Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Newyork'ta BM Genel Kurulu'nda yapacağı konuşmanın yansıra, bazı ülkelerin liderleri ile görüşecek, ayrıca siyasi elitler ve medya kuruluşları yöneticileriyle de buluşacak.
Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin Newyork ziyareti başlamadan önce ABD'nin kısıtlama ve engellemeleri başladı. ABD, İran heyetine vize vermemesi üzerine bu ziyaret gecikerek başladı. Ancak sonunda İranlı heyet için vize verildi. Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'in ardından bugün de Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Newyork'a doğru yol çıktı. Bu ziyaretin gerçekleşmesinin ardından gözler, İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ruhani'in BM Genel Kurulu'na katılması ile ilgili beklentilere çevrilmiştir.
ABD, İran'a karşı en ağır yaptırımlarını uygulamaktayken, uluslararası camianın BM'den uluslararası kararnamelerin açık ihlali sayılan bu yaptırımlara ciddi şekilde karşı çıkmasını bekliyor. ABD'nin bölgeye yönelik müdahaleci politikaları ve nükleer anlaşmadan çekilmesi, Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazını istikrarsızlaştırmıştır.
Cumhurbaşkanı Ruhani'nin BM Genel Kurul Toplantısı'na katılması, Trump'ın yasadışı karar ve girişimlerine tartışmaya açma adına bir fırsat olarak görülebilir. BM'nin önceki Genel Kurul toplantıları, dünyanın tüm gerçeklerini yansıtmak için bağımsız bir konum olmadığını göstermiş olsa da, bu tür toplantılar, İran İslam Cumhuriyeti gibi ülkelerin muhtelif konular hakkındaki görüşlerini anlatmak için uygun bir yer sayılıyor.
Ayrıca BM Genel Kurulu'nun kulisinde muhtelif ülkelerin liderleri ve heyetleriyle yapılan görüşmeler ve diplomatik istişareler de İran'ın haklı yaklaşım ve görüşlerini anlatmak için uygun bir zemin olarak görülebilir.
İranlı siyaset uzmanlarından Mehdi Zakiryan BM Genel Kurul Toplantısı hakkında şöyle diyor: BM'nın bu yılki Genel Kurul Toplantısı hakkında söylenebilecek şey şudur ki bugüne kadar BM bu kadar dünyada zayıf bir konumda olmamıştır. Aslında, bir yılı aşkın bir süredir ikinci plana itilmiştir ve ABD tarafından muhtelif şekillerde aşağılanmış ve alay konusu olmuştur. Bu süreç Trump'ın Beyaz Saray'daki 3 yıllık varlığının ürünüdür ve her geçen gün de BM'nin uluslararası düzeyde itibar kaybına uğradığını görmekteyiz."
BM Genel Kurul toplantısına katılan ülkeler, birçok konu hakkında görüş teatisinde bulunabilirler. Bugün küresel ekonomi, yasadışı yaptırımlar gibi tehditlere maruz kalmış ve yaptırım, "ekonomik terörizm" için bir araç haline gelmiştir. Bu tür tehditler karşısında sessiz kalınmamalı çünkü, çok tehlikeli sonuçlara yol açabilir. ABD'nin tek taraflılığı, BM Güvenlik Konseyi ve Genel Kurul kararnamelerini hiçe sayacak kadar artmıştır. Bu tür girişimler, barış kavramının gerilediği anlamına geldiğini ve BM'nin konumunun en düşük seviyeye düştüğünü gösteriyor.
Güvenlik konusuna gelince de, ABD hiçbir zaman ne bölgede ve ne dünyada barış peşinde olmuştur. Aslında, ABD'nin tek taraflı yaklaşım ve eylemleri, çok taraflılığın en belirgin ve ana simgelerinden biri olan BM Genel Kurulu'nun rolünün aşınmasına yol açmıştır.
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, BM Genel Kurul Toplantısı'na katılmak suretiyle küresel barış ve güvenlik dahil bu konular hakkında İran'ın açık tutum ve pozisyonlarını anlatmak için kararlıdır.
Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani dün Kutsal Savunma Haftası dolaysıyla düzenlenen askeri geçit töreninde yaptığı konuşmada, bu yıl BM Genel Kurul toplantısına "Ümit İttifakı" ve "Hürmüz Barış Girişimi" sloganı ile katılacağına işaretle, İran'ın bölge ülkelerinin işbirliğiyle Fars Körfezi ve Umman Denizi'nin güvenliğini sağlayabileceğine vurgu yaptı.
......
340