Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA -20 yıllık mücadele dönemini Siyonist rejim hapishanelerinde geçiren Salik Aruri’nin seçilmesi Siyonist rejime önemli mesajlar içeriyordu; şöyle ki Hamas siyasi tutumu yanında mücadele yönünü de etkin hale getirecektir.
Hamas’ın üst düzey makamlarının Tahran ziyareti ve İslam Cumhuriyeti makamları ile yaptığı görüşmeler, onun direniş hüviyetine bir tür dönüşü ve Siyonist rejim karşısında istikrarlı bir bölgesel cephenin kuruluşunu başlangıcı olarak algılanmaktadır.
Hamas geçen yedi yıl boyunca, yani 2011 yılında başlayan Suriye krizinden buyana, Suriye konusunda tamamen farklı bir tutum izledi ve bu durum direniş ekseni cephesinde çatlak oluşmasına neden oldu. Hamas’ın önceki rehberlerinin düşüncesi şuydu ki Arap ayaklanmaları, Amerika’nın bölgeyi İslamize etmek ve ılımlı İslamcıların katılımıyla yeni bir bölgesel hattın oluşturulması siyasetlerinin bir neticesiydi.
Akp’nin Türkiye’de, İhvanu’l-Müslimin’in Mısır’da ve İslami Hareket Partisi’nin Tunus’ta seçimleri kazanması Hamas’ın önceki liderlerinde bu değişimlerin Amerika’nın isteği ve iradesiyle gerçekleştiği algısını oluşturdu.
Bu yüzden 2011 Mart ayında başlayan Suriye’deki ayaklanmalarda Hamas liderleri beklenmedik bir şekilde isyancıların yanında yer aldılar ve bu ayaklanmaları desteklediler. Bu tutum, direniş cephesinde, özellikle Hamas ile İran ve Hizbullah arasında çatlak oluşmasına neden oldu ve bir müddetliğine Hamas ile direniş cephesi arasındaki ilişkileri etkisi altına aldı.
Hamas inzivadan kurtulmak için Arabistan, Türkiye ve Katar’a yönelmek zorunda kaldı; ama bir müddet sonra Hamas liderleri bölgesel siyasetlerinde yanlış değerlendirmelere saplandıklarını anladılar; çünkü Türkiye, Arabistan ve Katar Hamas için güvenilir bir mücadele üssü olmaktan çok uzaktı.
Bu yüzden Hamas’ın yönetim kadrosunda köklü değişiklikler yaşandı ve İsmail Haniye Hamas’ın siyasi büro şefi ve Salih Aruri siyasi büro yardımcısı olarak seçildi.
20 yıllık mücadele dönemini Siyonist rejim hapishanelerinde geçiren Salik Aruri’nin seçilmesi Siyonist rejime önemli mesajlar içeriyordu; şöyle ki Hamas siyasi tutumu yanında mücadele yönünü de etkin hale getirecektir.
Salih Aruri, Hamas’ın askeri liderlerindendi ve Hamas’ın askeri ve operasyonel birimlerinin kurulmasında önemli rol oynadı ve taviz verilmesi yoluna gidilmesine karşı çıkıyor.
Ama geçen 12 yıl boyunca Hamas’ın asli üssü olan Gazze şehri Siyonist rejim tarafından şiddetli bir şekilde muhasara altına alınmıştı ve bu Gazze halkı için ciddi sorunlar oluşturmuştu. Bu durumdan çıkılması için önerilen yol, Hamas ile Fetih arasında yapılacak milli barış idi.
Hamas ve Fetih arasındaki milli barış görüşmeleri Mısır’ın gözetimi atında yapıldı ve iki hareket, siyasi ve direniş alanında yapılacak bir dönem işbirliğinin başlangıcı için kabul edilebilir bir anlaşmaya vardılar. Hamas ile Fetih arasında yapılacak olan milli barış planını kabul için Siyonist rejim tarafından ileri sürülen şartlardan biri Hamas’ın İran’dan uzaklaşması ve askeri faaliyetlerini bırakması idi; her iki şart da Hamas tarafından muhalefetle karşılaştı.
Hamas, Beytü’l-Mukaddes’in başkent olduğu bağımsız Filistin devletinin kurulması için Filistin halkının yüce hedefleri gerçekleşene kadar Siyonist rejimle mücadele edileceğini ilan etti.
Hamas heyetinin Tahran ziyareti Hamas’ın direniş hüviyetine dönüşü anlamında algılanmaktadır ve Batılı ve Arap medyasının Hamas’ın tavizci tutuma girdiği husustaki tüm algı operasyonlarına rağmen bu hareket direniş yolunu aynı şekilde güçlü bir şekilde devam ettirecektir. Diğer taraftan İran İslam Cumhuriyeti Hamas’ın önceki rehberleri ile olan görüş ayrılıklarına rağmen Filistin meselesine İslami ve insani bir bakışı vardır ve Filistin halkını desteklemeyi İslami bir hedef olarak algılamaktadır.
ABNA24.COM