13 Nisan 2015 - 10:56
Hüsnü Mahalli: Bataklık

Yaklaşık üç haftadır Suudi uçakları Yemen’i bombalıyor. Arada bir BAE, Kuveyt, Ürdün ve Amerikan uçakları yardım ediyor. Ama dünya medyası umrunda değil.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Yaklaşık üç haftadır Suudi uçakları Yemen’i bombalıyor. Arada bir BAE, Kuveyt, Ürdün ve Amerikan uçakları yardım ediyor. 

Ama dünya medyası umrunda değil.

Yemen ordusu ile Husi milisleri hedef alan bu bombardımanı fırsat bilen Kaide’ciler sürekli yeni yerler ele geçiriyor. Askeri zekadan yoksun Suudiler iki bin kilometrelik sınır boyunca kara operasyonunu planlarken Yemen’in Müslüman Kardeş kökenli aşiretlerine güveniyor. Ama Müslüman Kardeşler Mısır ve BAE’nde olduğu gibi Suudi Arabistan’da terörist örgüt ilan edilmişti.

Denize düşen yılana sarılır misali.

İşe yarar mı?

Hiç sanmam.

Yaramayacağını hesaplayan Suudiler bölgenin en önemli üç Sünni ülkesi Mısır, Pakistan ve Türkiye’den asker istiyor.

‘Kafir Şii’lere karşı’.

Müslüman Kardeşler, IŞİD ve farklı radikal İslamcı gruplara karşı savaş veren Sisi milyarlarca dolar aldığı Suudilere ‘ Kusura bakmayın benim askerim bana lazım’ diyor.

Pakistan Parlamentosu ise yıllardır Suudi ve BAE’lilerin beslediği İslamcı Başbakan Navaz Şerif’in baskılarına rağmen asker yollama işine ‘hayır’ dedi.

Kaldı ki Pakistan ordusu bir zamanlar Suudilerin kurduğu Taliban ile başı belada.

‘Arap Baharı’ tezgahından sonra Sünni alemin lideri olma hevesine kapılan AKP yönetiminde Ankara İran’ın hesabını yaparak Yemen bataklığına çok hevesli görünmüyor.

Bir düşünün Sisi’ye dediğini bırakmayan Erdoğan Türk ordusuna ‘Git Mısır ordusu ile birlikte Osmanlı’ya karşı ayaklanan Suudi ailesinin yanında savaş ve Osmanlı ataların gibi Yemen çöllerinde perişan ol’ diyecek.

Adamlar Türkiye’ye milyarlarca dolar sıcak para pompalamıştı.

Gördüğünüz gibi Suudiler bu kadar aptal.

Para ile Erdoğan, Sisi ve Navaz Şerif’i satın alabileceklerini hesaplaşmışlar.

Garibanlar kim bilir şimdi neler düşünüyorlardır.

Belki de yeniden eski adamlarına dönerler.

Kaide, Taliban, Boko Haram, Elşabab, IŞİD, Nusra, ÖSO ve benzerleri…

Hepsini Suudiler kurmuş, para vermiş, desteklemiş ve farklı farklı amaçlar için kullanmış.

Farkı zaman ve mekanlarda CİA, Mİ6 ve Fransız, Pakistan, BAE, Türkiye, Katar ve Mursi döneminde Mısır istihbarat örgütleri ile birlikte.

Mossad’ı da unutmamak gerekir.

Her şey ‘Şii İran ve bölgesel müttefiklerini ortadan kaldırmak’ için.

Şimdi ise durum değişti.

ABD ve Batılı müttefikleri başta IŞİD olmak üzere Suud terbiyesi almış ruh hastası radikal İslamcı gruplara karşı savaş yürütüyor. Devam ettirir mi bilinmez ama Batı bu işten çok rahatsız.

Rahatsız olduğu için de gidip ‘en büyük düşman’ İran ile anlaştı.

İran ile anlaştı çünkü başta Suudiler ve AKP yönetiminde Türkiye olmak üzere ‘Sünni’ ülkelere güvenmiyor artık.

Güvenmediği için de Suudileri Yemen’de yalnız bıraktı.

Güvenmediği için de İslamcılara karşı amansız mücadele yürüten Sisi’ye tam destek verdi.

Güvenmediği için de Esad’a göz kırpmaya başladı.

Güvenmediği için de her türlü İslamcı gruba desteğini sürdüren AKP’ye karşı tavır aldı.

Belki de bunun farkında olan Cumhurbaşkanı Erdoğan çok sert eleştirdiği İran’a gitti.

Belki de bunun farkında olduğu için Erdoğan İran ile birlikte hareket ederek Yemen sorununa siyasi çözüm arıyor.

Üç hafta önce ‘Şii yayılmacılıkla’ suçladığı İran.

Ortadoğu denilen bizim coğrafya işte böyle bir bölge.

Yukarda özetlemeye çalıştığım denklemin içinde sayamadığımız yüzlerce unsur var.

İç Savaş’ın içine sürüklenmiş bir Libya, ne olacağı belli olmayan bir Irak, Koalisyon bombardımanını umursamayarak Irak ve Suriye’de yeni yerler işgal eden IŞİD, sürprizlere gebe bir Lübnan, herkesi ilgilendiren Kürdistan ve en karmaşık yapısı ile herşeyin merkezinde olan Filistin.

2003-2010 döneminde AKP’nin sorunlarını sıfırlamak istediği bir coğrafya .

2011 sonrasında AKP’nin tüm sorunlarında neden ve taraf olduğu bir coğrafya.

Adam olur mu ona da siz karar verin.

Veremezseniz 7 Haziran’ı bekleyin.

AKP’li ya da AKP’siz bir 8 Haziran inanın bana önce Türkiye’yi sonra da tüm coğrafyayı çok değiştirecektir.

Hangi yönde mi?

Sandığa giderken siz karar verin.

Ekler