk kamuoyuna yönelik konuşmalar... Tüm bunların sonucunda yeni Türk hükümeti de büyük sıkıntılar yaşayacaktır.

Tüm bu ifadeler Erdoğan hükümetinin tecrit olduğunu, AKP’nin dış politikasının başarısızlığa uğradığını ve “Yeni Osmanlıcılığın” çöktüğünü gösteriyor. Bana göre, Türkiye’nin iç sorunları ve tabii dış sorunları için bambaşka çözümlere gitmeleri gerekiyor.

Şafak Terzi

Ekler