15 Ekim 2017 - 07:35
Amerika İran'ın savunma gücünü zayıflatmaya çalışıyor

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, İran karşıtı son bir girişiminde, İran İslam cumhuriyetinin füze programı aleyhinde yeni bir kararı kabul etti.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA -  ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, İran karşıtı son bir girişiminde, İran İslam cumhuriyetinin füze programı aleyhinde yeni bir kararı kabul etti.

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Ed Royce tarafından hazırlanan ve komiteye sunulan bu karar taslağında, İran Devrim muhafızlarına karşı yaptırımlar, sözde yasal olmayan balistik füze programına karşı daha da artırılması hedefleniyor.

Aslında ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, Donlad Trump'ın İran'ın KOEP'e bağlı kalıp kalmadığı görüşünü açıklamasından bir gün önce böyle bir kararı almış bulunmaktadır.

ABD Temsilciler Meclisi üyelerinden bazıları, bu ülke başkanının İran karşıtlığı ve düşmanlığına paralel olarak onunla aynı hızda hareket etmeye çalışıyor ve kendi kanaatlerince Washington'a egemen İran karşıtı ortamdan geri kalmamak istiyorlar. Bunun için de İran'ın tamamen savunma amaçlı füze programını hedef almış ve İran aleyhindeki baskılarını artırmak istiyorlar.

İran İslam Cumhuriyetinin Milli Güvenlik Stratejisinde, füze programı ve füze savunma sisteminin geliştirilmesi sadece savunma amaçlı olup ve yoğun bir kargaşa ve kriz ortamında bulunan Batı Asya bölgesinde İran İslam Cumhuriyetinin çıkarlarının temin edilmesi amacını gütmektedir. İşin daha ilginç yanı ise İran ve 5+1 grubu arasındaki nükleer anlaşmada kesinlikle İran'ın füze meselesine değinilmemiştir. KOEP'in teyit edildiği BM Güvenlik konseyinin 2231 sayılı kararnamesinde ise sadece İran'dan, nükleer başlık taşıyacak kapasiteye sahip füze yapımından kaçınması tavsiyesinde bulunulmuştur ve bu kararname uluslararası hukuk bakımından İran için bir gereklilik arzetmiyor.

İran'ın füze sistemi programında hedef üzerinde dikkat ve kesin hedefe isabet öncelik taşıyor ki bu da genellikle nükleer başlık taşıyan füzelerde pek dikkate alınmamakta. Başka bir tabirle İran yapımı füzelerin üzerine nükleer başlıklar yerleştirilmeyeceğinden bu füzelerin tam hedefe isabet etmesi büyük önem arzediyor.

Diğer yandan bazı ülkelerin yüz milyarlarca dolar harcayarak kendi silah kapasitesini artırdığı, Amerika ve Avrupa ile bu amaçla çok büyük silah anlaşmaları imzaladıkları bir bölgede İran'ın kendi füze sistemi üzerindeki yatırımı ve füze sistemini geliştirmesi büyük önem arzediyor,

Batılı ülkelerce yıllardır İran'a karşı silah ambargosunun uygulanması ve bu ülkeler tarafından Batı Asya'da bazı belli ülkelere sınırsız silah satımı İran'ın kendi silahını kendi üretme yoluna gitmesine sebep olmuş ve yerli uzmanların üstün gayretleri sonucu bu alanda önemli gelişmeler kaydetmiştir. Nitekim İran bu çerçevede füze sisteminde büyük başarılar elde ederek, bir daha bu ülke düşmanlarının İran'a yönelik yeni bir komplo ve saldırı planı içinde olmamasını sağlamak istemiştir.

Diğer yandan IŞİD terör örgütünün İran'da İslami Şura Meclisi binası ve rahmetli İmam Humeyni'nin külliyesine yönelik gerçekleştirdiği terör eylemleri ardından İran tarafından Suriye'de terör örgütünün komuta merkezine bir kaç orta menzilli füze fırlatması ve tam hedefe isabet etmesi bu imkanın, bölgede terörizme karşı mücadelede önemli bir faktör ve etken olduğunu göstermiştir. Bu bakımdan İran füze programına yönelik her türlü yaptırım ve kısıtlayıcı girişim mantıklı, yasal ve etkili olmayacaktır.

Ekler