26 Ağustos 2020 - 12:05
İşgal Topraklarında Gösteriler Sürüyor

İşgal altındaki topraklarda protesto gösterileri devam ettiği sırada atılan sloganlar göstericilerin Netanyahu'nun ötesine geçip, işgal altındaki iktidar yapısını eleştirmeye odaklandığını gösteriyor.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - İşgal altında bulunan topraklardaki protesto gösterileri  bir kaç haftadan önce başlamış ve sürekli olarak her Pazar gününde binlerce protestocunun toplanması ile devam etmektedir.  İsrailli protestocuların attığı sloganlar arasında  iki tür slogan duyulmaktadır.   Sloganların bir kısmı Siyonist Rejim başbakanı Netanyahu aleyhinde olup onun işlevsizliğine ve  suçlarına odaklanmaktadır. 

Bu çerçevede protestocular  baş bakan yerine suç bakanı yazılı pankartlar açtılar. Bir diğer grup ise  Siyonist Rejim İsrail'deki yönetim ve iktidar yapısına yönelik sloganlar atıp   Arap baharından esinlenerek İsrail baharı sloganları attılar. 

Binyamin Netanyahu'nun başbakan yerine suç bakanı olarak adlandırmasının belli başlı nedenleri vardır. Binyamin Netanyahu  2009 yılından bu yana işgal altında iktidar olmuştur.  Sadece bir yıl içerisinde üç parlamento seçimi düzenlenmiş ve Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi bu seçimleri kazanamamıştır.  Bu da işgal altındaki bölgelerde yaşayan Siyonistlerin onun 11 yıllık iktidarından rahatsız olduklarını gösteriyor.  

Bu rahatsızlık ve memnuniyetsizlik özellikle de sağlık ve ekonomik alanlarında göze çarpmaktadır.  Sağlık alanında  Netanyahu kabinesinin koronavirüs ile mücadeledeki başarısızlığı işgal altındaki topraklarda  binlerce kişinin protestosuna yol açmıştır.  

World Meters istatistik sitesinin son verilerine göre şimdiye dek  işgal altındaki topraklarda  105 bin kişi  koronavirüse yakalanmış ve 847 kişi de hayatını kaybetmiştir.  

  Siyonist Rejimin i-24 News kanalınca ekonomik alanda yapılan son ankete göre   katılımcıların yüzde 62'si   Netanyahu'nun ekonomik krizi yönetmesinden hiç de memnun olmadığını gösteriyor.   Buna ilaveten  insanlar  Netanyahu'nun dörtlü yolsuzluk dosyalarını da protesto edip  Siyonist Rejim başbakanının  bu topraklardaki  yargı sistemi içerisindeki gücünden dolayı  bu dosyalara adil bir şekilde bakılmasına mani olacağını düşünüyorlar.  Bu durumdan dolayı protestocular  Netanyahu'nun makamını suç işlemek için suistimal eden bir başbakan olduğunu düşünüyorlar.  Buna esasen  şimdi de kapsamlı bir şekilde onun başbakanlıktan uzaklaştırılması isteniyor.  Protestocular ise  her hafta  kaç binlik  protesto gösterileri oluşturarak  Netanyahu'nun görevden alınmasına vurgu yapıyorlar. 

 Zamanın geçmesi ile belirginleşen bir kısım sloganlar da İsrail baharı ile ilgili olmuştur. Bu sloganlar çerçevesinde işgal altındaki toprakların iktidar yapısında sistematik değişiklikler istenmektedir.   Aslında İsrail baharı kavramı Arap baharından alıntılanan bir kavramdır.   Kimi Arap ülkelerinin halkları 2011 yılında  hükümetlerine karşı gösteriler düzenleyerek   iktidarda bulunan yöneticilerin  görevden alınmasını  ve sistem değişikliğine ve demokratik düzenin oluşturulmasına gidilmesini istemişlerdir.  Şimdi de aynı durum işgal altındaki topraklarda geçerlidir. Bir yandan   işgal altındaki topraklarda çok az sayıda insan Netanyahu'nun başbakan olarak kalmasını istiyor. Ancak Binyamin Netanyhau  öyle iktidarı elinde tutmuştur ki Likud partisi bile onu bu görevden uzaklaştıramıyor.  Bir diğer yandan ise  işgal altındaki siyasi ihtilaflar ve çatlaklar o kadar büyümüştür ki   Likud Partisi ve Mavi-Beyaz Partisinin koalisyonu ile kurulan son kabine bile  geçmişteki kabinelerden  daha erken  iç ihtilaflar yaşadı ve dağılma aşamasına yaklaşmış oldu. 

Böylece geçim sıkıntısı bile yaşayan Siyonist göstericiler  geleceklerine yönelik umudu keserek    Netanyahu'nun görevden alınmasının ötesine geçmiş ve şimdi de  iktidar yapısında sistem değişikliğini istiyor. 

342/